Icerige gec / Skip to content
English

Pulse Oksimetre Nedir? Nasıl Çalışır?

Pulse oksimetreler, dakikadaki kalp atış hızını ve kandaki oksijen seviyesini kolay ve hızlı şekilde ölçebilen, gerektiğinde kayıt altına alabilen cihazlardır. 1970’li yıllarda geliştirilmiş, 1980’li yıllardan itibaren hastanelerde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle anestezi ve yoğun bakım ünitelerinde vazgeçilmez tıbbi cihazlardan biri olmuştur. Doğrudan parmaktan ölçüm yapan cihazlar olduğu gibi alından veya kulaktan ölçebilen cihazlar da vardır. Kandaki oksijeni ölçerken kullanılan çalışma prensibi “dokudan geçen ışıktan faydalanarak oksijen oranını tespit etme” prensibidir. Hastadan kan almaya gerek kalmadan kullanılabilen güvenli, ağrısız ve çabuk sonuç veren cihazlardır. Cebe sığabilecek boyutlarda üretilen modelleri de mevcuttur. Sadece ölçüm yapan cihazlar olduğu gibi ölçüm verilerini kayıt altına alabilen cihazlar da vardır. Kayıtlar, cihazın kendi ekranından veya bir bilgisayarla bağlantı yapılarak haricen incelenebilir. İnternete bağlanabilen pulse oksimetreler ise ölçüm verilerini bir sunucu üzerine kayıt edebilir. Böylece tüm kayıtlara her zaman ve her yerden ulaşmak mümkün olabilir. Pulse oksimetreler günümüzde sağlık kuruluşlarının neredeyse her biriminde kullanılır. Hastaların evde bakım sürecinde de en gerekli cihazlardan biridir.

Cihazlar, dokulardan geçen ışıktan faydalanarak ölçüm yapar. Genel çalışma prensibi budur. Cihazların üzerinde ışık kaynağı ve algılayıcıdan oluşan sensörler bulunur. Sensör aparatının arasına parmak veya kulak memesi gibi organlar yerleştirilerek ölçüm sağlanır.

Pulse oksimetreler, alyuvarların içinde bulunan hemoglobinin oksijen taşıyıp taşımamasına göre ışık emilimindeki farkı ölçerek çalışır. Cihaz bir taraftan kırmızı ve kızılötesi ışık gönderir, diğer tarafta bulunan algılayıcı da dokudan geçen ışığı ölçer. Oksijen bağlamış hemoglobin kızılötesi ışığı daha fazla, oksijen bağlamamış hemoglobin ise kırmızı ışığı daha fazla emer. İki ışığın emilim oranının karşılaştırılması sayesinde kandaki oksijen saturasyonu tespit edilir. Cihaz, yalnız kalp atımıyla birlikte değişen (atardamar kanına ait) sinyali hesaba katar.

Pulse oksimetre kullanılarak elde edilen oksijen saturasyonu değeri (SpO2), arteriyel kan gazı analiziyle elde edilen değere (SaO2) oldukça yakın olsa da arteriyel kan gazı analiziyle elde edilen veriler daha doğru kabul edilir. Arteriyel kan gazı analiziyle oksijen saturasyonu ölçülebildiği gibi parsiyel oksijen basıncı (paO2) parametresi de ölçülebilir. Oksijen saturasyonu ile parsiyel oksijen basıncı (paO2) birbirleriyle karıştırılabilir. Bu iki parametre oksijenle ilgili olsa da farklı değerleri ifade eder. Pulse oksimetreler oksijen saturasyonunu (SpO2) ölçer. Parsiyel oksijen basıncı (paO2) ölçümü için ise arteriyel kan gazı analizi gerekir.

Kandaki oksijen saturasyonu ile birlikte dakikadaki kalp atış hızı da pulse oksimetreler sayesinde ölçülebilir. Cihazda bulunan sensörler atardamarların dakikadaki atış sayısını belirler. Böylece hastanın nabzı da görüntülenebilir. Sensörün kalitesi yükseldikçe ölçüm doğruluğu artacaktır. Özellikle çocuk hastalarda daha kaliteli cihazlar tercih edilmelidir. Aksi halde hatalı sonuçlarla karşılaşılabilir.

Pulse oksimetreler yaşamsal parametreleri gösteren tıbbi cihazlardır. Bu nedenle hastaya uygun olan pulse oksimetre modelinin kullanılması gerekir.

Pulse Oksimetre Çeşitleri Nelerdir?

Pulse oksimetreler özelliklerine göre çeşitlenir. Pil veya batarya ile mobil olarak kullanılabilen çeşitleri mevcuttur. Bazı cihazlarda alarm özelliği vardır. Hasta için kritik olan yaşamsal parametre limitleri cihaza kaydedilir ve cihaz bu limitlerin dışında ölçüm yaptığında sesli ve görsel şekilde alarm verir. Bu özellik, acil durumlar için bir uyarı sistemidir. Pulse oksimetreler kullanım şekline göre 4’e ayrılır:

  • Parmak tipi pulse oksimetre
  • El tipi pulse oksimetre
  • Bilek tipi pulse oksimetre
  • Konsol tipi pulse oksimetre

Tüm pulse oksimetreler benzer metotlarla ölçüm yapar. Cihazlardaki fark, sensör kalitesi, batarya ve alarmlar gibi özelliklerdir. Bu cihazların kullanımını etkileyen bazı dış koşullar da vardır. Bunlardan en az şekilde etkilenmek için ihtiyaca uygun kaliteli pulse oksimetreler tercih edilmelidir. Ölçümlerin yanlış olması, ihtiyacı yokken hastaya gereksiz müdahaleye veya riskli bir durum söz konusuyken müdahale edilmemesine sebebiyet verebilir. Böyle durumlarda hastanın yaşamı tehlikeye girebilir.

Ölçümleri Etkileyen Sebepler Nelerdir?

  • Hastanın hareketli olması veya titremesi
  • Parmakta kan dolaşımının zayıf olması (soğuk eller, düşük tansiyon)
  • Oje, kir, ter veya parmaktaki yara ve çizikler
  • Tüylü, boyanmış veya koyu pigmentli deride kullanım
  • Cihazın bulunduğu ortamın çok sıcak veya soğuk olması
  • Hastanın vücudunun çok sıcak veya soğuk olması
  • Karbonmonoksit zehirlenmesi (cihaz gerçekte olduğundan yüksek değer gösterebilir)
  • Cihaz ve sensör kalitesi

Pulse Oksimetre Nasıl Kullanılır?

Ölçüm öncesinde parmak temiz ve kuru olmalı, varsa oje çıkarılmalıdır. Cihaz yetişkinlerde genellikle işaret parmağına takılır; hangi parmağın kullanıldığı ölçümü belirgin şekilde etkilemez. Soğuk parmakta ölçüm yapılacaksa önce parmak ısıtılmalıdır. Ölçüm sırasında el kalp hizasında, hareketsiz ve dinlenme halinde tutulmalı, ekrandaki değer sabitlenene kadar birkaç saniye beklenmelidir.

Sağlıklı kişilerde oksijen saturasyonu genellikle %95-100 arasındadır. Kronik akciğer hastalığı olan kişilerde hekim farklı bir hedef aralık belirleyebilir. Değerin %90’ın altına düşmesi kandaki oksijenin yetersiz olduğunu gösterir. Nefes darlığı, morarma veya bilinç bulanıklığıyla birlikte düşük değer ölçülürse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Ayağa kalkarken veya hareket ederken ölçülen değer birkaç saniye içinde hızla düşüp sonra tekrar normale dönüyorsa, bu durum genellikle hareketin veya parmağın sensöre tam oturmamasının yol açtığı hatalı ölçümdür. Böyle bir durumda kişi oturup dinlenmeli ve ölçüm sabit dururken tekrarlanmalıdır. Tekrarlanan ölçümler de düşük çıkıyorsa veya nefes darlığı gibi şikayetler varsa hekime başvurulmalıdır.

Cihazların ekranında oksijen saturasyonu (SpO2, %) ve nabız (bpm, dakikadaki atım sayısı) gösterilir. Birçok cihazda nabızla birlikte inip çıkan bir çubuk ya da dalga şeklinde gösterge bulunur. Bu gösterge cihazın algıladığı nabız sinyalini ve sinyalin gücünü gösterir. Gösterge düzensiz veya zayıfsa ölçüm güvenilir olmayabilir. Hafıza özelliği marka ve modele göre değişir. Parmak tipi cihazların çoğunda hafıza yoktur; hafızalı cihazlarda geçmiş ölçümler cihaz üzerindeki bir tuşla veya bilgisayar bağlantısıyla görüntülenir.

Kan dolaşımı çok zayıfladığında veya durduğunda pulse oksimetre güvenilir ölçüm yapamaz. Bu durumda ekranda son ölçülen değer bir süre kalabilir ya da cihaz hatalı bir değer gösterebilir. Bu nedenle pulse oksimetre değerleri her zaman hastanın genel durumuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Pulse Oksimetrelerin Özellikleri Nelerdir?

Parmak tipi pulse oksimetreler piyasada çok uygun fiyatlara bulunabilir. Kullanımı da oldukça basittir. 50-60 gram ağırlığında olan bu ürünlerin çoğu iki adet AAA kalem pille çalışır; şarj edilebilir bataryalı modelleri de vardır. Bazı cihazlar pilin gücü azaldığında ekranında düşük güç uyarısı verir. Pilin ömrünü korumak için, yaklaşık 7-8 saniye kullanılmadığında, kendini otomatik olarak kapatan cihazlar da vardır.

El tipi, bilek tipi ve konsol tipi olanlar genellikle bataryalıdır. Bu tip ürünlerin bazı modelleri ise pilli olabilir. Hatta hem pille hem de bataryayla çalışan cihazlar da vardır. Genellikle ekranları büyüktür ve alarmları mevcuttur. Bazı pulse oksimetrelerin tansiyon veya ateş ölçer gibi özellikleri de mevcuttur. Bu özellikler genellikle konsol tipi cihazlarda bulunur.

El tipi pulse oksimetreler avuç içinde tutulabilecek ölçülerdedir. Ayrıca masa üzerinde veya serum askılığına asılarak da kullanılabilir. Parmak tipi olan cihazlara göre daha büyüktür ve sensörü bir kablo vasıtasıyla haricen bağlanır. Bilek tipi pulse oksimetreler ise kol saatinden biraz daha büyük ölçülerdedir ve kol saati gibi bileğe bağlanarak kullanılır. Hastanın bileğine sabitlendiği için cihazın yere düşme riski yoktur. El tipi olan modellerde olduğu gibi sensör cihaza bir kablo vasıtasıyla haricen bağlanır.

Konsol tipi pulse oksimetreler diğerlerine göre oldukça büyüktür. Kasası büyük olduğu için diğer modellere göre daha büyük bataryası ve ekranı olabilir. Böylece, elektrik kesintilerinde daha uzun süre kullanım sağlayabilir. Ekranın büyük olması da parametrelerin daha uzaktan kontrol edilebilmesine olanak tanır. Masa veya sehpa üzerinde kullanılabilir. Konsol tipi cihazların da sensörü bir kablo vasıtasıyla haricen bağlanır.

Acil durumlarda da kullanılabildiği için çarpmaya ve sıvı temasına dayanıklı pulse oksimetre modelleri üretilmiştir. Ayrıca MR odasında kullanılabilen özellikte cihazlar da vardır. Uygulama esnasında kullanılabilir ve MR görüntüsünde herhangi bir artefakt oluşmasına sebep olmaz.

Kullanım Yerine Göre Pulse Oksimetre Nasıl Seçilir?

Hastaneler için pulse oksimetre seçilirken cihazın hangi bölümde, hangi hastalarda ve nasıl bir ortamda kullanılacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Acil servislerde ve hasta transferlerinde küçük, hafif ve bataryalı modeller, hem hasta başında hem de taşıma sırasında kolaylık sağlar. Anestezi ve yoğun bakım gibi sürekli izlem gereken bölümlerde ise alarmlı, büyük ekranlı el tipi veya konsol tipi cihazlar tercih edilir. Parmak dolaşımı zayıf olan hastalarda alından veya kulaktan ölçüm yapan sensörler daha güvenilir sonuç verebilir.

Çocuk kliniklerinde pediatrik kullanıma uygun cihazlar ve çocuğun kilosuna uygun boyda prob seçilmelidir. Parmak tipi cihazların bir kısmı yalnız yetişkinler ve belirli bir yaşın üzerindeki çocuklar için uygundur; bu bilgi cihazın kullanım kılavuzundan kontrol edilmelidir. Evde, özellikle ileri yaştaki hastalar için alınacak cihazların ölçüm hassasiyeti yüksek ve tercihen alarmlı olması, düşük değerlerin fark edilmesini kolaylaştırır.

Hastane tipi pulse oksimetrelerin ikinci el olarak tedarik edilmesi de mümkündür. İkinci el cihazlar kullanıma alınmadan önce teknik serviste test edilmeli ve ölçüm doğruluğu kontrol edilmelidir. Tüm pulse oksimetrelerin doğruluğu SpO2 simülatörü ile test edilebilir; sağlık kuruluşlarında kullanılan cihazların düzenli aralıklarla kalibrasyon kontrolünden geçirilmesi önerilir.

Pulse Oksimetre Probu (Sensörü) Nedir?

Pulse oksimetrelerde kullanılan ve ölçme işlemini yerine getiren algılayıcılara “pulse oksimetre probu” denir. Bunlar konsol tipi, bilek tipi ve el tipi cihazlara haricen eklenerek kullanılır. Parmak tipi cihazlarda ise ayrıca bir sensöre ihtiyaç yoktur, sensör cihazın üzerinde bütünleşik olarak yer alır ve prob değişimi gerekmez.

Pulse oksimetre problarının disposable (tek kullanımlık) veya reusable (çok kullanımlık) modelleri vardır. Reusable problar genellikle silikon veya sert plastikten üretilir ve üretici talimatına uygun şekilde temizlenip dezenfekte edilerek tekrar kullanılabilir; çoğu otoklavda sterilizasyona uygun değildir. Disposable problar ise tek hastada kullanılır, yapışkanlığı azaldığında veya hasta değiştiğinde yenisiyle değiştirilir. Bunlar, pulse oksimetre cihazlarıyla birlikte kullanılan aksesuarlardır, farklı özelliklerde çeşitleri vardır ve hangi çeşidin kullanılacağı hastanın durumuna göre belirlenir.

Yenidoğan, çocuk ve yetişkin olmak üzere üç boy prob üretilmektedir. Doğru ölçüm sonuçlarını alabilmek için hastanın kilosuna uygun olan boy seçilmelidir. Genellikle bebeklerde disposable (tek kullanımlık) olanlar kullanılır. Bunlar yapışkanlı olduğu için bebek hareketli olsa dahi sensör sabit durur ve cihaz sorunsuz şekilde ölçüm yapmaya devam edebilir. Çok hareketli yetişkin hastalarda reusable prob kullanıldığında da ölçüm sorunu yaşanabilir.

Piyasada farklı marka cihazlara uygun problar mevcuttur. Pulse oksimetrenin sensör soketinin takılma yerine uygun prob seçilmelidir. Piyasada çoğunlukla “Nellcor” ve “Masimo” markalarının teknolojileri kullanılır. Bu nedenle probların çoğu bu markalara uyumludur. Cihaza uygun olmayan sensör kullanıldığında ölçüm sonuçları yanlış olabilir. Bu durum hayati risk oluşturabileceği için hastaya ve cihaza uygun probların tercih edilmesi gerekir.