Icerige gec / Skip to content
English

Oksijen Konsantratörü Kullanırken Nelere Dikkat Edilir?

Oksijen konsantratörü, ortam havasındaki oksijeni ayrıştırarak hastaya yüksek yoğunlukta oksijen veren ve evde oksijen tedavisinde en sık kullanılan cihazdır. Evde hastanın yanında sürekli sağlık personeli bulunmadığı için cihazın doğru kullanılması, düzenli kontrol edilmesi ve aksesuarlarının temiz tutulması tedavinin kesintisiz sürmesi açısından önemlidir. Bu yazıda oksijen konsantratörü kullanırken dikkat edilmesi gereken noktaları, cihazların sık verdiği uyarıları ve kullanıcıların en çok sorduğu soruların cevaplarını ele alıyoruz. Hastanın durumu aniden kötüleşirse cihazla uğraşmak yerine hemen 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı, hastanın kullandığı cihazlar ve oksijen ayarı ekibe bildirilmelidir.

Oksijen Konsantratörü Nasıl Çalışır?

Soluduğumuz havanın yaklaşık %78’i azot, %21’i oksijen, kalan yaklaşık %1’i ise argon ve diğer gazlardır. Oksijen konsantratörünün kompresörü ortam havasını filtrelerden geçirerek emer ve basınçlandırarak moleküler elek (zeolit) dolu haznelere gönderir. Basınç altında moleküler elek azotu tutar, oksijen ise geçerek hastaya gönderilmek üzere küçük bir depoda birikir. Hazneler sırayla basınçlandırılıp boşaltılır; boşaltılan hazne tuttuğu azotu dışarı verir ve yeniden kullanıma hazır hale gelir. Basınç salınımlı adsorpsiyon (PSA) adı verilen bu yöntem sayesinde cihaz, elektrik olduğu sürece ortam havasından yüksek yoğunlukta oksijen üretir. Aynı yöntemle sanayide kullanılan büyük oksijen jeneratörleri de çalışır.

Moleküler Elek Neden Bozulur ve Ömrü Ne Kadardır?

Moleküler elek nem ve toza karşı hassastır. Cihaza giren nem eleğin azot tutma özelliğini kalıcı olarak azaltır; filtrelerden kaçan toz ise hem kompresörü hem de elekleri yıpratır. Bu nedenle filtrelerin temiz tutulması ve cihazın nemli ortamda kullanılmaması eleğin ömrü için önemlidir. Moleküler eleğin ömrü cihazın kalitesine, toplam çalışma saatine ve ortamın nemine göre birkaç bin saatten on binlerce saate kadar değişir; nemli ortamlarda daha kısadır. Elekler yıprandıkça düşük oksijen uyarısı sıklaşır, cihazın açıldıktan sonra yeterli oksijen yoğunluğuna ulaşması uzar ve cihaz ancak düşük akışlarda yeterli oksijen verebilir hale gelir. Yıpranan elekler teknik serviste değiştirilir; kompresörü ve diğer parçaları sağlam olan cihaz bu değişimden sonra kullanılmaya devam edebilir. Bir cihazın yenilenmesi gerekip gerekmediğine yaşına göre değil, teknik serviste ölçülen oksijen yoğunluğu, basınç değerleri ve parçaların durumuna göre karar verilmelidir.

Oksijen Konsantratörü Elektriğe Nasıl Bağlanmalıdır?

Sabit oksijen konsantratörleri içlerindeki kompresör motoru nedeniyle sürekli yüksek miktarda elektrik tüketir ve ilk çalıştırıldıkları anda daha da fazla akım çeker. Elektrik tesisatı zayıfsa ya da voltaj düşükse cihaz çalıştırıldıktan kısa süre sonra kendiliğinden kapanabilir, belirli aralıklarla durabilir veya alarm verebilir. Bu durumda cihaz arızalı sanılabilir; oysa sorun tesisattadır. Böyle bir şikayette önce cihaz başka bir prizde denenmeli, sorun sürüyorsa tesisat bir elektrikçiye kontrol ettirilmelidir. Eski ve ince kablolu tesisatlarda kabloların yenilenmesi bu sorunu çoğunlukla çözer.

Oksijen konsantratörü doğrudan duvardaki prize takılmalıdır. Uzatma kablosu ve çoklu priz kullanılmamalı, aynı prize ısıtıcı, televizyon veya ütü gibi başka cihazlar bağlanmamalıdır. Uzatma kabloları ve çoklu prizler bu kadar yüksek ve sürekli bir yükte ısınabilir, eriyebilir ve yangına neden olabilir. Yatağa bağımlı bir hasta böyle bir yangından kendi başına uzaklaşamayacağı için bu kural özellikle önemlidir.

Elektrik Kesintisinde Ne Yapılmalıdır?

Elektrik kesildiğinde konsantratör oksijen üretemez. Birçok cihaz bu durumda sesli ve ışıklı güç kesintisi alarmı verir. Sık elektrik kesintisi yaşanan yerlerde ve oksijene sürekli ihtiyaç duyan hastalarda evde dolu bir oksijen tüpü yedek olarak bulundurulmalıdır. Kesintisiz güç kaynağı (UPS) veya jeneratör de kullanılabilir. Bunların kapasitesi, cihazın güç tüketimini ve ilk çalışma anındaki yüksek akımı karşılayacak ve gereken süre boyunca çalışacak şekilde seçilmelidir. Sabit konsantratörler araç içinde kullanılmak üzere tasarlanmamıştır. Seyahatte oksijen gerekiyorsa araç adaptörüyle çalışabilen taşınabilir oksijen konsantratörleri tercih edilmelidir.

Cihazın Sigortası Atarsa Ne Yapılır?

Cihaz hiç çalışmıyor ve yalnız güç kesintisi ışığı yanıyorsa cihaza elektrik ulaşmıyor demektir. Önce prizde elektrik olup olmadığı ve güç kablosu kontrol edilmelidir. Birçok cihazın arkasında, güç kablosu girişinin yanında bir sigorta bulunur. Sigorta değiştirilecekse yalnız cihazın etiketinde veya kullanım kılavuzunda yazan değerde bir sigorta takılmalıdır. Yeni sigorta da kısa sürede atıyorsa cihazın içinde bir arıza vardır ve teknik servise gösterilmelidir.

Oksijen Konsantratörü Yangın Riskine Karşı Nasıl Kullanılmalıdır?

Oksijen konsantratörleri yaklaşık %90-96 yoğunlukta oksijen üretir. Oksijen kendisi yanmaz ama yanmayı çok hızlandırır; oksijence zengin bir ortamda küçük bir kıvılcım bile hızla büyüyen bir yangına dönüşebilir. Bu nedenle cihazın kullanıldığı odada sigara içilmemeli, cihaz ve oksijen hortumu soba, ocak, mum ve benzeri ısı ve alev kaynaklarından en az 1,5-2 metre uzakta tutulmalıdır. Yağ, benzin, tiner, gaz ve diğer yanıcı maddeler cihazın bulunduğu odada bulundurulmamalıdır.

Oksijen kullanan hastanın yüzünde ve burnunda vazelin, yağ bazlı kremler veya mentollü merhemler gibi petrol ve yağ içeren ürünler kullanılmamalıdır. Burun ve dudak kuruluğu için su bazlı nemlendiriciler tercih edilmelidir.

Oksijen Konsantratörü Nereye Yerleştirilmelidir?

Konsantratör, oksijen üretmek için ortam havasını emer ve çalışırken ısınan havayı dışarı verir. Bu yüzden iyi havalanan bir yere, düz ve sert bir zemin üzerine konulmalıdır. Hava giriş ve çıkış delikleri kapanmayacak şekilde duvardan, perdeden ve mobilyalardan en az 15-30 cm uzakta durmalı, üzerine örtü veya eşya konulmamalıdır. Kalın halı üzerinde çalıştırılan cihazlarda hava girişi daralabilir ve filtreler daha çabuk kirlenir. Hava alamayan veya ısı kaynağının yanında duran cihaz aşırı ısınır, motoru zorlanır, daha gürültülü çalışmaya başlar ve beklenmedik bir anda arızalanabilir. Çalışan cihaz bulunduğu odayı bir miktar ısıtır; cihaz serin, tozsuz ve rutubetsiz bir odada kullanılmalıdır. Nemli ortam hem kompresörü hem de oksijeni ayrıştıran moleküler elekleri yıpratır.

Cihazın Sesi Nasıl Azaltılır?

Oksijen konsantratörleri kompresör motoru nedeniyle çalışırken belirgin bir ses çıkarır. Sabit cihazların çoğu yaklaşık 48-55 desibel ses çıkarır; bu değer cihazın teknik özelliklerinde yazar ve daha sessiz bir cihaz arayanlar cihazları bu değere göre karşılaştırabilir. Kullanıldıkça parçalar yıprandığı için aynı cihazın sesi yıllar içinde artabilir. Hasta bu sesten rahatsız oluyorsa cihaz iyi havalanan başka bir odaya konulabilir ve oksijen daha uzun bir hortumla hastaya ulaştırılabilir. Yapılan ölçümler, 5 litre/dakikaya kadar olan akışlarda uzun hortumun hastaya ulaşan akışı belirgin şekilde azaltmadığını göstermiştir; yine de hortum uzunluğu genellikle 15 metreyi geçmemeli ve cihazın kullanım kılavuzunda izin verilen uzunluğa uyulmalıdır. Hortum ezilmeyecek, bükülmeyecek ve takılıp düşmeye yol açmayacak şekilde döşenmelidir.

Cihazın sesi zamanla belirgin şekilde artarsa, titreme, ıslık, hırıltı veya düzenli aralıklarla “pof” sesine benzer yeni sesler başlarsa bu durum motor, valf veya iç hortumlardaki bir arızanın işareti olabilir; cihaz teknik servise gösterilmelidir. Ses artışının sık nedenleri kompresör pistonlarındaki contaların ve yatakların aşınması, kompresörün giriş ve çıkış hortumlarının eskiyip sertleşmesi, valflerin tam açılıp kapanmaması ve tıkalı filtreler nedeniyle motorun zorlanmasıdır. Kompresör cihazın içinde titreşimi emen yaylar veya lastik takozlar üzerinde durur; bunlar ısı ve zamanla yıprandığında cihaz sarsıntılı ve gürültülü çalışır. Bu arızalar cihazı hemen durdurmayabilir ama kısa süre içinde kompresörün bozulmasına yol açabilir. Bakımı yeni yapılmış veya kiralanmış bir cihaz da bu nedenlerle gürültülü çalışabilir. Valflerin çalışırken çıkardığı kısa ve düzenli atış sesi ise birçok cihazda normaldir.

Nemlendirme Kabı Nasıl Kullanılmalıdır?

Nemlendirme kabına saf (distile) su ya da kaynatılıp soğutulmuş su konulmalıdır. Musluk suyu kabın ve bağlantıların kireçlenmesine neden olur. Kullanılan suyun türü hastaya giden oksijen miktarını değiştirmez; saf su yalnız kireçlenmeyi azaltır. Su seviyesi kabın üzerindeki en az (MIN) ve en çok (MAX) çizgileri arasında olmalıdır. Kap fazla doldurulursa su damlacıkları hortuma geçer, hortumu tıkayabilir ve hastayı rahatsız eder. Su seviyesi en az çizgisinin altına düşerse burun ve boğaz kuruluğu artabilir. Kabın içindeki su her gün değiştirilmeli, kap düzenli olarak yıkanıp kurutulmalıdır; aksi halde suda mikroorganizmalar çoğalabilir. Düşük akışlarda nemlendirme her hasta için gerekli olmayabilir; nemlendirme kabının kullanılıp kullanılmayacağına hekim karar verir.

Hortumun içinde buğu ve su damlacıkları oluşmasının en sık nedeni kabın fazla doldurulması ve odanın serin olmasıdır. Kap içindeki ılık ve nemli hava, soğuk bir ortamdaki hortumda yoğunlaşarak suya dönüşür. Su seviyesini en çok çizgisinin altında tutmak, hortumu soğuk cam ve dış duvarlardan uzak geçirmek ve içinde su biriken kanülü yenisiyle değiştirmek bu sorunu azaltır. Kabın kapağı veya cihaza bağlandığı yer tam oturmuyorsa da hortuma su geçebilir. Uyurken burnuna su gelen hastanın nefes alması zorlaşabileceği için bu sorun ertelenmemelidir.

Kap cihaza takılıyken suda kabarcık oluşmuyorsa ya da kabın cihaza bağlandığı yer oynuyor ve sallanıyorsa bağlantı yıpranmış olabilir. Bu durumda kap yenisiyle değiştirilmeli, yeni kapta da kabarcık oluşmuyorsa cihazın oksijen çıkışı teknik serviste kontrol ettirilmelidir.

Cihaz kullanılmadığında veya taşınacağı zaman nemlendirme kabı çıkarılıp boşaltılmalıdır. Konsantratörün içine sıvı kaçması arızaya neden olur ve cihazı garanti kapsamı dışında bırakabilir. Oksijen konsantratörü ev tipi mekanik ventilatöre bağlanarak kullanılıyorsa nemlendirme kabına su konulmaz; içinde su kalmış kap ve kanüller kurutulmalı veya yenisiyle değiştirilmelidir. Aksi halde ventilatörün içine su kaçabilir. Ventilatör devresinde kullanılan ısı ve nem değiştirici bakteri filtreleri (HME filtre) genellikle en fazla 24 saat kullanılır, kirlenir veya ıslanırsa daha erken değiştirilir.

Burun Kuruluğu ve Kanamasında Ne Yapılabilir?

Oksijen tedavisi burun mukozasını kurutabilir. Bu da burun tıkanıklığına, kabuklanmaya ve zorlayınca kanamaya yol açabilir. Nemlendirme kabındaki su seviyesi kontrol edilmeli, burun içi için hekimin önereceği serum fizyolojik spreyler veya su bazlı nemlendiriciler kullanılabilir. Kanama tekrarlıyorsa veya burun tamamen tıkanıyorsa hekime başvurulmalıdır.

Kanül, Maske ve Diğer Aksesuarlar Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir?

Oksijen konsantratörü burun kanülü, oksijen maskesi veya burun kateteriyle kullanılabilir. Oksijen maskelerinin çocuk ve yetişkin boyları, kateterlerin ise farklı kalınlıkları vardır. Burun kanülleri 2, 5, 7, 10 ve 15 metre gibi farklı uzunluklarda üretilir.

Burun kanülü her gün kullanılıyorsa genellikle 2-4 haftada bir yenisiyle değiştirilir. Kanülün burna giren uçları her gün silinmeli, kanül kirlenir, sertleşir, rengi değişir, çatlar veya içinde su kalırsa bu süre beklenmeden değiştirilmelidir. Sertleşen kanül burnu tahriş eder ve hastayı rahatsız eder. Uzatma hortumu genellikle 2-6 ayda bir değiştirilir. Tek kullanımlık nemlendirme kapları haftada bir yenisiyle değiştirilir; tekrar kullanılabilen kaplar her gün yıkanıp kurutulur ve yaklaşık 6 ayda bir yenilenir. Kireçlenen, çatlayan veya bağlantısı gevşeyen kap süresi dolmadan değiştirilmelidir. Oksijen maskesi ve burun kateterinin ne sıklıkla değiştirileceğine üreticinin önerisi ve hastanın durumuna göre hekim veya hemşire karar verir. Kanül ve nemlendirme kabı gibi ucuz aksesuarların yedekleri evde bulundurulmalı, toplu alındığında daha ekonomik olacağı da düşünülebilir.

Oksijen Alırken Nebülizatör Kullanılabilir mi?

Oksijen alan hasta nebülizatörle ilaç alacaksa oksijeni kesmesi gerekmez. Ağızlıklı nebülizatör kullanılıyorsa burun kanülü takılı kalabilir. Yüze takılan maskeli nebülizatör kullanılıyorsa kanül tedavi biter bitmez yeniden takılmalıdır. Nebülizatörün oksijenle çalıştırılması ise yalnız hekim önerirse yapılmalıdır; karbondioksit biriktiren KOAH hastalarında genellikle hava ile çalışan nebülizatör tercih edilir. Oksijen ve buhar tedavisi tek cihazda birleşmiş olmasa da konsantratör ve nebülizatör aynı anda kullanılabilir.

Cihazdan veya Kanülden Koku Geliyorsa Ne Yapılmalıdır?

Yeni kanül ve hortumlarda ilk günlerde hafif bir plastik kokusu olabilir. Koku sürüyorsa kanül yenisiyle değiştirilmeli, nemlendirme kabındaki su yenilenmeli ve kap yıkanmalıdır. Koku kanülü değiştirmeye rağmen devam ediyorsa ya da doğrudan cihazdan geliyorsa cihazın içi kirlenmiş veya bir parçası arızalanmış olabilir. Özellikle yanık, elektrik veya gaz kokusuna benzeyen bir koku elektronik parçalardaki bir arızanın işareti olabilir; bu durumda cihaz kapatılıp fişi çekilmeli, hasta yedek oksijen kaynağına alınmalı ve cihaz teknik servise gösterilmelidir.

Cihazdan Oksijen Geldiği Nasıl Anlaşılır?

Cihaz çalışırken nemlendirme kabındaki suyun fokurdaması, cihazdan hava çıkışı olduğunu gösterir. Kanülden hava gelip gelmediğini anlamak için kanülün burna giren uçları bir bardak suyun içine daldırılır; suda kabarcık oluşuyorsa kanülden hava geliyordur. Hasta maske kullanıyorsa aynı kontrol maske ucu için de yapılabilir. Kapta fokurdama olduğu halde kanülden hava gelmiyorsa kabın kapağı tam kapanmamış, kanül cihaza tam oturmamış, kıvrılmış veya tıkanmış olabilir. Bağlantılar baştan yapılmalı, sorun sürüyorsa kanül yenisiyle değiştirilmelidir.

Akış ölçerdeki bilye istenen değere çıkmıyorsa ya da cihaz eskisine göre daha az hava veriyorsa en sık neden kireçlenmiş veya tıkanmış nemlendirme kabıdır. Bunu anlamak için kap çıkarılıp kanül doğrudan cihaza bağlanarak denenir. Kap çıkarıldığında akış düzeliyorsa kap kireç çözücü kimyasallar yerine sirkeli suyla temizlenmeli ya da yenisiyle değiştirilmelidir. Kaptaki emniyet valfinin ıslık gibi ses çıkarması da kabın veya hortumun tıkandığını gösterir. Kap çıkarıldığında da akış yükselmiyorsa ya da akış ayar düğmesi boşa dönüyorsa akış ölçerde veya cihazın içinde bir arıza vardır. Nemlendirme kabı ve kanül gibi ucuz aksesuarların yedekleri evde, kolay ulaşılır bir yerde bulundurulmalıdır.

Bilyenin hizasındaki rakam, cihazın verdiği oksijen akışını litre/dakika (lpm) cinsinden gösterir. Raporda yazan “2 lt/dk” gibi bir değer, akış ölçerin bu rakama ayarlanacağı anlamına gelir. Çoğu cihazda akış bu mekanik akış ölçerle ayarlanır; az sayıda modelde akış elektronik ekrandan ayarlanır ve ekranda gösterilir. Ekranlı cihazlarda göstergede görülen rakam modele göre akış, oksijen yoğunluğu veya cihazın toplam çalışma saati olabilir; anlamı kullanım kılavuzundan kontrol edilmelidir.

Oksijen Akışı ve Kullanım Süresi Nasıl Ayarlanmalıdır?

Akış ölçer, hekimin önerdiği değere ayarlanmalı ve cihaz hekimin belirttiği günlük süre boyunca kullanılmalıdır. Bu değerler genellikle rapor veya reçete üzerinde yazar; yazmıyorsa hekime sorulup bir yere not edilmelidir. KOAH ve ağır kronik oksijen eksikliği olan hastalarda uzun süreli oksijen tedavisinin yaşam süresine faydası, oksijen günde en az 15 saat kullanıldığında görülür; bu nedenle hekimin önerdiği günlük süreye uyulmalıdır. Oksijen bağımlılık yapmaz; ancak bazı KOAH hastalarında gereğinden yüksek oksijen kanda karbondioksit birikmesine yol açabilir. Bu nedenle akış hekime danışmadan artırılmamalıdır. Önerilen akış hastaya yetmiyor gibi görünüyorsa da ayar hekime danışılarak değiştirilmelidir. KOAH hastalarında hedef oksijen satürasyonu çoğunlukla %88-92 aralığındadır ve hedef değeri hekim belirler. Oksijen alırken aşırı uyku hali, sabah baş ağrısı veya bilinç bulanıklığı fark edilirse hekime başvurulmalıdır.

Pulse oksimetreyle ölçülen değer cihaz takılıyken de düşük kalıyorsa ya da cihaz kapatıldığında hızla düşüyorsa durum hekimle paylaşılmalıdır. Hastanın kendini nefessiz hissetmesi her zaman oksijenin düşük olduğu anlamına gelmez; ölçülen değer normal olduğu halde nefes darlığı sürüyorsa da hekime danışılmalıdır. Parmaktan ölçüm yapan cihazlarda soğuk el, oje ve hareket ölçümü bozabilir; ölçüm el ısındıktan sonra, hasta hareketsizken ve değer birkaç saniye sabitlenene kadar beklenerek yapılmalıdır. Konsantratörün verdiği oksijen hastanedeki merkezi sistemden veya oksijen tüpünden gelen oksijenden daha düşük yoğunluktadır. Bu nedenle aynı akış değerinde ölçülen satürasyon farklı olabilir. Hastaneden eve geçen hastalar konsantratörün oksijenini daha az ve daha yumuşak hissedebilir; bu alışma döneminde satürasyon pulse oksimetreyle sık sık kontrol edilmelidir. Cihazın oksijen yoğunluğundan şüphe ediliyorsa teknik serviste oksijen analizörüyle ölçtürülmelidir. Bazı düşük kaliteli cihazlarda akış artırıldıkça oksijen yoğunluğu belirgin şekilde düşer; oysa cihazın, belirtilen en yüksek akışta da yaklaşık %90’ın üzerinde oksijen vermesi beklenir.

Ev tipi oksijen konsantratörlerinin çoğu en fazla 5 litre/dakika akış verir. Daha yüksek akışa ihtiyaç duyan hastalar için 10 litre/dakika kapasiteli konsantratörler veya oksijen tüpü kullanılır. Evdeki cihazlar hastaya yetmiyorsa hangi kaynağın ve hangi akışın gerektiğine hekim karar verir.

Cihaz Nasıl Açılıp Kapatılmalıdır?

Cihaz önce fişe takılmalı, sonra ön yüzündeki açma-kapama düğmesiyle çalıştırılmalıdır. Kapatırken önce açma-kapama düğmesi kapatılmalı, cihaz uzun süre kullanılmayacaksa sonra fiş çekilmelidir. Cihazı açık konumda bırakıp fişi takıp çıkararak çalıştırmak yanlış bir kullanımdır. Birçok cihaz ilk çalıştırıldığında, oksijen yoğunluğu yükselene kadar birkaç dakika boyunca uyarı ışığı yakar veya sesli uyarı verir; ışıkların kırmızı veya sarıdan yeşile ya da maviye dönmesi bu aşamada normaldir. Bazı cihazlar kapatıldığında veya elektrik kesildiğinde de kısa süre sesli uyarı verir. Bu uyarıların anlamı kullanım kılavuzundan kontrol edilmelidir.

Cihazdaki Alarm Işıkları Ne Anlama Gelir?

Alarm ışıklarının adları ve renkleri modele göre değişir. Birçok cihazda bulunan uyarılar şunlardır:

  • PO (Power On): Cihazın çalıştığını gösterir.
  • PF (Power Failure): Güç kesintisi uyarısıdır. Cihaza elektrik gelmediğinde yanar ve çoğunlukla sesli alarmla birlikte çalışır.
  • LP (Low Pressure): Düşük basınç uyarısıdır. Kompresör yeterli basıncı oluşturamıyor veya cihazın içinde hava kaçağı vardır. Filtreler kirliyse temizlenmeli veya değiştirilmeli, uyarı sürüyorsa cihaz teknik servise gösterilmelidir.
  • HP (High Pressure): Yüksek basınç uyarısıdır. Çoğunlukla valflerdeki veya oksijen çıkışındaki bir tıkanıklıktan kaynaklanır; bozulmuş moleküler elekler de bu uyarıya yol açabilir. Kanül, hortum ve nemlendirme kabı kontrol edilmeli, uyarı sürüyorsa teknik servise başvurulmalıdır.
  • Düşük oksijen (LO2, sarı ya da kırmızı ışık): Cihazın ürettiği oksijenin yoğunluğu belirli bir eşiğin, çoğu cihazda %82-85’in altına düşmüştür. Çalıştırmanın ilk dakikalarında normaldir; sürekli yanıyorsa en sık neden oksijeni ayrıştıran moleküler eleklerin yıpranmasıdır.

“Servis” veya “Call Service” uyarısı, ekranda görülen E1 ve E2 gibi hata kodları ve sürekli çalan alarmlar cihazın bir arızayı algıladığını gösterir. Bu uyarılar sürüyorsa hasta yedek oksijen kaynağına alınmalı ve cihaz teknik servise gösterilmelidir. Uyarıların modele özgü anlamları kullanım kılavuzunda yer alır. Bazı cihazlar arızayı ışığın belirli sayıda yanıp sönmesi ve aynı sayıda sesli uyarıyla bildirir; bu sayının hangi arızayı gösterdiği de kılavuzda yazar. Ekranda anlamsız rakamlar görünmesi ekran veya elektronik kart arızasının işareti olabilir. Cihaz her sabah ilk açılışta uyarı verip birkaç denemeden sonra normal çalışıyorsa da arıza başlamış demektir ve cihaz kontrol ettirilmelidir. Cihaz devrildiyse, çalışırken sert şekilde titriyorsa, aşırı ısınıp kendini kapatıyorsa ya da belirli aralıklarla duruyorsa da kullanım bırakılmalı ve teknik servise başvurulmalıdır. Konsantratörün içinde basınçlı oksijen depolanmadığı için tüp gibi patlama riski taşımaz; ancak arızalı cihazla tedaviye devam edilmemelidir.

Oksijen Konsantratörü Ne Kadar Süre Dinlendirilmelidir?

Bazı teknik servisler, sürekli çalışan bir oksijen konsantratörünün 3 saatte bir 15 dakika dinlendirilmesini önerir; bu görüşe göre dinlendirilmeyen cihazın motoru aşırı ısınır ve ömrü kısalır. Birçok üreticinin kullanım kılavuzunda ise cihazın günde 24 saat kesintisiz çalışabileceği belirtilir; bazı kılavuzlar sık açıp kapatmanın cihaz ömrünü kısaltabileceğini, bazıları da cihaz açıldıktan sonra en az 30 dakika çalıştırılmasını önerir. Bu nedenle kullanıcı, çalışma ve dinlendirme süreleri için cihazının kullanım kılavuzundaki talimatlara uyar. Hasta dinlendirme süresinde bile oksijensiz kalamıyorsa bu sürede oksijen tüpü kullanılabilir ya da ikinci bir cihaz temin edilerek iki cihaz 3’er saatlik dönemlerle dönüşümlü çalıştırılabilir. Bu yöntem cihazların ömrünü uzatır ve cihazlardan biri aniden arızalanırsa hastanın oksijensiz kalmasını önler. Uzun süre kullanılmayan bir cihaz ise ayda 1-2 kez, toplam yaklaşık 60 dakika çalıştırılmalıdır. Cihazın içindeki moleküler elekler (zeolit) havadaki nemi çeker; uzun süre çalışmayan cihazda biriken nem eleklerin verimini düşürebilir. Cihaz çalıştığında içinden geçen kuru hava bu nemin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Üreticilerin önerdiği süre ve sıklık farklı olabileceği için cihazın kullanım kılavuzundaki talimatlara uyulur. Yalnız kış aylarında veya nefes darlığı arttığında kullanılan cihazlar için de aynı kural geçerlidir.

Oksijen Konsantratörünün Bakımı Nasıl Yapılır?

Oksijen konsantratörlerinde iki tür filtre bulunur. Cihazın kasasındaki sünger (köpük) hava giriş filtresi, kullanım kılavuzunda belirtilen aralıklarla çıkarılıp ılık sabunlu suyla yıkanmalı, iyice kuruduktan sonra yerine takılmalıdır. Islak filtre cihaza takılmamalıdır; ıslak filtreden geçen nem cihazın içine ve moleküler eleklere ulaşır. Cihazın içindeki keçe veya ince gözenekli filtreler ise yıkanmaz. Yıkanan keçe filtrenin dokusu bozulur ve süzme özelliğini kaybeder; bu filtreler teknik serviste yenisiyle değiştirilir. Filtre eskidiğinde rastgele bir süngerden kesilen parçalar kullanılmamalı, cihaza uygun filtre takılmalıdır. Filtresi olmadan çalıştırılan cihazın içine toz dolar; böyle bir cihazın kapağı açılıp içi temizlenmeye çalışılmamalı, cihaz teknik servise gösterilmelidir. Filtreleri yıkayıp tekrar tekrar kullanmak kısa vadede ekonomik görünse de kompresör ve moleküler elek arızasına yol açarak çok daha büyük masraflara neden olabilir.

Cihazın içindeki filtrelerin değişim aralığı ve periyodik bakım zamanı üreticiye göre değişir ve kullanım kılavuzunda çalışma saati olarak belirtilir. Cihazın üzerindeki saat sayacı, cihazın toplam kaç saat çalıştığını gösterir; bakım zamanı bu sayaca göre takip edilir. Sayaç çoğu cihazda yalnız saati, bazı modellerde saat ve dakikayı birlikte gösterir; okunan değerin biçimi kullanım kılavuzundan kontrol edilmelidir. Sayaç cihazın çalıştığı süreyi saydığı için gün başında ve sonunda okunan değerlerin farkı hastanın o gün kaç saat oksijen aldığını da gösterir. Sayaç kısa sürede beklenmedik şekilde büyük bir değer gösteriyorsa sayaçta veya elektronik kartta arıza olabilir.

Periyodik bakımda filtreler değiştirilir, valfler ve fan temizlenir, kompresör kontrol edilir, cihazın oksijen yoğunluğu ve basınç değerleri ölçülür ve cihazın içi temizlenir. Böylece olası arızalar büyümeden fark edilir. Kullanıcının yapabileceği işlemler filtre temizliği ve aksesuarların değiştirilmesiyle sınırlıdır. Cihazın kapağının açılması ve iç parçalara müdahale edilmesi tehlikelidir ve cihazı garanti kapsamı dışında bırakabilir; periyodik bakım ve onarım teknik servise yaptırılmalıdır. Tıbbi cihaz teknik servisleri Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan faaliyet belgesi almak ve Ürün Takip Sistemi’ne (ÜTS) kayıtlı olmak zorundadır. Teknik servis seçerken faaliyet belgesi, cihaz konusundaki tecrübe ve yedek parçaların cihaza uygunluğu sorulabilir. Türkiye’de temsilcisi bulunmayan veya yurt dışından getirilen cihazların bakımında da orijinal yedek parça bulunup bulunamayacağı önceden sorulmalıdır.

SGK Oksijen Konsantratörü Desteği Nasıl Alınır?

Oksijen konsantratörü için SGK desteği almak isteyen hasta, sağlık kurulu raporu ve reçetesiyle bulunduğu ildeki SGK il müdürlüğüne başvurur. Raporda cihazın günlük kaç saat kullanılacağı da yazar. SGK’nın deposunda daha önce iade edilmiş uygun bir cihaz varsa hastaya bu cihaz verilir; yoksa hastanın satın aldığı cihaz için belirli bir tutar geri ödenir. Kurumun bedelini ödediği cihaz, aradaki farkı hasta ödese bile kurumun malı sayılır ve tedavi bittiğinde iade edilir. Cihaz alan hastaların tedaviye devam ihtiyacının belirlenmesi için yılda bir kez sağlık kuruluşuna gönderilmesi gerekir. SGK tarafından verilen cihazların bakımı, iadesi veya başka bir ile taşınması gibi konularda ve kanül, maske gibi sarf malzemelerin karşılanıp karşılanmadığı konusunda cihazın alındığı SGK il müdürlüğünden güncel bilgi alınmalıdır.