Tıbbi Cihaz

Tıbbi Cihaz

Gelişen Teknoloji ve Tıbbi Cihazlar

Sürekli gelişen teknoloji sayesinde, insanların hayatını birçok alanda kolaylaştıran yeniliklerle karşılaşıyoruz. Eğitimden, ticarete, sanayiden bilime ve sağlığa kadar birçok yenilik olduğunu görüyoruz. 25-30 yıl önce Türkiye’de bilgisayarlar ancak bazı üniversitelerde ve kamuya ait bazı kuruluşlarda bulunuyorken, artık neredeyse her evde birkaç bilgisayar bulunur hale geldi. Ülkemizde 16-74 yaş arasında bilgisayar kullanan kişi sayısının nüfusun % 49,9 oranında olduğu TÜİK verilerinden anlaşılmaktadır ki bu bilgi birkaç yıl öncesine aittir. Günümüzde daha yüksek oranda bilgisayar kullanımı olduğu aşikardır. Aynı durum sağlık alanında da görülmektedir. Teknoloji geliştikçe, tıbbi cihazlar evlerde dahi yoğun şekilde kullanılabilir hale gelmiştir.

Eskiden sadece hastanelerde görebildiğimiz bazı tıbbi cihazları artık evlerimizde de kullanabilir hale geldik. Hatta giyilebilir teknolojilerin gelişmesiyle bazı cihazları sürekli yanımızda taşıyabiliyoruz ve 24 saat kesintisiz kullanabiliyoruz. Özellikle kronik hastalıklar söz konusu olduğunda bu cihazları akıllı telefonlara bağlayarak kendimizin veya akrabamızın sağlık verilerini anlık takip edebiliyoruz. Benzer şekilde, hastanelerde bulunan bazı cihazlar da uygun donanım ve yazılımlar sayesinde doktorların cep telefonlarından veya tabletlerinden takip edilebiliyor. Giyilebilir teknolojiler birkaç yıldır dünyada gelişiyor ve bunun sağlık alanına katkılarını hayatımızdaki örneklerle görebiliyoruz.

Tıbbi Cihaz

Sağlık Sektöründe Tıbbi Cihazlar

Sağlık sektörü, gerek tanı gerekse tedavi de, teknolojiye en çok ihtiyaç duyan sektörlerin başında gelmektedir. Dünyada sağlık teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırımların yapıldığını söyleyebiliriz. Örneğin, 2010 yılı verilerine göre 889 milyar dolarlık pazar payı ile ilaç sektörü, 250 milyar dolarlık pazar payı ile tıbbi cihaz sektörü rekabetin ve yatırımın yoğun olduğu iki alandır. 2017 yılında ise ilaç sektörünün payı 1.1 trilyon doları geçmiştir. 2018 yılı için tıbbi cihaz sektörünün pazar payının 490 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Bu veriler ve tahminler ışığında yatırımların ve tüketimin ne kadar büyük olduğunu net olarak görebiliyoruz.

Tüm ilaçlar için geçerli olmasa da bazı ilaçları üretebilmek için 10-15 yıllık bir süreye ve milyarlarca dolarlık kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Tıbbi cihaz alanında üretim ve geliştirme süresi ilaç kadar fazla değildir. Ayrıca yeni cihazların piyasadaki ürün yaşam döngüsü yaklaşık 18 ay civarında olduğu için, tıbbi cihaz sektörünün teknolojik gelişmelere daha fazla ihtiyacı vardır. Tanı ve tedavi süreçlerini de ele alarak ilaç sektörüyle karşılaştırma yapmaya ve bu sayede sağlık alanında tıbbi cihazların ne kadar hacimde olduğunu göstermeye çalıştım.

Türlerine Göre Tıbbi Cihazlar

Tıbbi cihazlar, ileri teknoloji gerektiren nitelikli ve ileri teknoloji gerektirmeyen geleneksel olarak iki gruba ayrılmaktadır. Geleneksel ürünler daha kolay temin edilebilir olup, ucuz ve maliyeti düşük ürünlerdir. Nitelikli tıbbi cihazlar, daha çok teknoloji gerektiren, ar-ge ve birim maliyeti yüksek, hem teşhis hem de tedavide kullanılabilen karmaşık cihazlar olup ultrasonografi, MR, tomografi, elektrokoter ve mekanik ventilatör gibi cihazlar örnek gösterilebilir.

Tıbbi cihazların teknolojik olarak gelişmesi sayesinde hastaların hastanede geçirdiği süre azalmaktadır. Bu durum hem cihazların yaygın bir şekilde kullanılması hem de işlemleri daha kısa sürede tamamlıyor olmasından kaynaklanır. İleri teknoloji tıbbi cihazlar ile hastalıklar daha kısa sürede teşhis edilebilir ve daha çok sayıda hastaya tedavi olanağı sunulabilir.

Hastanelerde kullanılan ileri teknoloji tanı ve tedavi cihazları:

  • Tıbbi görüntüleme sistemleri
  • Ameliyathane ve solunum cihazları
  • Biyokimya, moleküler biyoloji, hematoloji, genetik ve mikrobiyoloji cihazları
  • Biyolojik sinyal izleme cihazları
  • Radyoterapi sistemleri
  • Fizik tedavi cihazları
  • Optik tıbbi cihazlar
  • Sterilizatör ve etüv cihazları
  • Diş, KBB ve göz üniteleri
  • Ses ve işitme cihazları
  • Cerrahi aletler
  • Tıbbi gaz sistemleri
  • Hemodiyaliz cihazları, su sistemleri (deiyonize, distile, revers ozmoz)
  • Tek kullanımlık sarf malzemeler
  • Protez ve ortezler

 

Tıbbi Cihaz

Türkiye’de Tıbbi Cihaz Durumu

9 Ocak 2007 tarih ve 26398 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tıbbi cihaz tanımı şöyledir. “İnsan üzerinde bir hastalığın, yaralanmanın, sakatlığın tanısı, tedavisi, izlenmesi ve kontrol altında tutulması, hafifletilmesi veya mağduriyetin giderilmesi, anatomik veya fizyolojik bir işlevin araştırılması, değiştirilmesi veya yerine başka bir şey konulması, doğum kontrolü veya sadece ilaç uygulamak amacıyla üretilmiş, tek başına veya birlikte kullanılabilen, amaçlanan işlevini yerine getirebilmesi için gerekiyorsa bilgisayar yazılımı ile de kullanılan ve cansız hayvanların dokularından da elde edilen ürünler dahil olmak üzere, her türlü araç, alet, cihaz, aksesuar veya diğer malzemeleri ifade etmektedir.”

Bu tanıma bağlı kalarak değerlendirme yaparsak ülkemizdeki tıbbi cihazların % 85’lik gibi büyük bir bölümünün yurt dışından ithal edildiğini görmekteyiz. Ülkemizde üretilen tıbbi cihazlar pazarımızın % 15’ine hitap etmektedir. Ayrıca üretim yapan 1000’in üzerinde firmanın % 70’i tıbbi ürünleri ihraç etmektedir. Dünyada tıbbi cihaz pazarını elinde bulunduran ülkeler sırasıyla ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Çin, Kanada, Rusya, İspanya ve İsviçre’dir.

Gelişmiş ülkelerin sağlık kurumlarında ileri teknoloji cihazlar yoğun olarak kullanılmaktadır. Bunun en önemli sebebi, devletin sağlık harcamaları için ayırdığı bütçenin yüksek olmasıdır. Cihaz üretimi yüksek standartlara bağlı olup, sürekli işleyen bir denetim mekanizmasına tabidir. Üretilen yüksek teknolojili tıbbi cihazların üretiminin ve kullanımının desteklenmesiyle bu ülkelerde bulunan tıbbi cihaz sektöründeki firmaların büyümelerine imkan sağlamaktadır. Örneğin Çin’i ele alırsak, Çin’de 60 yaş üstü 160 milyon kişinin yaşadığı, bu sayının 2020 yılında 240 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Artan yaşlı nüfus nedeniyle sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Mevcut durumda Çin’de bulunan tıbbi cihazlar 1970’li yıllardan beri kullanılmaktadır. Cihazların eski olması ve artan yaşlı nüfus nedeniyle sağlık hizmetlerindeki kalite ve hız gün geçtikçe azalmaktadır. Bu sebeple, son yıllarda Çin’de sağlık sistemi reformu için büyük bir bütçe ayrılmıştır. Bu durum, sektörde bulunan tıbbi cihaz firmaları için pazar paylarının büyümesi anlamına gelmektedir.

Tıbbi Cihaz

İleri teknoloji tıbbi cihazların yatırım maliyetlerinin çok yüksek olduğunu biliyoruz. Ülkemizdeki hastanelerin de bu yatırımları yapması hem bütçe hem de hizmet maliyetleri bakımından kolay değildir. Ülkemizde bulunan hastanelerin büyük bölümü kamuya aittir. Bu açıdan bakıldığında devlet için ciddi maliyetler söz konusu olmaktadır. Son yıllarda özel sektörün bu konuda gerçekleştirdiği yatırımlar hizmetlerin sunulmasını daha kolay ve pratik hale getirmektedir. Sürekli olarak yeni hastanelerin açılıyor olması tıbbi cihazlarda dışa bağımlılığın önüne geçmez; aksine, ülkedeki insanların sağlık hizmetlerinden daha çok faydalanmasını sağladığı için ithalatı daha çok arttırır. Dışa bağımlılığı azalmak içinde ülkemizdeki tıbbi cihaz üretiminin artması gerekir. Sadece cihazların üretiminin artması da yetmez; üretimde kullanılan ham madde, elektronik parça ve yazılımlarla ilgili dışa bağımlılığı da azaltmamız gerekir. Ayrıca üretimle birlikte satış ve servis ağının da güçlü olması şarttır. Aksi halde üretim için yapılan yatırımların maddi olarak geri dönüşü yeterli seviyede olmaz ve ürünleri geliştirebilmek için gereken “tüketici taleplerinden” mahrum kalırız.

Tıbbi cihazlar dikkate alındığında teknolojik gelişmeler ne kadar önemli olsa da, doğru teknolojinin seçimi de önemlidir. Yanlış tercih durumunda ayrılan bütçenin israf olması söz konusu olabilir. Tıbbi cihazların çeşitliliği, beraberinde bazı riskleri de getirmektedir. Hangi cihazının hangi durumda kullanılacağının iyi belirlenmesi gerekir. Örneğin doktorların uzun yıllar önce el yordamı ile anlayabildiği kırık, çıkık, iç organ rahatsızlıklarını artık radyoloji cihazlarıyla hızlı şekilde tespit edilebiliyoruz. Ancak bu cihazlar radyasyon yaymaktadır ve hastanın gereksiz radyasyona maruz kalmaması için doğru şekilde kullanılması önemlidir.

Medikal alanındaki teknolojik ilerlemelerin hem ilaç hem de tıbbi cihazlar açısından önemi azımsanamaz. Devletin sağlık alanına yapacağı bütçe yatırımlarının artmasıyla ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren firmalar için yeni pazarlar oluşacaktır. Bu sayede sektörün büyümesine katkı sağlanacaktır. Ayrıca bu gelişimin, dünya pazarında ülkemiz için rekabet gücü kazandıracağı unutulmamalıdır.

Kaynaklar

https://www.titck.gov.tr/Dosyalar/TibbiCihaz/ProjeveStrateji/T%C4%B1bbi%20Cihaz%20Sekt%C3%B6r%20Stratejisi%20Belgesi%20ve%20Eylem%20Plan%C4%B1%2025.11.2015.pdf

https://assets.kpmg.com/content/dam/kpmg/tr/pdf/2018/01/sektorel-bakis-2018-ilac.pdf

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/225561

http://www.seis.org.tr/docs/daha-cok-uretmeliyiz/kalkinma-plani/tibbi-cihaz-ve-tibbi-malzeme-calisma-grubu-raporu.pdf