Ana Sayfa » Blog Kategorisi: "Genel" » Dünyanın Biyomedikale Bakışı Nasıldır? Ülkemizde Durum Nedir?

Dünyanın Biyomedikale Bakışı Nasıldır? Ülkemizde Durum Nedir?

Biyomedikal alanındaki konulara değinmek istersek, son 15 yıla dikkat kesilmemiz gerekir. Son yıllarda biyomedikalle ilgili ciddi bir hareketlilik ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde yaşanan bu hareketlilik Türkiye’yi de etkisi altına almıştır. Hatta ülkemizin, bu alanda beklenenin de ötesine geçtiğini söylesek yanlış olmaz. Artılarımızı ve eksilerimizi birlikte değerlendirmemiz gerekir. Ülkemizde hem uygulama hem de akademik alanda ciddi bir yoğunlaşma yaşandığını görüyor ve bunun olumlu etkileriyle karşılaşıyoruz. Hızla gelişen sektör 2013 yılında, en popüler mesleklerden biri olarak ifade edilmiş, o tarihten günümüze kadar da artan bir ilgiyle karşılanmıştır. Hala yeterli seviyede olmasa da, biyomedikal alanında gelişmeler olmaya devam etmektedir. Yoğun ilgi sayesinde birçok gelişme sağlanmaktadır.

Biyomedikal kavramını genel olarak ele alacak olursak, tıp alanındaki problemlere hem mühendislik hem de doğa bilimlerinin temel prensiplerini kullanarak cevaplar arayan bir alan olduğunu görürüz. Sadece bu tanımla sınırlandırmak da mümkün değildir. Biyomedikal pek çok farklı prensibi bir araya getirir ve yöntemleri buna göre uygular. Biyoloji, fizik ve kimya gibi temel bilimlerden faydalanırken, elektronik mühendisliğini de işin içine katar, matematik, bilgisayar, robotik ve mekanik gibi alanlardan pek çok bilgiyi de çalışmalara dahil eder. Biyomedikal uygulamalarında birçok prensip bir arada kullanılır ve bu nedenle zor bir alandır. Nihayetinde ise çeşitli tıbbi problemlere cevap veren, insanlığa faydası olan tekniklere ulaşır. Biyomedikal teknolojilerinin oldukça merak uyandıran konular olduğunu söyleyebilirim.

Dünyanın Biyomedikale Bakışı Nasıldır? Ülkemizde Durum Nedir?

Günümüzde, biyomedikal ile ilgili dünya genelinde yapılan çalışmalar ve araştırmalar gösteriyor ki, teknolojik gelişmeler sağlık alanında son derece önemli çözümler sunuyor. Tüm dünya tarafından oldukça önem verilen bir sektörden söz ediyoruz. Yeni teknolojiler sayesinde, teşhis ve tedavi süreçlerinde kullanılan her türlü tıbbi cihazın tasarlanıp üretilmesi mümkün olmaktadır. Sadece tıbbi cihazlar değil sağlık alanında kullanılan birçok medikal ürün de bu teknolojiler sayesinde üretilmektedir. Özellikle robotik cerrahi konusundaki gelişmeler bize bu alanın önemini net olarak göstermektedir.

Dünyanın biyomedikale yaklaşımı ve ilgisi, ülkemizi de dolaylı yoldan etkilemektedir. Sağlık ürünlerinde çok büyük oranda dışa bağımlıyız. Birçok tıbbi ürünü yurt dışından ithal ediyoruz. Durum böyle olunca yurt dışındaki üreticiler para kazanmış oluyor ve teknolojilerini geliştirmeye devam edebiliyorlar. Ülkemizdeyse, üretime verilen destek maalesef yeterli olmuyor. Bu durumun sadece devletin verdiği desteklerle ilgili olmadığını, insanların beklentileriyle de doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Ekonomik koşullardan dolayı şirketlerin çoğu, müşteri hizmetleri, satış veya üretim için ARGE çalışmalarına bütçe ayırmak istemiyor, böylece gerekli kalite düzeyine ulaşamıyor. Bu nedenle, ülkemizde üretilen tıbbi ürünler dünya piyasasında tercih edilmiyor ve kalitesi konusunda olumsuz bir ön yargı oluşuyor. Gerekli önlemleri alarak bu olumsuz ön yargıyı engellememiz gerekiyor.

Biyomedikalin iştigal konusu içinde yer alan medikal ürünlerin üretilmesi ve doğru şekilde kullanılmasının yanında, mevcut sistemlerin geliştirilmesi de söz konusudur. Örneğin, görüntüleme sistemlerinin sinyal işlemlerinin ve yazılımlarının geliştirilmesi veya cihaz üzerinde kişiye özel değişikliklerin yapılması bu alandaki çalışmaların bir kısmını oluşturur. Biyomedikalin oldukça geniş bir çalışma alanı söz konusudur. Uygulamaları sadece hastane gibi belirli bir alanla kısıtlamak mümkün olmaz. Günümüzde laboratuvardan görüntülemeye, cerrahiden mikrobiyolojiye, radyolojiden patolojiye birçok konuda binlerce sağlık ürünü kullanıldığını görmekteyiz. Her birinin takibi, kullanımı ve geliştirilmesiyle ilgili birçok biyomedikal uzmanına ihtiyacımız vardır. Ayrıca kurum ve kuruluşların yönetiminde veya yönetim sistemlerinin geliştirilmesinde de biyomedikal uzmanları etkili rol oynamaktadır.

Dünyanın Biyomedikale Bakışı Nasıldır? Ülkemizde Durum Nedir?

Son yıllarda ülkemizdeki üniversitelerin çoğunda biyomedikal bölümü açıldı. Ön lisans veya lisans eğitimini tamamlayan ve mezun olan birçok genç hemen iş bulamıyor. Bunun nedeni mezun sayısının çok, iş imkanının az olmasıdır. Son yıllarda devlet tarafından tıbbi cihaz üreticilerine verilen desteğin artması, biyomedikal alanında çalışan uzmanlara olan ihtiyacı arttırmıştır. Ancak, değişen kanunların uygulanmasındaki zorluklar, kamu ve üniversite hastanelerinin çok uzun vadede ödeme yapıyor olması gibi nedenlerle kapanan birçok medikal firma oldu. Firmaların kapanması, bu alanda zaten kısıtlı olan iş imkanını daha da azalttı. Kısacası bir yandan iyi şeyler olsa da diğer yandan kötü durumların oluşması biyomedikal alanındaki iş imkanının yetersiz kalmasına sebebiyet vermektedir.

Türkiye’de biyomedikal konularındaki akademik çalışmalar son yıllarda oldukça yoğun olmuştur. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dünyanın en yaygın kullanılan literatür veri tabanlarından biri olan Scopus kapsamında yer alan biyomedikal çalışmaları incelendiğinde, Türkiye merkezli çalışmaların artış halinde olduğu gözlenmiştir. Dünya genelindeki 782 çalışma değerlendirilmiş, bu çalışmalarda 1221 farklı kurum adı geçmiş ve bunların da 131 tanesi Türkiye üniversiteleri olmuştur. Bu istatistiksel araştırma, ülkemizde yapılan biyomedikal konularındaki akademik çalışmaların dünyayla kıyaslandığında ne seviyede olduğunu göstermektedir. Ülkemizde yapılan çalışmaların özellikle biyomekanik ve biyomalzeme alanlarında yoğunlaştığını görmekteyiz. Çalışma yapılan konular içinde biyotelemetri ve görüntüleme teknolojileri de bulunmaktadır.