Icerige gec / Skip to content
English

Uyku Apnesi Raporundaki AHI Değeri Nedir?

Uykuda solunum durması olarak bilinen uyku apnesi (sleep apnea), uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması veya azalmasıyla ortaya çıkan bir uyku bozukluğudur. Solunum durduğunda kandaki oksijen düşer ve beyin, kişinin yeniden nefes alabilmesi için uykuyu kısa süreliğine böler. Kişi bu uyanmaların çoğunu hatırlamaz, ancak uyku bölündüğü için derin ve dinlendirici bir uyku mümkün olmaz. Bunun sonucunda gün boyunca yorgunluk, uykululuk ve gerginlik hissedilir. Tedavi edilmeyen uyku apnesi yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi ve inme riskini artırır; gündüz uykululuğu nedeniyle trafik ve iş kazası riskini de yükseltir. Uyku apnesi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Belirtiler varsa önce hekime başvurulur; hekim gerekli görürse uyku testi yapılır. Bu teste polisomnografi (PSG) denir. Test sonrasında hazırlanan raporda yer alan apne hipopne indeksi (AHI), tanı ve tedavi için en önemli değerlerden biridir. AHI, tedavide kullanılan PAP cihazlarının raporlarında da yer alır.

Uyku apnesinin belirtileri günlük hayatın olağan sorunlarına benzediği için çoğu zaman fark edilmez veya başka rahatsızlıklarla karıştırılır. Başlıca belirtiler şunlardır:

  • Yüksek sesli ve düzensiz horlama
  • Uykuda nefesin durduğunun yanındaki kişi tarafından fark edilmesi
  • Uykudan sık uyanma, boğulur gibi uyanma
  • Yorgun ve baş ağrısıyla uyanma
  • Gün içinde uykululuk, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık
  • Gerginlik ve sinirlilik
  • Gece sık idrara kalkma

Uyku Testi (Polisomnografi) Nasıl Yapılır?

Polisomnografi genellikle bir gece boyunca uyku laboratuvarında yapılır. Test sırasında beyin dalgaları, göz ve çene hareketleri, burun ve ağızdaki hava akımı, göğüs ve karın hareketleri, kandaki oksijen seviyesi, kalp ritmi, horlama ve vücut pozisyonu kaydedilir. Bu kayıtlar uyku teknisyeni tarafından skorlanır ve hekim tarafından yorumlanır. Uygun hastalarda hekim, evde yapılan daha basit bir uyku testi de isteyebilir.

Uyku testinde solunum olayları iki türe ayrılır. Apne, hava akımının en az 10 saniye süreyle neredeyse tamamen durmasıdır. Hipopne ise hava akımının en az 10 saniye süreyle belirgin şekilde azalması ve buna kandaki oksijen seviyesinde düşme veya uykudan kısa süreli uyanmanın eşlik etmesidir.

AHI Değeri Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Apne hipopne indeksi (AHI), uykunun her saatinde görülen ortalama apne ve hipopne sayısıdır. Uyku testinde sayılan apne ve hipopnelerin toplamı, toplam uyku süresine (saat) bölünerek hesaplanır. Örneğin teste giren kişi 6 saat uyumuş ve bu sürede toplam 450 apne ve hipopne görülmüşse AHI değeri 450 / 6 = 75 olur.

Yetişkinlerde AHI değerine göre uyku apnesinin derecesi şu şekilde belirlenir:

  • Normal: AHI < 5
  • Hafif derecede uyku apnesi: 5 ≤ AHI < 15
  • Orta derecede uyku apnesi: 15 ≤ AHI < 30
  • Ağır derecede uyku apnesi: AHI ≥ 30

Tanı için AHI’nin tek başına bir sınırı geçmesi her zaman yeterli değildir. Uluslararası uyku bozuklukları sınıflamasına göre AHI 5 veya üzerindeyse gündüz uykululuğu gibi belirtilerle ya da hipertansiyon gibi eşlik eden hastalıklarla birlikte, 15 veya üzerindeyse belirti olmasa da tıkayıcı uyku apnesi tanısı konabilir.

AHI yalnız solunum olaylarının sayısını gösterir; olayların ne kadar sürdüğünü ve oksijenin ne kadar düştüğünü göstermez. Aynı AHI değerine sahip iki hastadan birinde solunum durmaları çok daha uzun sürebilir ve oksijen seviyesi çok daha fazla düşebilir. Bu nedenle hekim, AHI ile birlikte en düşük oksijen saturasyonunu, oksijen desatürasyon indeksini (ODI) ve oksijenin %90’ın altında kaldığı süreyi de değerlendirir. Bazı raporlarda AHI yerine veya AHI ile birlikte RDI (solunum bozukluğu indeksi) yer alır. RDI, apne ve hipopnelere ek olarak solunum çabasına bağlı kısa uyanmaları da sayar; bu nedenle genellikle AHI’den biraz yüksektir.

AHI geceden geceye değişebilir. Uyku pozisyonu (sırtüstü yatışta genellikle artar), REM uykusunun süresi, alkol, uyku ilaçları ve burun tıkanıklığı gibi etkenler aynı kişide farklı gecelerde farklı değerlere yol açar. Tek gecelik testin sonucu kişinin her gecesini birebir yansıtmayabilir; hekim, sonucu belirtilerle ve gerekirse tekrarlanan testlerle birlikte değerlendirir.

PAP Cihazı Raporundaki AHI Ne Anlama Gelir?

Uyku apnesi tedavisinde hekim önerisiyle CPAP, otomatik CPAP, BPAP, BPAP ST, AVAPS ve ASV gibi PAP cihazları kullanılır. Bu cihazların çoğu, tedavi sırasında devam eden solunum olaylarını sayarak her gece için bir AHI değeri hesaplar. Bu değer uyku testindeki AHI’den farklıdır. Cihaz, yalnız maskeden geçen hava akımına bakarak tahmini bir değer verir; beyin dalgalarını ve oksijen seviyesini ölçmediği için polisomnografi kadar kesin değildir.

Cihaz raporunda en çok şu değerlere bakılır:

  • AHI (tedavi altındaki AHI): 5’in altında olması tedavinin genellikle yeterli olduğunu gösterir.
  • Kaçak (leak): Maskeden yüksek kaçak olması tedavinin etkisini azaltır ve AHI ölçümünü de bozabilir.
  • Kullanım süresi: Tedaviden fayda görülmesi için cihazın her gece, uyku süresinin tamamında kullanılması önerilir. Gecelerin en az %70’inde en az 4 saat kullanım, yeterli kullanım için kabul edilen en düşük sınırdır.
  • Merkezi apne indeksi: Cihazın saydığı olayların ne kadarının merkezi apne olduğunu gösterir.

Tedavi altındaki AHI 5’in altındaysa, kişi sabahları dinç uyanıyor ve gün içinde uykululuk yaşamıyorsa, tedaviye mevcut basınç ayarıyla devam edilmesi genellikle uygundur. Tedavi altındaki AHI belirgin şekilde yüksekse, örneğin 15’in üzerindeyse, tedavi yeterli değildir; basınç ayarı, maske ve kullanım süresi hekim tarafından yeniden değerlendirilmelidir. Cihaz raporunda çok sayıda merkezi apne veya Cheyne-Stokes solunumu görülmesi de hekime bildirilmelidir. Bu durum maske kaçağından veya cihazın ölçüm yönteminden kaynaklanabileceği gibi, kalp yetmezliği gibi altta yatan bir hastalığın işareti de olabilir.

Düşük AHI değerine rağmen gece sık uyanma devam ediyorsa, uyanmaların sebebi uyku apnesi dışında olabilir. Maskenin rahatsız etmesi, maskeden kaçak, ağız kuruluğu, gece idrara kalkma veya uykusuzluk (insomnia) gibi nedenler araştırılmalıdır. Cihazın verdiği basınç yetkili teknik serviste ölçtürülebilir; sorun devam ederse hekim yeni bir uyku testi isteyebilir.

Uyku Apnesi ve Sürücü Belgesi

Uyku apnesi, gündüz uykululuğu nedeniyle trafik kazası riskini artırdığı için sürücü sağlık muayenesinde de değerlendirilir. Sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartlarını düzenleyen yönetmeliğe göre, beden kitle indeksi 33’ün üzerinde olan ya da tanıklı solunum durması ve gündüz uykululuğu olan kişilerden uyku testi istenir. Orta veya ağır derecede uyku apnesi ve gündüz uyuklama hali olan kişiler, tedavi görmeden sürücü belgesi alamaz. Hastalığın tedaviyle kontrol altına alındığı doktor heyeti tarafından tespit edilirse sürücü belgesi verilebilir. Bu nedenle başvuru öncesinde cihazın düzenli kullanılması ve cihazın kullanım raporunun hekime götürülmesi önemlidir; tedavi altındaki AHI’nin düşük olması tedavinin etkili olduğunu gösterir.

Uyku apnesinde çalışma gücü kaybı ve malulen emeklilik gibi kararları SGK’nın yetkilendirdiği sağlık kurulları verir. Şartlar sigortalılık süresine, prim gün sayısına ve hastalığın derecesine göre değiştiği için güncel bilgi SGK’dan alınmalıdır.

Uyku Apnesinin Çeşitleri Nelerdir?

Uyku apnesi, ortaya çıkış nedenine göre farklı çeşitlere ayrılır. Basit horlama ve üst solunum yolu direnç sendromu uyku apnesi sayılmaz; ancak bu durumlar ilerleyerek uyku apnesine dönüşebilir.

  • OSAS = Obstructive sleep apnea syndrome = Tıkayıcı uyku apnesi sendromu
  • CSAS = Central sleep apnea syndrome = Merkezi uyku apnesi sendromu
  • Bileşik (mikst) ve kompleks uyku apnesi

Basit Horlama

Uyku testinde AHI 5’in altındaysa, oksijen seviyesi normal seyrediyorsa ve uyku bölünmüyorsa yalnız horlamadan söz edilir. Basit horlama tek başına tedavi gerektirmeyebilir; ancak horlama zamanla artıyorsa veya gündüz uykululuğu eklenirse yeniden değerlendirme yapılmalıdır.

Üst Solunum Yolu Direnç Sendromu

Üst solunum yolu direnç sendromunda AHI 5’in altındadır ve oksijen seviyesi belirgin şekilde düşmez. Ancak daralan solunum yolundan nefes almak için harcanan çaba artar ve bu çaba uykudan sık ve kısa uyanmalara yol açar. Kişi bu nedenle gün içinde yorgun ve uykulu olabilir. Bu tabloya genellikle horlama eşlik eder.

Tıkayıcı Uyku Apnesi Sendromu (OSAS)

En sık görülen uyku apnesi türüdür. Uyku sırasında boğazdaki yumuşak dokuların gevşemesiyle üst solunum yolu daralır veya tamamen kapanır. Göğüs ve karın kasları nefes almak için çaba gösterir, ancak tıkanıklık nedeniyle hava akciğerlere ulaşamaz. Kilo fazlalığı, kalın boyun yapısı, büyük bademcikler, alt çene geriliği, alkol kullanımı ve sırtüstü yatma riski artırır.

Merkezi Uyku Apnesi Sendromu (CSAS)

Tıkayıcı uyku apnesine göre çok daha az görülür. Solunum yolu açıktır, ancak beyinden solunum kaslarına giden sinyal geçici olarak durduğu veya azaldığı için nefes alma çabası da olmaz. Kalp yetmezliği, inme, bazı ağrı kesici ilaçlar ve yüksek rakım merkezi apneye yol açabilir. Kalp yetmezliği olan hastalarda görülen Cheyne-Stokes solunumu, solunumun dalgalanarak azalıp arttığı ve aralarda durduğu bir merkezi apne türüdür.

Bileşik ve Kompleks Uyku Apnesi

Bileşik (mikst) apnede aynı solunum olayı merkezi apne olarak başlar ve tıkayıcı apne olarak devam eder. Kompleks uyku apnesinde ise hasta başlangıçta tıkayıcı uyku apnesi tanısı alır; PAP tedavisiyle tıkanıklık giderildiğinde merkezi apneler ortaya çıkar. Bu durum birçok hastada tedavinin ilk haftalarında kendiliğinden azalır; devam ederse hekim farklı bir cihaz tipi önerebilir.