Icerige gec / Skip to content
English

Yoğun Bakımda Yatan Hastaları Eve Çıkarmanın Avantajları Nelerdir?

Yoğun bakım üniteleri, hayati tehlikesi olan hastaların 24 saat izlendiği ve tedavi edildiği birimlerdir. Yoğun bakım yatakları çoğu zaman tam kapasiteyle çalışır. Bu nedenle yeni hastalar için yer bulunamayabilir, yoğun bakım ihtiyacı olan hastalar başka hastanelere sevk edilebilir. Durumu stabil hale gelen ve yoğun bakımda kalmasına gerek olmayan hastaların tedavisine evde ya da palyatif bakım servislerinde devam edilmesi, hem hasta hem de yeni hastalar için önemlidir. Ancak evde bakım her hasta için uygun değildir. Bu yazıda hangi durumlarda hastanın eve çıkarılabileceği, eve çıkmanın avantajları ve riskleri ile bu süreçte nelere dikkat edilmesi gerektiği anlatılmaktadır.

Yoğun Bakımdaki Hasta Hangi Durumlarda Eve Çıkarılabilir?

Hastanın eve çıkarılabilmesi için öncelikle durumunun stabil olması, yani hastalığının ani ve yoğun tıbbi müdahale gerektirmemesi gerekir. Yoğun bakımda yapılan tıbbi müdahalelere sürekli ihtiyaç duyulmuyorsa hastanın bu birimde kalması gerekmeyebilir. Kronik hastalığı olan, sürekli veya geçici olarak solunum ve yaşam destek cihazlarına bağlı olan ancak durumu stabil seyreden hastalar uygun koşullar sağlandığında evde bakılabilir.

Hastanın evde tedavisine devam edilip edilemeyeceğine hekim karar verir ve bu karar hastanın ailesiyle paylaşılır. Hastanın evde hangi tıbbi cihazlarla ve hangi yöntemlerle bakılacağı da hekim tarafından belirlenir. Aile, ev koşullarını, hastaya kimin bakacağını ve kaygılarını hekimle açıkça konuşmalıdır. Evde güvenli bir bakım sağlanamayacaksa palyatif bakım servisi gibi diğer seçenekler değerlendirilmelidir.

Hasta Eve Çıkmadan Önce Nasıl Bir Hazırlık Yapılmalıdır?

Hasta henüz yoğun bakımdayken aile bir eğitim sürecine alınır ve bakım uygulamaları yoğun bakım ekibi tarafından gösterilir. Evde kullanılacak tıbbi cihazlar bu süreçte temin edilir ve mümkünse hastaneden çıkmadan önce hastaya uyumu denenir. Cihazların nasıl kullanılacağı, temizleneceği ve alarm verdiğinde ne yapılacağı konusunda hasta yakınlarına eğitim verilir.

Taburculuk öncesinde şunlara dikkat edilmelidir:

  • Hastanın tanılarını, tedavisini ve kullandığı ilaçları gösteren epikriz raporu ve ilaç listesi alınmalıdır.
  • Cihaz ayarları, beslenme planı ve kontrol tarihleri yazılı olarak öğrenilmelidir.
  • Aspirasyon, yara ve bası yarası bakımı, ağız bakımı ve pozisyon verme gibi uygulamalar refakatçi tarafından ekip gözetiminde denenmelidir.
  • Hastanın cildi, bası yarası olup olmadığı ve ağız bakımı taburculuk sırasında kontrol edilmelidir.
  • Evde hasta odası, hasta karyolası, havalı yatak ve cihazlar hasta gelmeden önce hazırlanmalıdır.
  • Acil bir durumda ne yapılacağı önceden planlanmalıdır.

Eğitim almadan veya cihazlar hazırlanmadan taburcu edilmek istenen hastalar için aile, eksik konuları hekime iletmeli ve gerekirse hastanenin hasta hakları birimine başvurmalıdır.

Yoğun Bakımdan Eve Çıkmanın Avantajları Nelerdir?

Gerekli şartlar sağlandığında hastanın yoğun bakımdan eve çıkması hasta, aile ve sağlık sistemi açısından birçok avantaj sağlar.

Hastane Enfeksiyonu Riski Azalır

Yoğun bakım hastaları, bağışıklık sistemlerinin zayıf olması ve vücutlarına takılı solunum tüpü, kateter ve sondalar nedeniyle hastane enfeksiyonları açısından en yüksek risk grubundadır. Hastane enfeksiyonlarına yol açan bakteri ve mantarların bir kısmı antibiyotiklere dirençlidir ve hastalar arasında hızla yayılabilir. Bu enfeksiyonlar ağır seyredebilir ve ölüme neden olabilir. Hastanın eve çıkması, hastane kaynaklı enfeksiyon riskinden uzaklaşmasını sağlar. Ancak evde de cihaz ve bakım hijyenine dikkat edilmezse enfeksiyon gelişebilir.

Yoğun Bakım Yatakları Yeni Hastalara Açılır

Yoğun bakımda tıbbi ekip hastalarla 24 saat kesintisiz ilgilenir. Durumu stabil olan ve yoğun bakımda kalmasına gerek olmayan hastaların eve çıkarılması, yoğun bakım ihtiyacı olan yeni hastaların tedavi edilebilmesini sağlar. Ayrıca sağlık çalışanları, yoğun bakım ihtiyacı olan hastalara daha fazla zaman ayırabilir.

Hastanın Psikolojisi Olumlu Etkilenir

Bilinci açık hastalar için yoğun bakım ortamı oldukça yıpratıcıdır. Hastane ortamının gerginliği ve diğer hastaların acılarına tanık olmak hastayı üzüntüye ve umutsuzluğa sürükleyebilir. Hastanın psikolojik durumu tedavinin sürekliliği açısından önemlidir. Evdeyken yakınlarının ve tanıdıklarının ziyaretleri hastanın sosyal hayata katılmasını sağlar ve ona güç verir. Kimseyle görüşmeyen ve hayattan soyutlanan hastalar hastalıklarını daha çok düşünür ve durumları kötüye gidebilir.

Hasta Daha Sakin Bir Ortamda Bulunur

Yoğun bakımda her hastanın başında birden fazla tıbbi cihaz bulunur ve bu cihazlar hastadaki değişikliklerde ve acil durumlarda sesli ve görsel alarm verir. Alarmların rahat duyulabilmesi için ses seviyeleri yüksektir. 15 yataklı bir yoğun bakımda her hastanın başında 5 cihaz olduğu düşünülürse, aynı anda 75 cihaz çalışır ve gün boyunca alarm verebilir. Tıbbi ekip de sürekli olarak hastalara müdahale eder. Gürültülü ve yoğun bu ortam hastanın uykusunu ve dinlenmesini olumsuz etkiler. Evde hasta çok daha sakin bir ortamda bulunur.

Hasta Ailesiyle Birlikte Olur

İnsan hasta olduğunda sevdiklerinin yanında olmasını ister. Yoğun bakımlarda ziyaret saatleri sınırlıdır, bazı yerlerde ziyaret hiç yapılamaz veya hasta yalnızca kameradan izlenebilir. Enfeksiyon riski nedeniyle aile bireyleri hastanın yanına alınmayabilir. Bu durum hastanın kendini yalnız hissetmesine neden olabilir. Eve çıkan hasta ailesiyle birlikte vakit geçirir ve yalnız olmadığını hisseder.

Ailenin Yükü Hafifler

Yoğun bakımda yatan hastaların aileleri de zor günler yaşar. Hastaneden gelecek haberleri beklemek, ziyaret için saatlerce hastanede bulunmak, hastanın durumunu takip edebilmek için işe ara vermek ve hasta hakkında istenildiği zaman bilgi alamamak bu zorluklardan bazılarıdır. Hastası başka bir şehirdeki hastanede yatan aileler için konaklama ve yemek masrafları da ortaya çıkar. Bazı hastalar haftalarca veya aylarca yoğun bakımda kalmak zorunda kalabilir. Bu süreç aileyi hem maddi hem de manevi olarak yıpratır.

Yoğun Bakımdan Eve Çıkmanın Riskleri Nelerdir?

Eve çıkmanın avantajlarının yanında bazı riskleri de vardır. Evde hastanın başında sürekli bir sağlık ekibi bulunmaz. Ani bir kötüleşmede müdahale, hastanedeki kadar hızlı yapılamaz. Bakımın büyük kısmını aile üstlenir ve bu durum bakım veren kişiyi fiziksel ve psikolojik olarak yorabilir. Tıbbi cihazların arızalanması veya elektrik kesintisi, cihaza bağımlı hastalar için tehlikeli olabilir. Bu nedenle hastanın eve çıkarılmasına karar verilirken bu riskler aileyle birlikte değerlendirilmeli ve önlemleri önceden alınmalıdır.

Evde Bakım Sürecinde Hangi Tıbbi Cihazlar Kullanılır?

Evde bakımda kullanılacak cihazlar hastanın durumuna göre hekim tarafından belirlenir. Evde en sık kullanılan tıbbi cihaz ve ürünler şunlardır:

  • Ev tipi mekanik ventilatör
  • Hasta karyolası ve yatağı
  • Pozisyon veren havalı yatak
  • Hasta taşıma (kaldırma) lifti
  • Çelik oksijen tüpü
  • Oksijen konsantratörü
  • Bataryalı aspirasyon (aspiratör) cihazı
  • Bataryalı konsol tipi pulse oksimetre
  • Enteral beslenme (mama) pompası
  • Akülü merdiven inme ve çıkma cihazı
  • Jeneratör
  • Kesintisiz güç kaynağı

Evde Bakımın Maliyeti Nelerden Oluşur?

Hasta yoğun bakımda yatarken ilaçları, tıbbi malzemeleri, temizlik ve bakım ürünleri hastane tarafından karşılanır. Hasta eve çıktığında bu ihtiyaçlar aile tarafından karşılanır. Evde bakımın maliyeti hastanın kullanacağı cihazlara ve ürünlere göre değişir. Ventilatör, aspiratör, oksijen konsantratörü ve havalı yatak gibi cihazların yanında hasta yıkama setleri, hasta temizleme mendilleri, ağız bakım setleri, hasta bezi ve aspirasyon sondası gibi sarf ürünleri de düzenli olarak gerekir. Hastanede kullanılan cihazların bazılarının daha uygun fiyatlı ev tipi modelleri bulunur.

SGK, hekim raporu ve reçete ile birçok tıbbi cihaz ve ürünün bedelinin tamamını veya bir kısmını karşılar. Hangi ürünlerin ve hangi koşullarla karşılandığı SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliğinde belirlenir ve zaman zaman değişebilir. Bu nedenle taburculuk öncesinde hangi raporların çıkarılması gerektiği hekime sorulmalıdır.

Yoğun Bakım İçin Hastaneden Ek Ücret İstenebilir mi?

Genel sağlık sigortası kapsamındaki hastalardan, SGK ile anlaşmalı hastanelerde verilen yoğun bakım hizmeti için ilave ücret alınamaz. Yoğun bakım hizmeti için ilave ücret talebiyle karşılaşan hasta yakınları hastanenin hasta hakları birimine ve SGK’ya başvurabilir.

Evdeki Hastada Acil Bir Durum Olursa Ne Yapılmalıdır?

Evde bakılan hastada acil bir durum olduğunda vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır. Hastanın eve çıkmasından önce acil durumlar için bir plan yapılması önemlidir:

  • Hastanın epikriz raporu, ilaç listesi ve cihaz ayarları kolayca ulaşılabilecek bir yerde bulundurulmalıdır.
  • Hastanın sevk edileceği en yakın hastane önceden belirlenmelidir.
  • Gerekirse özel ambulans hizmeti veren firmalarla önceden görüşülebilir.
  • Solunum cihazına bağımlı hastalarda elektrik kesintisine karşı bataryalı cihazlar, kesintisiz güç kaynağı veya jeneratör ve yedek oksijen tüpü bulundurulmalıdır.
  • Bataryalı aspiratör ve pulse oksimetre her zaman şarjlı tutulmalıdır.
  • Refakatçinin temel yaşam desteği ve cihaz alarmları konusunda bilgi sahibi olması gerekir.

Evde Sağlık Hizmetinden Nasıl Yararlanılır?

Sağlık Bakanlığı, evde bakıma ihtiyacı olan hastalara evde sağlık hizmeti sunar. Bakıma muhtaç yaşlılar, yatağa bağımlı hastalar, solunum sistemi hastaları, nörolojik hastalığı olanlar ve hastaneden taburcu edilip evde tedavisi devam eden hastalar bu hizmetten yararlanabilir. Başvuru, 444 38 33 numaralı telefon aranarak veya hastanelerin evde sağlık hizmeti birimlerine başvurularak hasta ya da hasta yakını tarafından yapılabilir. Bu hizmet kapsamında muayene, hemşirelik bakımı, yara bakımı, tahlil için kan alınması, sağlık kurulu raporlarının çıkarılması ve yenilenmesi ile rehabilitasyon hizmetleri verilir. Evde sağlık hizmeti acil sağlık hizmeti değildir. Acil durumlarda 112 aranmalıdır.

Palyatif Bakım Nedir?

Palyatif bakım, yaşamı tehdit eden veya kısıtlayan hastalıkları olan kişilerin ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bakımdır. Ağrı ve diğer belirtilerin kontrolü, beslenme, yara bakımı, kişisel hijyen ve hastanın psikolojik desteği gibi konularda hizmet verilir. Palyatif bakım servisleri hastanelerde bulunur ve hastanın tedavisi hekim kontrolünde sürdürülür. Kanser, ileri evre organ yetmezlikleri ve nörolojik hastalıkları olan hastalar ile yoğun bakım ihtiyacı kalmamış ancak düzenli bakıma ihtiyaç duyan hastalar palyatif bakım servislerinde tedavi görebilir. Palyatif bakım servisleri, yoğun bakımlardaki yoğunluğun azaltılmasına da katkı sağlar. Aile bu süreçte hastanın bakımı konusunda eğitilir ve hasta uygun hale geldiğinde eve çıkarılabilir.

Bilinci Kapalı ve Cihaza Bağımlı Hasta Evde Bakılabilir mi?

Bilinci kapalı olan ve mekanik ventilatöre bağlı hastalar, durumları stabilse ve gerekli cihazlar ile eğitimli bir bakım veren bulunuyorsa evde bakılabilir. Ancak sık enfeksiyon geçiren, kalp ritmi bozulan, sık kan tahlili ve ilaç değişikliği gereken, yani sık ve ani tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan hastalar için evde bakım uygun olmayabilir. Aile, hastanın evde güvenle bakılıp bakılamayacağını, acil durumda ne yapılacağını ve evde sağlık hizmetinden nasıl destek alınacağını hekimle ayrıntılı olarak konuşmalıdır. Aile kendini hazır hissetmiyorsa veya ev koşulları uygun değilse bunu açıkça belirtmeli ve palyatif bakım servisi gibi seçenekleri sormalıdır.

Evde Bakım İmkanı Olmayan Hasta İçin Ne Yapılabilir?

Hasta yakınlarının hastaya evde bakacak durumu yoksa veya refakatçi tutma imkanı bulunmuyorsa şu seçenekler değerlendirilebilir:

  • Hastanın palyatif bakım servisinde tedavi ve bakımına devam edilmesi hekimle görüşülebilir.
  • Sağlık Bakanlığının evde sağlık hizmetinden yararlanılabilir.
  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı resmi bakım merkezleri ile bakanlığın denetimindeki özel bakım merkezleri ve huzurevleri hakkında il müdürlüklerinden bilgi alınabilir.
  • Bakıma muhtaç engelli bireylere evde bakan yakınları için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının evde bakım yardımı bulunur. Bu yardım için bireyin başkasının yardımı olmadan hayatını sürdüremeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi ve hane gelirinin belirlenen sınırın altında olması gerekir.
  • SGK’nın karşıladığı cihaz ve ürünler için hekimden rapor ve reçete istenebilir.

Başvuru koşulları zaman zaman değiştiği için güncel bilgi ilgili kurumlardan alınmalıdır.