18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi

253 bin şehide kucak açan Çanakkale, açlık ve hastalık bir yanda, ateş altında kazanılan, tarihe adını kanla yazdıran büyük zafer ve çetin bir mücadelenin simgesidir.

Düşman devletler, Osmanlı İmparatorluğu’nu hasta adam olarak nitelendiriyordu. Donanma kuvvetlerinin başarılı olabileceğini düşünüyorlardı. Karadeniz üzerinden Rusya’ya ulaşıp, istediklerini daha çabuk elde edebileceklerdi. Çok emindiler. Lakin unuttukları bir şey vardı.

18 Mart sabahı, havada kan kokusu, halkın göğsünde iman duygusu… Kendinden emin, boğazı yara yara içerilere doğru giden düşman askeri başına gelecekten habersiz ilerliyordu. Düşman uygun yere geldiğinde muharebe başladı. Düşman filosu tabyaları bombalıyordu. Yoğun bombardıman tabyaları susturmuştu ancak toplara pek zarar verememişti. O gün savaşa katılan 18 büyük düşman gemisinden üçü batırılmış, dördü de ağır biçimde hasar görerek savaş dışı kalmıştı. Düşman bunun apaçık bir yenilgi olduğunu düşünüyordu.

Bir düşman subayının yazdığı gibi:
“Herkes ya da hemen hemen herkes, boğazı zorlayarak geçmenin çılgınlık olduğunu biliyordu sanırım.”

Bozguna uğrayan düşman psikolojik olarak yıpranmıştı. Çok güvendikleri donanma gemileri boğazın sularına gömülmüştü. Bu zafer halkın gücüyle kazanılmıştı.

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğdugu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.”

Necmettin Halil Onan

Çanakkale, kanla yazılmış bir destandır. Şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyoruz.