Ana Sayfa » Blog Kategorisi: "Hastalıklar" » Uyku Apnesi Nedir?

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, sadece apne olarak da bilinir, uyku sırasındaki solunum durmalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalıktır. Bu hastalık, uykuda solunumun en az 10 saniye süreyle durması şeklinde tanımlanır. Solunum durunca kandaki oksijen miktarı azalır ve karbondioksit miktarı artar. En önemli belirtilerinden birisi horlamadır ancak her horlayan kişide uyku apnesi olmayabilir. Sadece horlama bile hava akışının kısıtlanmasına neden olur. Bu da yeterli seviyede nefes alıp vermeyi olumsuz etkiler ve kalp krizi riskini arttırır. Uyku apnesi, hasta ve ailesi tarafından tespit edilmek istenirse horlamayla birlikte diğer belirtilerin de olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu hastalık sağlıklı bir yaşam için ciddi derecede önem taşır. Gündüz saatlerinde uykusuzluk ve konsantrasyon eksikliği gibi sorunlara yol açan rahatsızlık, yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkiler.

Yaşam kalitesini ne kadar olumsuz yönde etkilediğini uyku apnesi olan kişilere sorarsak net olarak anlayabiliriz. Yıllardır birçok hastayla görüştüm. Çoğu da ileri seviyede uyku apnesi hastasıydı. Bu kişilerin ortak şikayetleri horlama, gece sık tuvalete kalkma, yeteri kadar kaliteli uyku uyuyamama ve gündüz uykusuzluk olmaktadır. Ayrıca uyanamama sorunu da yaşarlar. Hasta kaliteli şekilde uyuyamadığı için çalışırken veya sosyal hayat içinde uykulu haliyle dikkat çeker. Uyuklama ve dikkat dağınıklığı nedeniyle bir süre sonra hayat çekilmez bir hal alabilir.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi genellikle horlama şikayetiyle ortaya çıkar. Günümüzde en ciddi sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilir. Uyku esnasında, özellikle üst solunum yollarının tıkanmasıyla nefes alamamaya neden olur. Ayrıca kişi uykudayken sinir sisteminin solunum kaslarını yeteri kadar kontrol edememesinden kaynaklı da oluşabilir. Her iki tipteki apne durumu birlikte veya art arda yaşanabilir. Bunlar uyku apnesinin çeşitleridir.

Vücutta oluşma nedenine ve şekline göre kategorilere ayrılabilen uyku apnesinin en çok görülen çeşidi tıkayıcı uyku apnesidir (OSAS). Tıkayıcı uyku apnesinin karakteristik özelliği solunum yollarında fiziksel bir tıkanıklığa neden olmasıdır. Bunun nedeni özellikle üst solunum yollarındaki dokularla ilgilidir. Bu konuda ameliyatla tamamen çözüm bulan hastalar olduğu gibi, ameliyat olup bir süre sonra tekrar uyku apnesi yaşayan kişiler de mevcuttur. Ameliyat olan birçok kişiyle görüştüm. Çoğu, bir süre hastalıktan kurtulduklarını ancak 1-2 yıl sonra tekrar aynı sorunları yaşadıklarını belirtiyorlar. Bunun dışında tamamen hastalıktan kurtulanlar da var. Ameliyatla tedavi kararını verebilmek için farklı birkaç uyku uzmanına muayene olmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Tıkayıcı uyku apnesinin, üst solunum yollarında oluşan fiziksel tıkanıklıktan kaynaklandığını belirtmiştim. Bunun sebebi çoğunlukla dil kökü, damağın yumuşak bölümleri ve bademcikler gibi dokular olmaktadır. Ayrıca farklı fizyolojik sorunlar nedeniyle de tıkanıklık oluşabilmektedir. Yer çekimi ve yaştan dolayı boyun bölgesindeki dokularda sarkma meydana gelebilir. Bu da tıkanıklığın artmasına neden olabilir. Özellikle yağlı ve kalın boyun yapısına sahip kişilerde tıkayıcı uyku apnesi daha fazla görülebilir. Tıkayıcı uyku apnesi oluştuğu anda solunum çabası devam eder. Kaslar, bir yandan beyinden gelen sinyaller nedeniyle soluk alıp vermeye çalışır, diğer yandan solunum yolunda oluşan tıkanıklık nedeniyle akciğerlere hava ulaşmaz. Bu nedenle beyin dokularına giden kanda oksijen oranı azalır. Beyin çoğu zaman bunu algılar ve uyku derinliğini azaltarak solunumun tekrar normal hale dönmesini sağlamaya çalışır. Kişi bu durumda genellikle yüksek sesli bir homurdanmayla birlikte eski şekilde nefes alıp vermeye devam eder. Hasta çoğu zaman tamamen uyanmaz ve solunum normale döndüğünde uykusu tekrar derinleşmeye başlar. Bazen uyku derinliği, bazen de yatış pozisyonundan dolayı tüm gece boyunca defalarca solunum durması yaşanabilir. Yeterli süre derin uykuda kalamayan kişi uyandığında kendini dinlenmiş olarak hissetmez.

Uyku Apnesi Nedir?

Tıkayıcı uyku apnesinin tedavisi için birkaç yöntem vardır. Bunlardan bir tanesi az önce belirttiğim ameliyat yöntemidir. Diğeri ağız içi aparatlardır. Bu aparatlar alt çeneyi öne çeker ve solunum yolunun açık kalmasını sağlar. Genellikle hafif ve orta dereceli uyku apnesi sendromunun ve horlamanın tedavisinde etkili olduğu söylenmektedir. Üçüncü yöntemse PAP (positive airway pressure) tedavisidir. PAP tedavisi diğerlerine göre daha etkin olduğu için daha çok kullanılmaktadır ve en az yan etkiye sahip olandır. Doktorun önerdiği solunum cihazı hastalık devam ettiği sürece kullanılmalıdır. Bu tedavi yöntemiyle genellikle tamamen iyileşme olmaz. PAP tedavisi uygulanıyorsa kişi solunum cihazını yaşamı boyunca her uykuda kullanmalıdır. Bazı dönemlerde tedavi için ihtiyaç olan parametreler doktor tarafından değiştirilebilir. Bu durum hastanın fizyolojik yapısının ve hastalık seviyesinin değişmesiyle ilgilidir. Özellikle şişman olan uyku apnesi hastalarından bazıları kilo verdikçe hastalığın etkilerinin azaldığını belirtmektedir. Ayrıca cihaz kullanmaya başladıktan sonra kilo verebilen kişi sayısı da oldukça fazladır.

Çocukluktan itibaren yaşanan enfeksiyonlar üst solunum yollarının aşırı derecede yıpranmasına neden olabilir. Bu tip kişilerde tıkayıcı uyku apnesine neden olan sorunlar daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir. Hastalık sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da görülebilir. Yapılan araştırmalara göre dünya genelinde çocukların % 2’sinde uyku apnesi görülmektedir. Uyku apnesi bir sendrom hastalığı olduğu için farklı nedenlerle ve farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Her uyku apnesi belirtisinin sonucunda bu hastalık olmayacağı gibi, hastalık oluştuktan sonraki tedavi süreçleri de her hasta için farklı olabilir.

Uyku Apnesi Nedir?

Diğer uyku apnesi çeşidiyse sinir sistemiyle ilgili olan merkezi uyku apnesidir. Buna santral uyku apnesi (CSAS) de denir. Tıkayıcı uyku apnesine göre daha az görülür. Merkezi sinir sisteminin solunum kaslarına doğru şekilde sinyal gönderememesi nedeniyle oluşur. Kendi içinde sınıflandırılabilir. Primer santral uyku apnesi, Cheyne-Stokes solunumuna bağlı santral uyku apnesi ve benzeri birkaç çeşidi vardır. Ayrıca bunların tedavi yöntemleri de farklılık gösterebilir. Genellikle PAP (positive airway pressure) tedavisi uygulanır. Özellikle, PAP cihazlarından olan ASV adı verilen solunum cihazlarının kullanılması önerilir. Kullanılması gereken cihaz çeşidi ve parametreler bir hekim tarafından belirlenmeli ve hasta, doktorun belirlediği şekilde cihazı kullanmalıdır. Bunun dışında farklı tedavi yöntemleri de vardır. Santral uyku apnesinin tedavilerini şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Oksijen tedavisi
  • Karbondioksit inhalasyonu
  • Solunum stimülanları
  • PAP tedavisi
  • Frenik sinir stimülasyonu
  • Kardiyak müdahaleler

 

Bunlardan hangisinin ne şekilde uygulanacağı hastalığın durumuna göre hekimler tarafından belirlenir.

Uyku apnesinin neden olabileceği birçok rahatsızlık söz konusudur. Bunlardan birisi hipertansiyon hastalığıdır. Hipertansiyon ile uyku apnesi arasında direkt bir ilişki tespit edilmemiş olmasına rağmen apne hastalarının % 35’inde hipertansiyon bulguları görülür. Bu da dolaylı şekilde etkisi olduğunu göstermektedir. Uyku apnesi bir sendrom hastalığı olduğu için, farklı rahatsızlıklar bir araya geldiğinde nasıl bu hastalığı oluşturabiliyorsa, uyku apnesi olan kişide de farklı hastalıklar görülebilir. Oksijensiz kalan ve uykusunu tam olarak alamayan kişilerde stres artar ve bu nedenle farklı hastalıklar ortaya çıkmaya başlar. Bunlardan bazıları kanser, diyabet, obezite gibi kronik hastalıklar olmaktadır.

Uyku Apnesi Nedir?

Alınacak basit tedbirlerle uyku apnesi ve buna bağlı sorunların etkilerini azaltmak mümkündür. Bunlardan en önemlileri fiziksel aktivitenin ve sağlıklı beslenme kültürünün hayatımızın odak noktasında olmasıdır. Bunun için zaten hasta olmaya gerek yok, herkesin uygulaması gereken bir standarttır. Ancak toplum olarak nedense uygulamıyoruz. Kilonun normal seviyelere inmesiyle birlikte hastalığın neden olduğu sorunlar azalmaya başlayacaktır. Ayrıca alkol ve sigara kullanımı da bu hastalığı olumsuz şekilde etkilemektedir. Sırt üstü yatmamak ve uygun yastık seçimi belirtilerin azalmasına yardımcı olabilir.

En Sık Görülen Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku boyunca solunumun sıklıkla durması bu hastalığı işaret eden en önemli bulgudur. Ayrıca bu duruma çoğunlukla horlama da eşlik eder. Uyku sırasında huzursuzluk, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, terleme ve horlama uyku apnesi belirtileri arasındadır. Uyku sonrasındaki belirtileriyse baş ağrısı, uyuklama, depresyon, konsantrasyon eksikliği ve uykudan yorgun uyanma olabilmektedir. Uykuda ani ölümlerin ve kalp krizinin bu hastalıktan kaynaklanabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca kilo vermede yaşanan zorluğun altında da uyku apnesi olabileceği göz ardı edilmemelidir. Özellikle uyku esnasında vücuttaki oksijenin azalması nedeniyle yağ yakımı azalacaktır ve oksijensizlikten dolayı stres oluşacaktır. Bu nedenle de kişi kilo veremeyebilir, hatta vücuttaki yağlanma artabilir.

    Sizin desteğinizle güçleniyoruz. Sosyal sorumluluk projelerimizi, hizmetlerimizi ve ürünlerimizi daha çok kişiye ulaştırabilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

    Bilgi İste

    Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi istiyorsanız aşağıdaki formu doldurun ve butona basıp lütfen bekleyin. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Bilgi hizmetimiz ücretsizdir.

    Ad soyad (gerekli)

    Telefon (gerekli)

    E-posta (gerekli)

    Butona 1 kere basıp bekleyin.