CPAP ve BPAP maskesi, PAP cihazının ürettiği basınçlı havayı hortum aracılığıyla hastanın burnuna, ağzına ya da ikisine birden ileten yüz arayüzüdür. Uyku apnesi, obezite hipoventilasyon sendromu ve KOAH gibi hastalıklarda kullanılan cihaz ne kadar iyi olursa olsun, maske yüze uymuyorsa hava kaçar, cilt tahriş olur ve hasta bir süre sonra cihazı kullanmayı bırakabilir. Bu nedenle maske, tedavinin en az cihaz kadar önemli parçasıdır. Bu yazıda maske tiplerini, hangi maskenin kimler için uygun olduğunu, beden ve malzeme seçimini, hava kaçağı ve cilt sorunlarının çözümlerini ve kullanıcıların en sık sorduğu soruların cevaplarını ele alıyoruz.
CPAP Maskesi Ne İşe Yarar?
CPAP, İngilizce “Continuous Positive Airway Pressure” ifadesinin kısaltmasıdır ve sürekli pozitif hava yolu basıncı anlamına gelir. Cihaz, uyku sırasında üst solunum yolunun kapanmasını önlemek için hekimin belirlediği basınçta havayı sürekli olarak verir. Otomatik CPAP (APAP), BPAP, BPAP ST ve ASV gibi cihazlar da pozitif hava yolu basıncı (PAP) cihazlarıdır; farkları basıncı uygulama biçimleridir. Örneğin BPAP cihazı nefes alırken daha yüksek (IPAP), nefes verirken daha düşük (EPAP) iki ayrı basınç uygular. Hangi cihazın, hangi maskeyle ve hangi ayarlarla kullanılacağına uyku testi ve muayene sonrasında hekim karar verir.
Maske, cihazdan gelen basınçlı havayı kayıpsız biçimde hava yoluna ulaştırır. Bu yüzden CPAP için ayrı, BPAP için ayrı maske yoktur; aynı maskeler her iki cihazla da kullanılabilir. Yoğun bakımlarda CPAP aynı zamanda mekanik ventilatörlerle uygulanan bir solunum modudur ve maskeyle ya da trakeostomi kanülü üzerinden uygulanabilir. Trakeostomisi olan hastalar boyundaki kanülden nefes aldıkları için yüze takılan CPAP ve BPAP maskeleri bu hastalarda kullanılmaz; cihaz trakeostomi kanülüne bağlanır.
Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun en az 10 saniye durmasının (apne) ya da belirgin şekilde azalmasının (hipopne) gece boyunca tekrarladığı bir hastalıktır. Horlama, başkalarının fark ettiği nefes durmaları, gündüz aşırı uykululuk, sabah baş ağrısı, huzursuz uyku, gece sık idrara kalkma ve sabah ağız kuruluğu sık görülen belirtilerdir. Horlama tek başına uyku apnesi tanısı için yeterli değildir; tanı uyku testiyle konur. Bu belirtileri olan kişilerin hekime başvurması gerekir.
CPAP Maskesi Çeşitleri Nelerdir?
Ev tipi PAP cihazlarıyla kullanılan maskeler, havayı nereden verdiklerine göre ayrılır: yalnız burundan veren burun (nazal) ve burun yastıkçıklı maskeler, ağız ve burnu birlikte kapatan ağız-burun (oronazal) maskeler, yalnız ağızdan veren ağız (oral) maskeler ve yüzün tamamını kapatan tüm yüz maskeleri. Her tipin kendi içinde farklı tasarımları, bedenleri ve malzemeleri vardır. Hangi tipin kullanılacağına hekim karar verir; aynı tip içinde yüze en uygun modeli bulmak ise deneyerek mümkündür.
Burun (Nazal) Maske Nedir?
Burun maskesi yalnız burnun üzerini örter ve basınçlı havayı burun yoluyla verir. En yaygın kullanılan maske tipidir. Alın desteği olan ve olmayan modelleri vardır. Ağız açıkta kaldığı için kullanıcının uykuda ağzını kapalı tutabilmesi gerekir. Uyku apnesi tedavisinde hekimler çoğunlukla burun maskesini önerir.
Burun Yastıkçıklı Maske Kimler İçin Uygundur?
Burun yastıkçıklı maske, burun deliklerine yerleşen iki küçük silikon yastıkçıkla havayı doğrudan burun içine verir. Yüze çok az temas ettiği için burun kemerinde kızarıklık ve iz bırakmaz, küçük ve hafiftir; gözlük takanlar, maskeden bunalanlar ve burun kemerinde yara oluşan kullanıcılar için iyi bir seçenektir. Yüksek basınçlarla kullanılamayacağı sık duyulan bir düşüncedir; ancak yapılan çalışmalar burun yastıkçıklı maskelerin 12 cmH2O ve üzerindeki basınçlarda da burun maskeleri kadar etkili olduğunu göstermiştir. Yine de havayı doğrudan burun içine verdiği için bazı kullanıcılarda burun içinde kuruluk, tahriş veya hassasiyet yapabilir. Bu şikayetler nemlendirici ayarıyla geçmiyorsa başka bir maske tipine geçilmelidir. Burun yastıkçıklı maskeler de bir tür burun maskesidir ve burun maskesi önerilen hastalarda hekime danışılarak kullanılabilir.
Ağız-Burun (Oronazal) Maske Ne Zaman Kullanılır?
Ağız-burun maskesi ağzı ve burnu birlikte örter, böylece hava hem ağızdan hem burundan verilebilir. Uykuda ağzı açılan, burnu sık tıkanan veya yüksek basınç ihtiyacı olan kullanıcılarda ve KOAH gibi akciğer hastalıklarında BPAP cihazıyla birlikte sık kullanılır. Ağız-burun maskesi önerilen bir hastanın burun maskesi kullanması tedavinin etkisini azaltır ve bazı hastalarda tehlikeli olabilir; maske tipi hekime danışmadan değiştirilmemelidir.
Ağız-burun maskeleri burun kemerine, yanaklara ve çenenin üstüne temas eder. Çene destekli modellerde maskenin alt kısmındaki bir parça çeneyi tutarak ağzın açılmasını azaltır. Hibrit maske olarak adlandırılan modeller ise ağzı kapatan bir bölümle burun deliklerine oturan yastıkçıkları birleştirir; burun kemerine temas etmediği için klasik ağız-burun maskesini kullanamayan kişilerde tercih edilebilir.
Ağız (Oral) Maske Nedir?
Ağız maskesi yalnız ağzın üzerini kapatır ve havayı ağız yoluyla verir; burun açıkta kalır. Burun tıkanıklığı, burun yapısında bozukluk veya burun ameliyatı gibi nedenlerle burundan tedavi alamayan kullanıcılar için hekim önerisiyle kullanılır. Az kullanılan bir maske tipidir.
Tüm Yüz Maskesi Kimler İçin Uygundur?
Tüm yüz maskesi alından çeneye kadar yüzün tamamını kaplar ve basıncı burun kemerine değil yüzün çevresine dağıtır. Yoğun bakımlarda sık kullanılır, evde de kullanılabilir. Ağız-burun maskeleriyle burun kemerinde, yanaklarda veya alında yara oluşan, yatağa bağımlı veya yüzünden ameliyat olmuş kullanıcılar için uygun bir seçenektir. Tüm yüz maskelerinin bir kısmında hava tahliye deliği bulunur, bir kısmında bulunmaz; ev tipi CPAP ve BPAP cihazıyla tahliye delikli model kullanılmalıdır.
Nazal Kanül Evde CPAP ile Kullanılır mı?
Yüksek akış tedavisinde kullanılan nazal kanül, oksijen kanülüne benzeyen ama daha geniş uçlu bir arayüzdür ve ısıtılıp nemlendirilmiş yüksek akışlı havayı burun deliklerinden verir. Çoğunlukla hastanelerde, yetişkin ve bebeklerde yüksek akımlı oksijen tedavisinde kullanılır. Ev tipi CPAP ve BPAP cihazlarıyla kullanılan bir maske değildir.
Hangi Maske Tipini Kullanacağıma Kim Karar Verir?
Maske tipine, uyku testi sonucuna, hastalığa, uygulanacak basınca ve kişinin uykuda ağzını açıp açmadığına bakarak hekim karar verir. Uyku apnesinde çoğunlukla burun maskesi, KOAH gibi akciğer hastalıklarında ve yüksek basınç gerektiren durumlarda çoğunlukla ağız-burun maskesi önerilir; ancak hastalığın derecesi, yüz yapısı ve maskeye uyum bu tercihi değiştirebilir. Reçetede burun maskesi yazdığı halde kişi uykuda ağzından nefes aldığını düşünüyorsa maske tipini kendisi değiştirmemeli, durumu hekimine bildirmelidir. Bu durumda çene bandı ya da ağız-burun maskesine geçiş değerlendirilebilir.
Kullanılan maske tipinden memnun olmayan kişi de önce hekimine başvurmalıdır. Hekimin önerdiği tip belirlendikten sonra aynı tipteki farklı markaların ve modellerin denenmesi, en rahat maskeyi bulmanın en kısa yoludur.
CPAP Maskesi Bedeni Nasıl Seçilir?
Maskelerin çoğu küçük (S), orta (M) ve büyük (L) bedenlerde üretilir; bazı modellerde çok küçük (XS) veya çok büyük (XL) bedenler de vardır, bazı modeller ise tek bedendir. Yanlış beden seçildiğinde maske yüze tam oturmaz, hava kaçırır ve temas ettiği yerlerde ağrı, kızarıklık ve yara yapar. Birçok üretici, yazıcıdan çıkarılıp yüze tutularak bedenin belirlendiği ölçü şablonları sunar; şablon ölçek değiştirilmeden, gerçek boyutunda yazdırılmalıdır.
Maske mutlaka cihaz çalışırken ve uyurken kullanılan pozisyonda, yani yatarak denenmelidir. Oturarak iyi oturan bir maske, yatınca yüz kaslarının gevşemesiyle hava kaçırabilir. Maskeyi yalnız yüze tutmak yeterli değildir; cihazla birlikte en az 20-30 dakika denenmesi gerçeğe yakın bir sonuç verir. Kafa bandını sıkmadan hava kaçağı önlenemiyorsa bu genellikle bedenin veya maske tipinin uygun olmadığını gösterir. Doğru beden, maskenin hava kaçırmadan olabildiğince gevşek kullanılabildiği bedendir.
Maskeyi deneme imkanı yoksa uzman bir satış noktasıyla hastalık, cihaz, basınç değeri ve yüz yapısı paylaşılarak öneri alınabilir; yüzün farklı açılardan fotoğrafları da doğru beden seçimine yardımcı olur. Maske hijyen nedeniyle kullanıldıktan sonra çoğu zaman iade edilemediği için, satın almadan önce değişim ve iade koşulları sorulmalıdır. Daha önce memnun kalınan bir maske varsa denemelere onunla birlikte gidilmesi, benzer özellikteki modelleri karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Silikon ve Jel Maske Arasındaki Fark Nedir?
Maskelerin yüze temas eden yastıkçığı çoğunlukla silikondan, bazı modellerde silikondan daha yumuşak olan jel kıvamındaki bir malzemeden, gövdesi ise plastikten üretilir. Bazı modellerde yastıkçık köpük veya kumaş kaplıdır. Jel yastıkçıklar yüzün şeklini daha hızlı alır ve yumuşak bir his verir; ancak daha ağırdır, genellikle daha pahalıdır ve silikondan daha kısa sürede yıpranabilir. Silikon yastıkçıklar daha hafiftir ve düzenli temizlendiğinde daha uzun süre kullanılabilir. Hangi malzemenin yüze daha uygun olacağı önceden bilinemez; jel maske her kullanıcı için daha rahat değildir. Malzeme seçimi de beden seçimi gibi deneyerek yapılmalıdır. Maskeler sağlığa uygun malzemelerden üretilse de hassas ciltlerde tahriş yapabilir; bu durumda farklı malzemeden bir model denenmelidir.
Maskenin Konforunu Hangi Özellikler Etkiler?
Aynı tipteki maskeler tasarım ayrıntılarıyla birbirinden ayrılır. Bu ayrıntılar uzun süreli kullanımda büyük fark yaratır:
- Alın desteği: Burun ve ağız-burun maskelerinin bir kısmında bulunur. Maskenin burun kemerine yaptığı baskıyı azaltır ve maskenin yüze dengeli oturmasını sağlar. Bazı modellerde yukarı-aşağı veya ileri-geri ayarlanabilir. Alın desteğinden rahatsız olan kullanıcılar alın desteksiz bir model deneyebilir.
- Kafa bandı: Üç, dört veya beş bağlantı noktalı farklı tasarımlarda üretilir ve her kafa bandı her maskeye uymaz. Bantlar yalnız hava kaçağını önleyecek kadar sıkılmalıdır; çok sıkılan bant yüzde yara, başın arkasında ağrı yapar ve jel yastıkçığın şeklini bozabilir.
- Hortum bağlantısı: Bazı modellerde hortum kafa bandının üzerinden başın tepesine doğru yönlendirilir. Böylece hortum maskeyi aşağı çekmez ve uykuda dönerken maske yerinden oynamaz.
- Klipsler: Maskeyi takıp çıkarmayı kolaylaştıran klipslerin rahat açılıp kapanması ama uykuda kendiliğinden açılmaması gerekir. Zorlanan klipsler zamanla kırılabilir.
- Hava tahliye bölümü: Tahliye deliklerinin tasarımı maskenin çıkardığı sesi belirler. Günümüzde cihazlar oldukça sessiz çalıştığı için gürültü şikayeti çoğunlukla maskeden gelir; tahliye bölümünde dağıtıcı (difüzör) bulunan modeller daha sessizdir.
Maskenin Üzerindeki Delikler Ne İşe Yarar?
Ev tipi CPAP ve BPAP cihazlarıyla kullanılan maskelerin üzerinde, nefes verirken çıkan karbondioksidin dışarı atıldığı küçük hava tahliye delikleri bulunur. Bu maskelere tahliye delikli (ventli, halk arasında vispırlı veya kaçaklı) maske denir. Tahliye delikleri kesinlikle kapatılmamalıdır; kapatılırsa kullanıcı verdiği karbondioksidi yeniden solur ve kan değerleri bozulur. Yoğun bakımda kullanılan mekanik ventilatörlerin bir kısmında ise tahliye deliği olmayan (ventsiz, kaçaksız) maskeler kullanılır; bu sistemlerde verilen nefes hortumla cihaza döner, cihaz tarafından ölçülür ve cihazın valfinden dışarı atılır. Ventsiz bir maske ev tipi CPAP veya BPAP cihazıyla kullanılmamalıdır. Bu bilinçli tahliye özelliği, maskenin kenarlarından kaçan ve tedaviyi bozan hava kaçağıyla karıştırılmamalıdır.
Bazı maskelerin üzerinde kapakla kapatılan küçük girişler de bulunur. Bu girişler oksijen hortumu veya basınç ölçüm hattı bağlamak içindir ve güvenlik için her zaman açık kalması gereken hava tahliye bölümüyle karıştırılmamalıdır. Bu küçük girişlerin açık kalması sorun oluşturmaz; cihazlar buradan oluşan küçük kaçağı algılayıp telafi eder. Hekim PAP tedavisiyle birlikte oksijen önermişse oksijen hortumu bu girişe veya hortum ile maske arasına takılan bir bağlantı parçasına bağlanabilir.
Maske Hava Kaçırıyorsa Ne Yapılmalıdır?
Maskenin kenarlarından hava kaçması gözlere üflenen hava, ıslık sesi, ağız kuruluğu ve uykudan uyanmalar şeklinde fark edilir ve tedavinin etkisini azaltır. Kaçağın sık nedenleri yanlış beden, gevşek ya da aşırı sıkılmış kafa bandı, esnekliğini kaybetmiş yastıkçık, uykuda açılan ağız ve hortumun maskeyi çekmesidir. Maske yatarken takılmalı, cihaz çalışırken yastıkçığın yüze oturması için maske hafifçe yüzden uzaklaştırılıp bırakılmalıdır. Bantlar eşit gerginlikte ayarlanmalı, yıpranmış yastıkçık yenisiyle değiştirilmelidir. Rampa (basıncın yavaş yavaş yükseldiği başlangıç süresi) bittikten sonra ses ve hava kaçağı belirgin şekilde artıyorsa maske, hortum bağlantıları veya cihaz kontrol edilmeli, sorun sürüyorsa teknik servise başvurulmalıdır. Yeni cihazların çoğu belirli bir miktar kaçağı algılayıp telafi eder; ancak sürekli ve fazla kaçak tedavinin etkisini azaltır.
Maske Yüzde Kızarıklık ve Yara Yaparsa Ne Yapılmalıdır?
Maskeyi çıkardıktan sonra kısa sürede geçen hafif bir iz normaldir. Saatlerce geçmeyen kızarıklık, burun kemerinde, alında veya yanaklarda yara ve ağrı ise maskenin çok sıkı takıldığını, bedenin ya da tipin uygun olmadığını gösterir. Önce bantlar gevşetilmeli ve beden kontrol edilmelidir. Alın desteği ayarlanabilir modellerde destek, burun kemerindeki baskıyı azaltacak şekilde ayarlanmalıdır. Yastıkçık ile cilt arasına konulan kumaş maske astarları ve burun kemerine yapıştırılan özel jel pedler sürtünmeyi ve baskıyı azaltabilir. Sorun sürüyorsa burun kemerine temas etmeyen burun yastıkçıklı maske, hibrit maske veya baskıyı yüzün çevresine dağıtan tüm yüz maskesi denenebilir. Yüzde açık yara oluştuysa yara iyileşene kadar ne yapılacağı hekimle konuşulmalıdır.
Ciltte kaşıntı ve kızarıklık bazen maskenin malzemesinden, bazen de temizlikte kullanılan ürünlerin kalıntısından kaynaklanır. Maske kokusuz, yumuşak bir sabunla yıkanmalı ve iyice durulanmalıdır. Maskeyi takmadan önce yüzü yıkayıp cilt yağından arındırmak hem hava kaçağını azaltır hem de yastıkçığın ömrünü uzatır.
Maskenin Yüze Uyumu Nasıl Değerlendirilir?
Yeni bir maske seçerken veya kullanılan maskenin uygun olup olmadığını anlamak için şu sorular sorulabilir:
- Maskenin bedeni yüze uyuyor mu?
- Maskeyi çıkardıktan sonra saatlerce geçmeyen bir kızarıklık var mı?
- Burun kemerinde, alında veya yüzde yara oluşuyor mu?
- Kafa bandı başın arkasında ağrı yapıyor mu?
- Maskenin kenarlarından hava kaçıyor mu?
- Maske ancak çok sıkılınca mı hava kaçırmıyor?
- Gece uyurken maske farkında olmadan çıkarılıyor mu?
Bu soruların birine bile “evet” cevabı veriliyorsa maskenin ayarı, bedeni veya tipi gözden geçirilmelidir.
En Pahalı Maske En İyi Maske midir?
Hayır. Piyasada yüzlerce maske modeli vardır; bazı maskeler cihazlardan bile pahalıdır. Pahalı bir maske herkesin yüzüne uymayabilir, uygun fiyatlı bir modelle rahat edilebilir. Çok sayıda kullanıcının memnun kaldığı modellerle başlamak deneme sürecini kısaltır; ancak bu modeller de herkese uymaz. Maske seçerken fiyattan önce hekimin önerdiği tip, doğru beden ve yüze uyum değerlendirilmelidir. Seçim süreci zaman ve para gerektirebileceği için, önce maske tipleri hakkında bilgi edinip ardından deneme yapılabilecek uzman bir satış noktasından destek almak süreci kısaltır.
CPAP Maskesi Ne Kadar Süre Kullanılır?
Maskenin kullanım ömrü malzemesine, üretim kalitesine ve ne kadar düzenli temizlendiğine bağlıdır. Yüze temas eden yastıkçık zamanla esnekliğini kaybeder, sertleşir veya yırtılır; bu durumda maske hava kaçırmaya ve cildi tahriş etmeye başlar. Yastıkçığın ve kafa bandının ne sıklıkla değiştirileceği üreticinin kullanım kılavuzunda yazar. Bazı modellerde yastıkçık, kafa bandı ve klips gibi parçalar ayrı satılır, bazılarında ise yalnız maskenin tamamı satılır; bu bilgi satın almadan önce sorulmalıdır. Düzenli temizlenmeyen maskeler çok daha hızlı yıpranır.
SGK CPAP Maskesi İçin Ödeme Yapar mı?
Cihazla birlikte rapora yazılan maske için SGK her yıl geri ödeme yapar. Maske için önce cihazı reçete eden sağlık kuruluşundan rapor ve reçete alınır; maske satın alındıktan sonra rapor, reçete, fatura ve diğer belgeler bulunulan ildeki SGK il müdürlüğüne teslim edilir. Kullanıcı istediği marka ve modeli seçebilir; SGK seçilen ürünün fiyatı ne olursa olsun belirli bir tutarı öder, aradaki farkı kullanıcı karşılar. SGK, CPAP ve BPAP cihazlarını ise genellikle 10 yılda bir yeniler. Geri ödeme tutarı güncel Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre değiştiği için başvurmadan önce SGK il müdürlüğünden güncel bilgi alınmalıdır.
Cihazın ve maskenin doğru çalışması için yılda en az bir kez hekim kontrolüne gidilmesi ve cihazın teknik serviste düzenli olarak kontrol ettirilmesi önerilir.
