Ana Sayfa » Blog Kategorisi: "Hastalıklar" » Evde Bakıma İhtiyaç Duyan Hastaların Şikayetleri Nelerdir?

Evde Bakıma İhtiyaç Duyan Hastaların Şikayetleri Nelerdir?

Evde bakılan hastaların ve ailelerinin farklı ihtiyaçları olur. Bu ihtiyaçlardan en önemlileri, hasta bakımıyla ilgili doğru bilgilere ulaşabilmek ve devletin sağladığı sosyal imkanlardan faydalanabilmektir. Hasta bakımıyla ilgili doğru bilgilere ulaşabilmek için de öncelikle doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak gerekir. Devletin sağladığı sosyal imkanlardan faydalanabilmek içinse sağlık kurumlarının değişen mevzuatları yakından takip edilmelidir. Doğru bilgiyi içeren doğru kaynaklara ulaşmak günümüzde biraz “şans işi” haline dönüşmüştür. Sürekli değişen mevzuatları takip edebilmek ve yeniliklere uyum sağlayabilmek hem hizmet verenler hem de hizmet alanlar için sorun oluşturmaktadır. Sağlık sisteminde yapılmaya çalışılan iyileştirmeler güzel ve umut vericidir, ancak yetersizdir. Peki neden yetersizdir? Aslında bunun cevabı çok zorlanmadan verilebilir. Belki de ihtiyaçlar ve şikayetler toplu bir şekilde ilgili kurum ve kuruluşlara iletilmiyordur. Mevcut koşulları göz önünde bulundurarak, yaşadığınız sorunları ve düşüncelerinizi bizimle paylaşmanızı rica ederiz. Mesajlarınızı bu sayfaya ekleyerek şikayetlerin hepsini tek noktada toplayabilir ve böylece yetkililerin dikkatini çekmesini sağlayabiliriz. Önceden gelen mesajları da bu sayfada inceleyebilirsiniz.

Bizimle Paylaşın »

İnsanlar, isteklerini ve sorunlarını birçok farklı platformda birbirleriyle paylaşmaya devam ediyor. Bazı sorunlar gerek ailenin kendi yöntemleriyle gerekse devlet kurumlarının imkanlarıyla çözülebiliyor. Böylece ihtiyaçların bir kısmının karşılanması mümkün olabiliyor ancak bilgi eksikliğinden dolayı nereye nasıl başvurulacağı bilinmiyorsa çözüm bulabilmek de oldukça zorlaşıyor. Benzer sorunları yaşayan kişilerden fikir almak ve tecrübelerini öğrenmek faydalı oluyor. Böylece hem yalnız olmadığımızı hissediyoruz hem de çözüme daha hızlı ulaşabiliyoruz.

Bir yandan hastamızın sağlık sorunlarıyla ilgilenirken bir yandan da Whatsapp, Facebook, Twitter ve Change.org gibi internetteki birçok sosyal medya platformundan sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ayrıca ilgili devlet kurumlarına bireysel olarak dilekçelerle de başvuru yapıyoruz (çoğu zaman bunu bile yapmıyoruz maalesef). Bu çabalarımız parçalar halinde olunca istediğimiz etkiyi oluşturamıyoruz. İhtiyaçlarımızı tam anlamıyla muhataplarına aktaramıyoruz ve çözüm bulamıyoruz.

Hepimizin bildiği “Damdan düşen, damdan düşenin halini bilir.” diye bir atasözü var. Kısaca, evde hastasına bakan ailelerin sorunlarını yine aynı durumda olan aileler gerçekten anlayabilir. Belki de, şikayette bulunduğumuz konular bunları çözüme kavuşturabilecek kişiler tarafından tam anlamıyla bir sorun olarak algılanmıyor olabilir. Yaşadığımız problemin aslında bizim bilmediğimiz bir çözümü de olabilir.

İsteklerimizi, ihtiyaçlarımızı, şikayetlerimizi ve sorunlarımızı tek bir noktada paylaşıp tartışırsak ve anlaşılır bir şekilde listeleyebilirsek lazım olan bilgilere daha rahat ulaşabiliriz. Ayrıca yapacağımız başvurular için referans gösterebileceğimiz bir yer olur. Bu sayede, oluşturacağımız farkındalığın anlamı ve etkisi artar.

Bizimle Paylaştığınız Mesajlar

22.03.2017 – CEVDET MELANKO – Babama bakıyorum. İyi beslenmesi lazım. Ancak bunun için maddi durumum yok. İlaç yardımları alıyoruz. En azından ilaçlar için ödediğimiz para yok. Ama hasta için iyi bir beslenme programı uygulanması lazım diyorlar. Bunun nasıl olacağını anlatmıyorlar. Devletin bu tür bir destek de sağlaması lazım. En azından beslenmenin çok önem arz ettiği hastalar için beslenme desteği verilmesini istiyoruz. Aynı ilaç desteği gibi bir şey bu. Çok önemli. Bazen ilaçlardan daha önemli hale geliyor beslenme. Böyle bir durumda ilaç desteğinin beslenme desteği olarak kullanılabilmesi lazım. Daha esnek çözümler bekliyoruz. İyi beslenmesi lazım ama paramız yetmiyorsa nasıl olacak?

29.03.2017 – RAZİYE DAMLA ONAN – Hastamız yıllardır yatalak ve hiçbir yerini kıpırdatamıyor. İki yıl geçerli raporları var. Rapor süresi bittiğinde ilaç ve medikal ürün alamıyoruz çünkü raporun yenilenmesi gerekiyor. Doktor yıllardır hareket edemeyen hastamızı her rapor yenileme işleminde görmek istiyor. Özel ambulans çağırıyoruz, bir sürü sorun yaşayarak hastayı hastaneye götürüyoruz sonra eve tekrar getiriyoruz. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Artık para dayanmıyor. Çaresiz kaldım.

01.05.2017 – DENİZ YAZICI – Evde hasta babama bakıyorum. Belediyeler ve diğer sağlık kurumları tarafından verilen tıbbi destekler iyi. Hekim ve hemşire gibi destekler konusunda birçok yardım var. Çoğu ilacı bulmak kolay ama bazılarını yine de bulamıyoruz. Evde hasta bakarken, hastanın iyi beslenmesinden ev ortamının hasta ihtiyacına göre olmasına kadar önemli olan bazı şeyler var. Evde her türlü tıbbi destek alınıyor. Ancak evin ortamı da hasta için önemli değil midir? Kayma, düşme ve kazalar hala yaşanabiliyor. Hastaya karşı ilgisiz kalınabiliyor. Bu nedenle evdeki odalardan birinin hastanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yapılması şarttır. Bu yönde bir çalışma bekliyoruz. Buna ihtiyacı olan birçok hasta ve evde hasta bakmak zorunda olanlar var. Daha ergonomik koşullar içerisinde babama bakmak istiyorum. Ona uygun bir tuvalet, yatak, kendini huzurlu hissedeceği bir oda gerekiyor. Bunun için maddi destek lazım. Asgari maaşlı biri için böyle bir oda dizayn edebilmek mümkün değil. Yardım bekliyorum. Yine de devlete teşekkür ediyorum. Sağlık hizmetlerinin daha iyi olması istiyorum.

13.05.2017 – ŞAKİR VEFALI – Evde yaşayanlardan çoğu çalışıyor. Hasta annemin başında her zaman birinin durması şart. Bunun için de hemşire veya hasta bakıcı gibi destekler istiyoruz. Çalışmak için evden çıkınca komşulara saat başı bakmaları için ricacı oluyorum. Ancak nereye kadar. Bazen bu da olamıyor. Arada bir akrabalara yalvarıyoruz. Ama herkesin sonuçta işi oluyor. Hasta bakıcılığı işi yapanların en azından evde olmadığımızda bize destek olması lazım. Bunun için de maddiyat lazım. Bu herkeste olan bir şey değil. Devletten buna yönelik destekler istiyoruz. Birçok desteğin verildiği söyleniyor ama bunlardan nasıl yararlanacağımızı bilmiyoruz. Haberleri çok izlerim ama henüz duymadım. Bakıcı desteğinin olduğunu düşünmüyorum. Sadece eve gelip giden hekim ve hemşireler var. Bunlar ayrı bir şey. Bakıcının biz evde olmadığımız iş saatlerinde hastaya bakması lazım.

03.06.2017 – ERCAN AKSUN – Yıllardır medikal ürünlere yapılan kurum ödemesi aynı. Ürün fiyatları çok yüksek. SUT artık değişmesi gerekiyor.

17.06.2017 – KAZIM BOZ – Psikolojik destek de lazım oluyor. Hekim ve hemşire desteklerinin yanında psikolojik destek de lazım. Evdeki hastalar için en önemli desteklerden biri bu bence. Çünkü kendisini fazlalık olarak görebiliyor ve çevresindekilerin zorla ilgilendiğini düşünüyor. Özellikle gençlerin yaşlılara yönelik tutumlarından dolayı bu tür düşüncelerin oluşması çok doğal. Yaşlılar oldukça hassas, üstüne üstlük kronik bir takım rahatsızlıkları bulunanlar çok daha hassas bir yapıya sahipler. Bunlara yönelik psikolojik destek lazım. Hekim ve hemşire desteği yetmiyor. Evde hasta bakımı konusundaki yönetmeliklerde bu var ancak her hastanede yeterli kadro bulunmadığı için evde hasta ziyaretlerinde sadece doktor ve hemşireler oluyor. Psikoloji uzmanlarının bu tür ziyaretlere katılması ve ziyaret aralıklarının da sıklaşması gerekiyor. Hasta kişiler için moralin ne derece önemli olduğunu herkes bilir. Hastaların moralini düzeltecek iletişimin kurulması için psikoloji uzmanlarına çok ihtiyaç var. Onların morali düzgün olunca evde hastaya bakanların morali de düzgün olabilir. Pozitif enerji daha rahat etmelerini sağlayabilir.

01.07.2017 – SEDEF ÖZAY – Paramız ve sabrımız kalmadı. Dayanamıyorum.

14.07.2017 – MAZLUM GENEL – Hasta karyolası evde bakılan hastalar için en önemli cihazlardan bir tanesi ancak SGK bu ürüne ödeme yapmıyor. Hastanın ihtiyacına göre 2, 3 veya 4 motorlu karyolanın bedelsiz şekilde verilmesi gerekiyor.

25.08.2017 – SELAMİ ALTIN – Hastayı gezdiremiyoruz, hava alması gerekiyor ama zamanımız yok. Evde hasta bakıyorsanız ve bir yandan da çalışmanız gerekiyorsa işler oldukça zordur sizin için. İş hayatı, ev işleri ve bir de ilgilenmeniz gereken hasta varsa, hayat oldukça zorlaşıyor. Hasta babamın gezdirilmesi lazım. Ancak evde bunu yapabilecek kimse yok. Herkes çalışıyor. Hasta bakıcı da tutamıyoruz. Babamın ayakları da iyi değil zaten. Binadan indirilmesi veya çıkarılması gibi durumların dikkatli yapılması gerekiyor. Hastaların gezdirilmesi, sosyalleşmesi açısından bir programın uygulanması lazım. Bu onlara oldukça iyi moral olabilir.

28.08.2017 – LEYLA İPEK – Çalışmak zorundayım, aynı zamanda da hasta anneme bakıyorum. Evde hasta bakımı konusunda en çok zorlananlar kadınlardır. Çünkü bu konuda erkekler çok fazla sorumluluk almaktan kaçıyor. Her şey kadınlara kalıyor. Ev işlerini mi yapacaksın, yoksa hasta olan annenle mi ilgileneceksin? Hepsini birden yapmaya kalkınca vücut dirençsiz kalıyor. Aynı zamanda da çalışmak durumundayım. İşi bıraksam, kira, bakım masrafları, elektrik, su derken evin düzeni hepten berbat olacak. Artık buna bir el atılması gerekir. Evde hasta bakımı yapanlara ücret verilmesi lazım. Bu tür yardımların olduğu söyleniyor ancak evin geçimi için ne kadar yeterli olacak verilen para? Evde kadının çalışmadan hastasına bakabilmesi için iyi bir ücret ve sigorta alması gerekir. Yoksa ekonomik sorunlarla başa çıkmak ve aynı zamanda hastaya bakmak pek mümkün değil. Babaanneye torununa bakıyor diye para verileceğine hasta bakan kadınlara daha çok para verilmeli.

14.09.2017 – MEHMET KAMİL – Hasta için ergonomik bir ortam hazırlanması için destekler lazım. Kimse anne ve babasını hastane köşelerinde bırakmak istemez. Evde bakımını kendisi üstlenir. Bu bizim aile yapımızda var zaten. Ancak ev ortamı hastanın sağlığı açısından hiç de iyi değil. Herkes zengin değil ki özel hemşire tutsun, mükemmel bir oda yapsın. Hasta olan evlerin bir odasının hastaya uygun hale getirilmesi için devlet tarafından destek verilmesini istiyoruz. Devlet gelsin baksın, evde hasta var ve bunun bakıma ihtiyacı var. Bundan sonra da, hastanın kaldığı bir oda için ergonomik bir yatak veya bir hasta odasında olması gereken ne varsa bunları yapsın. Böylece aileler de hastada da rahat eder. Ev ortamı hasta için daha güvenli bir hale gelmiş olur. Bazı evlerde oda bile yok. Hastalar oturma odasında koltukta yatıyor. Tuvaletler de uygun olmayabiliyor. Hasta için tuvalet yapılması verilen destekler arasında olmalı.

09.11.2017 – MUSTAFA TURAN ERGE – Ürün satın alırken çok fark ödemek zorunda kalıyoruz. Bazı ürünlere hiç destek yok. Yıllarca sigorta primi ödedik. Ürünlerin tamamı kurum tarafından karşılanmalı.

19.11.2017 – ŞENOL MERTSOYLU – Hastaneden çıktık eve geldik nasıl aspirasyon yapacağımıza dair bilgimiz yoktu. Trakeostomi kanülü nasıl değiştirilir bilmiyorduk. Cihazlar sürekli alarm veriyordu. Çıldırmak üzereydik. Bir gün dayanabildik ve hastayı tekrar hastaneye kaldırdık.

04.12.2017 – AHMET ERSAN – Evin ortamı hasta kişiler için sağlıklı değil. Hasta kadınların bakımı için evlerin tercih edilmemesi lazım. Birçok kaza meydana geliyor. Üstelik bilmeyen biri için hasta kişiyle ilgilenmek oldukça zor. Yanlış uygulamalar yapılabiliyor. İlaçlar yanlış şekilde verilebiliyor. Bazen ev ortamında hijyene de dikkat edilmeyebiliyor. Bu durum hastanın daha çok hasta olması anlamına geliyor. Bu işi bilenler var. Onların hastanede bakım yapmaları lazım. Belediyeler tarafından hasta bakılan evlere hemşirelerle ve doktorlarla ziyaret gerçekleştiriliyor. Ancak bunlar oldukça yetersiz ve her belediye tarafından uygulanmıyor. Yetkililerin daha çok denetim yapmasını ve hasta bakan ailelerle ilgilenmesini istiyoruz. Sonuç olarak yapılması gerekenler belli. Evde hasta bakımı kolay değil. Devletin evde bir takım incelemeler yapması lazım. Ev ortamı hasta bakımı için uygun değilse bunun düzenlenmesi için destek vermesi şarttır. Aksi durumda hastaların hayatı tehlikeye atılıyor veya umursanmıyor gibi bir durum ortaya çıkar. Eve gelen hekim ve hemşire ziyaretleri yetmiyor. Daha fazlası gerekir. Evin hasta bakımı için dizayn edilmesi çok önemli bir konu ve buna el atılmasını istiyoruz. Birçok kişi de bu yönde istekte bulunmuş zaten.

06.02.2018 – REYHAN AKKAYA – Yazacağım çok şey var ama yazamıyorum. Artık gücüm kalmadı. Herkes terk etti. Hasta anneme sadece ben bakıyorum.

17.03.2018 – AYTUNÇ MİRAL – Birkaç hastalıkla birden uğraşmak durumunda kalıyorum. Evde hasta bakımında en çok zorlandığım durumlar hasta annemin birden fazla kronik rahatsızlığa sahip olmasından kaynaklanıyor. Ben doktor değilim, hemşire de değilim. Bazen yanlış beslenmeden dolayı sorunlar yaşıyoruz. Bu durumda ne yapacağımı bilmiyorum. İlaç kullanımında da sıkıntılar oluyor. Devlet tarafından hemşire desteğinin verilmesi gerekir. Hemşire ve doktor kontrollerinin daha çok sıklaşması gerekir. Arada bir geliyorlar ancak yetersiz. Hastayla ilgilenen mobil ekiplerin her ilçede olması lazım. Mobil ekiplerin sürekli gezmeleri gerekir. Hasta bakımı yapılan evlerdeki durum nedir, sağlık sorunlarında bir ilerleme var mı yok mu kontrol edip raporlamaları gerekir. Hastaneden gönderdikten sonra ne olursa olsun bizi ilgilendirmez havası doğru değil. Gösteriş için yapılan kontroller de var. Biz her gün uğraşıyoruz ve tedirgin olduğumuz zamanlar da oluyor. Bu işin eğitimini almış değiliz sonuçta. Haftada en az iki kez mobil ekiplerin sağlık kontrolü için gelmesini istiyoruz.

24.04.2018 – LEVENT ŞAHİN – Evde bakılan hastaları birkaç şekilde ayırabiliriz aslında. Örneğin, kronik hastalığı olan ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen hastalar var. Onun dışında hasta olup cihazlara bağlı yaşayan ve kısıtlı şekilde hareket edenler var. Hasta olup tamamen yatağa bağımlı olan ve cihaz kullananlar var. Örneğin, belden aşağısı tutmayan tekerlekli sandalye kullanan kişiler var. Bunun gibi çeşitlendirmek mümkündür. Hepsinin farklı ihtiyaçları var. Mesela apartman dairesinde oturuyorsa ve asansör yoksa hastanın dışarı çıkması büyük bir sorun. Asansör olsa bile tamamen yatalak birinin dışarı çıkartılması çok zor bir işlem. Tekerlekli sandalye kullanan bir birey ancak asansörlü ve uygun şekilde rampası olan bir apartmanda rahat edebilir. Apartmanların çıkışına uygun şekilde dayanıklı rampalar yapılması gerekiyor. Asansörden tekerlekli sandalyeyle inen kişi bu rampayı kullanarak apartmandan çıkabilir. Ayrıca bu kolaylık tüm kamu binalarında da sağlanmalı. Engellilerin hala zorlanarak ulaşabildiği kamu alanları var. Devlet daireleri gibi yerlere gitmeye çekiniyorlar. Eğer uygun yapılar yoksa bir engellinin işlerini halletmesi çok zor oluyor. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sonuçta engelliler de bu devletin vatandaşı.

28.04.2018 – TUNCAY NİYAZ – Gençler çok ilgisiz ve bu durum hastaları rahatsız ediyor. Evde hasta bakıyorum ama zamane gençleri büyüklerine karşı çok ilgisiz. Bu durum hasta tarafında kırgınlığa neden oluyor. Birilerinin okulda yaşlılığın ne anlama geldiğini ve neden yaşlılara hürmet edilmesi gerektiğini anlatması lazım. Ancak yeni nesil sosyal medyadan kafasını kaldıramıyor. Narkoz yemiş gibiler. Yarın hepimiz yaşlanacağız. Fakat elimizden tutan bir nesil kalmayacak gibi görünüyor. Aile kavramı diye bir şey kalmadı. Okullarda ne okutuluyor? Biraz daha büyüklere saygı ve sevgi duyulmasını istiyoruz. Bunun için de okullarda eğitimlerin verilmesi şart.

15.07.2018 – ALİ ÇİFTÇİ – Devletimiz gerekli yardımları şikayet olursa yapıyor maalesef. Keşke insanlar isyan etmeden önce problemler çözülse.

27.09.2018 – SUAT BİRCAN – Tüm mesajları okudum. İçtenlikle katılıyorum. Hastamla birlikte üç aydır yaşadığım sorunlarla ilgili pek çok bilgiye tesadüfen ulaştım. Sizin deyişinizle “damdan düşenlerin” kendi kaderleriyle baş başa bırakıldığını yaşayarak öğrendim. Bu bakımdan bizler için çok değerli bir hizmetin öncülüğünü yapıyorsunuz. Size minnettarız. Kurumunuzdan temin ettiğim ürünlerden ve gösterilen ilgiden de ayrıca memnun olduğumu belirtmek isterim. Saygılar sunuyorum.

16.12.2018 – BÜŞRA AYDIN – Merhaba. Öyle bir dönemdeyiz ki bazı fırsatçılar, hastaların zaaflarından ve bilgisizliklerinden yararlanarak nasıl olsa bilmiyor diyerek kandırıyorlar. Sayfanızı inceleyebildiğim kadarıyla hastalarınızı bilgilendirip yardımcı olmaya odaklı çalışıyorsunuz. Tebrik eder, iyi günler dilerim.

28.02.2019 – KEMAİL BADRUK – Öksürtme cihazı piyasada yok. Çok sıkıntı çekiyoruz. Kızım için hayati bir cihaz ama ne yazık ki alamıyoruz.

11.03.2019 – BEHSAT ÇUHADAR – Diyabetten dolayı eşimin bacağı kesildi. Daha birçok rahatsızlığı olmasına rağmen muhtaç raporu alamazsın dediler. Beş aydır mağdur durumdayım. Ne yapacağımı bilmiyorum.

02.04.2019 – MEHMET ÖZDEMİR – Merhaba. Annem rahmetli 79 yaşında, Babam rahmetli 83 yaşında, 1990 yılından bu yana Ankara’da yaşadığım evimizde kucağımda vefat ettiler. Allah gani gani rahmet etsin. Benim kızım yaşlı bakım uzmanı olarak yetiştiği için birbirimize yardım ederek ben, eşim ve kızım büyüklerimize hizmet ettik. En büyük sıkıntımız ilaç yazdırmak ve hastayı doktora götürmekti.

04.05.2019 – AYÇİL SALİK – Sağlık sistemi çökmüş. Evde Sağlık Hizmeti için geliyorlar, kan alma dışında yaptıkları bir şey yok. Annemin akciğerlerine mama kaçtığını hastanenin acilinde tesadüfen öğrendim. Hastaneye yatış yapıldı, ciğerler temizlenmeden doktor taburcu etti. Eve geldiğimizde annem tekrar fenalaştı. Başka hastaneye gittim ama kabul etmediler. Tekrar aynı hastaneye gitmek zorunda kaldım. Acile yatırdılar. 3 gün baktılar ama servise çıkarmadılar. Hastamı mecburen İstanbul’a götürdüm.

22.05.2019 – DERYA KAYA – Hastaların en büyük ihtiyacı kapsamlı evde bakım hizmetleridir. Kapsamlı evde bakım hizmetlerinden kastım şu anda ülkemizde var olan sistem ile kesinlikle örtüşmemektedir. Sağlık ekibi tarafından ihtiyaca göre günlük veya haftalık ev ziyaretlerinin yapıldığı, hastanın bakım ve tedavi ihtiyaçlarının evde giderildiği (en azından ev ortamında yapılabilecek olanların), rapor, reçete ve benzeri evrakların hastanın evinde hazırlandığı, evin fiziksel ortamının hasta ihtiyaçlarına göre düzenlendiği (engelli tuvaleti, kapı eşiklerinin kaldırılması, ayarlanabilir hasta yatağı temini gibi), bunun yanında hastanın ve ailesinin sıkıntısı olduğunda 7 gün 24 saat ulaşıp yardım isteyebileceği bir sistemden bahsediyorum. Ayrıca tedavisi tamamlanmış ancak şifa bulamamış (bulamayacak) hastaların (kanser, inme, terminal dönem hastası ve benzeri) semptomatik tedavilerinin ya da bakımlarının yürütülebileceği bakım evlerinin ülkemizde bulunmaması da büyük bir sorundur. Terminal dönemde olan ya da acılarıyla baş edemeyen hastalar kliniklerde yer bulamayıp kaderine terk edilmektedir. Ölüm süreciyle tek başlarına mücadele etmek zorunda kalmaktadır.

09.06.2019 – ALİ ERDEM – Merhaba. ICD kodları yanlış olmuş diye iki defa reçete yazdırdım ve raporu yeniledim. Yeni raporun hazırlanıp hazırlanmadığını nereden bileceğim. Ona göre reçete yazdırmam gerekiyor.

22.06.2019 – BAYRAM KAVUN – Merhaba. Hastamız halsiz. Kendi yemek yemiyor. Altına bez bağlıyoruz. Gözleri fazla görmüyor.

15.07.2019 – FATİH UÇURAN – İnsanlar hastalıklarını söylemek konusunda biraz çekiniyorlar. Sanki karşıdaki kişi bir şey der diye düşünüyorlar. Bir de doktorlardan utanma gibi bir durum söz konusu. Hastalığım duyulacak diye bir korku var.

23.08.2019 – HASAN SEYİT ABDULLAH – Öncelikle iyi günler. Vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim. Hastaların çoğunlukla sorun yaşadığı şey mevzuatların devamlı değişiyor olmasıdır. Bunun olmasının sebebi de insanların hasta bakım olayını kötüye kullanmaları olabilir. Sürekli değişim olması diğer hastaları ve hasta yakınlarını mağdur etmektedir. En büyük sıkıntı ise ventilatöre bağlıyken yoğun bakımdan çıkan hastanın rapor almak için tekrar hastaneye gitmek zorunda olmasıdır.

25.08.2019 – ALİ ÜLVİ BÜKRÜOĞLU – Merhaba. 3 inovatif ve yüksek teknoloji patenti bize ait yaşlı bakım destek makineleriyle bu sektörün dünya lideriyiz. Ülkemizde bu sektörle ilgili çok yanlışlar olduğu ve yetersiz olduğu fikrinize tamamen katılıyorum. Şehir hastaneleri harika bir proje fakat hizmet kısmında kaliteyi sağlayamazsanız bu harika proje bir anda prestijini yitirir. Dünyadaki örneklerinden bir tık daha yukarıda olmamız için elimizdeki avantajlı hizmetleri bu harika projeye ilave etmemiz gerekir. Yoğun bakımda veya odalarında yatan hastalara verilmesi gereken en önemli hizmet, yataklarından kaldırılmadan ozonlu sıcak su ile banyo hizmeti verilmesidir. Enfeksiyon kapma riski ozonlu su kullanıldığı için sıfırdır, ozonun hücre yenileyici özelliği sayesinde de açık yaralar çabuk kapanır, yatak yaraları varsa çabuk iyileşir ve yatak yarası oluşması önlenir. Fakat piyasada belgesiz taklit makinelerle dostane ilişkiler kurularak belediye ihalelerine giriliyor ve maalesef patent ihlali yapılarak bu makinelerin kullanıcılara zarar verecek şekilde kullanılmasına izin veriliyor. Bu belediye ihalelerini denetleyen hiçbir bakanlık yok. Hizmette kullanılan makinelerin belgeleri dahi yok. Ozon kullanmadıkları için aynı şişme küvet veya benzeri kapalı haznelerle hastalar banyo aldırılıp birbirlerine enfeksiyon bulaştırma riskini tetikliyor. Dikkat çekmek istediğim en önemli sorun, belediye ihalelerinde Evde Sağlık Hizmetleri ile ilgili hizmet alımlarındaki denetimsizliktir. Aslında anlatılacak birçok sorun ve hata var. Burada hepsinden bahsedemiyorum. Evde Sağlık Hizmetleri ihaleleri, bu hizmetle ilgisi alakası olmayan firmalara veriliyor. Millete verilen değer dost ve para ilişkilerinin önünde olmalı. Belediye ihalelerinde Evde Sağlık Hizmetleri ihaleleri ayrı ayrı konuları içermesine rağmen adrese teslim olabilmesi için farklı konuları bir arada tutarak tek bir ihalede kullanabiliyor. Ambulans hizmeti veren firmanın öz bakım hizmetiyle veya ev temizliği hizmetiyle ne alakası olabilir? Bu hizmetlerin hepsi tek ihale ile aynı firmaya verilmektedir. Bu hareket bu hizmeti hafife almak ve milletle dalga geçmektir, gayri ahlakidir. Doktorlarımızın hastanın yanında uzun süre kalabilmesi için, ortamın rahatsız edici olmaması gerekir. Fakat hastalar gerek kullandıkları ilaçlardan, gerekse uzun süredir yıkanamadıklarından kötü kokmakta ve bu da ziyaret sürelerinin kötü ortam kokusu yüzünden kısalmasına neden olmaktadır. Öz bakım çok önemli bir hizmettir. Ülkemizde bu hizmetin çok daha kaliteli ve denetlenerek verilmesi gereklidir. Sınırlı sayıda firmaya verilmesi dahi düşünülebilir. Bu sektörde karşılaştığım sorunlardan örnekler vererek, bu önemli hizmetin henüz başlangıçta sorunlarının tespit edilip insanlarımız zarar görmeden verilebilmesini sağlamak amaçlı tecrübelerimi sizinle paylaştım. Saygı ve sevgiler.

11.09.2019 – ABDULLAH KAYA – Selamlar. Hastamız rahatsızlandığında konuşamadığı için nasıl bir yol izleyeceğimizi bilmiyoruz. İletişim kuramıyoruz. Trakeostomili olduğu için konuşamıyor. Bu durum bizi çok üzüyor. Acile gitmemiz gerektiğinde 112 ambulansı, hastanın takip edildiği hastaneye değil de en yakındaki hastaneye götürüyor. Hastanın tüm hikayesini her seferinde baştan anlatmamız gerekiyor. O heyecanla doğru bilgi de veremiyoruz. Unuttuğumuz şeyler oluyor. Bu nedenle özel ambulans ayarlayıp hastaneye gitmemiz gerekiyor. Tekrar özel ambulansla eve dönüyoruz. Her kontrolde bu sorunları yaşıyoruz. Nasıl gideceğiz, ne zaman gideceğiz, hangi polikliniğe gideceğiz, hep sıkıntı yaşıyoruz.

13.10.2019 – MEHMET GÜLMEZ – Oksijen cihazı kullanan hastanın burnunda kanama oluyor. Bir türlü çözüm bulamadım. Çok üzülüyorum.

04.11.2019 – GÜRKAN BARAN – Annem 89 yaşında. 3 yıldır Alzheimer ve demans hastası. Tek başıma ben bakıyorum anneme. Maddi olarak durumumuz iyi. Maddi durumu iyi olmayanlara Allah kolaylık versin. Hastama birkaç farklı bakım yapmak zorundayım. İlk olarak alt bezi (bir kısmını devlet karşılıyor) değişimi yapıyorum, sonrasında cilt bakımı yapıyorum, ayrıca bu işlemlere dahil olan bakımları da yapıyorum. Belden aşağısında, kalça ve kasıklarda deri rahatsızlıkları var. Bunlar idrar kaçırmaktan dolayı oluyor. Belden yukarı bakımda ise cildin kurumasına ve dökülmesine karşı dermatolojik kremler kullanıyorum. Gözlerinin mikrop kapmasına karşı ilaç kullanıyorum. Saç bakımını alkol ve sülfat içermeyen şampuanlar ile yapıyorum. Vücut nemlendiricileri kullanıyorum. Sebze ağırlıklı yemekler yapıyorum. Özellikle sulu yemek ve çorbayı daha fazla tercih ediyorum. Bu yaşta hastalar fazla hareket edemiyorlar ve çabuk yoruluyorlar. Kabızlığı önlemek için dikkat etmek gerekiyor. En önemli konu ise hijyen ürünleri. Devlet bu ürünleri karşılamalı. Mesela temizlik bezleri, maske, eldiven ve tıbbi şampuan gibi ürünleri ödemeli. Ayrıca rapor bitiminde doktor hastayı görmek istiyor. El insaf, yatalak olan var, yürüyemeyen var. Doktor eve gelip kontrol etmeli. En büyük zorluklar bunlar. Herkese Allah kolaylık versin.

18.11.2019 – FATMA YILMAZ – Evde Sağlık Hizmeti var ama bununla ilgili bazı sorunlar da var. Tahlil için hastanın refakatçisi doktora gidip tahlili yazdırmalı. Ekip sadece kan alıyor, yine siz kısıtlı zamanda tüpleri ilgili yere götürmek ve sonuçları takip etmek zorundasınız. Tek yapılan kan alma hizmeti vermek. Arabaları olmasına rağmen götürmüyorlar. Tüpleri koşturarak kendiniz götürmelisiniz. Bu arada hastanızın yanına birini bulmalısınız. Evde sağlık birimi hastayı hastaneye götürüyor, iyi ama dönünce sizi apartman girişinde bırakıyor. Kar yağarken gece 2’de girişte bırakıldık örneğin. Periyodik kontrol yapılmıyor. Hastaya belki yanlış bir şey yapıyoruz veya anlamıyoruz hastanın sıkıntısını. Çünkü hasta yakını da desteğe muhtaç hale geliyor. Hasta bezi desteği yetersiz neredeyse yarısını kendiniz ödemek zorunda kalıyorsunuz. Hastanın banyo ihtiyacı için temizlik malzemesi ve ıslak büyük havlu gibi ürünler de ödenmeli. Hasta yatağı verdi kurum ama yemek masası da olmalı ki hastayı beslerken zorluk olmasın. Teşekkürler.

23.12.2019 – GÜLDANE ERSOY – %97 engelli bir kas hastası olarak aile hekiminin müdahale edebileceği hastalıklar için evimde muayene olup, tedavi edilmek istiyorum. Bu bizim gibi hastalar için çok büyük bir ihtiyaç. Belki bir serum ve birkaç ilaçla tedavi olabilecekken, ambulansla hastaneye gidip, geriye dönmek için de araba bulma sefaleti yaşıyoruz. Çünkü ambulans yatalak dahi olsak geri getirmiyor. Şimdiye kadar sadece bir kere annemin yalvarmasıyla aile hekimim eve gelip, karşıdan bakarak ilaç yazdı. Muayene bile etmedi. %97 engelli bir kas hastası olarak her hasta oluşumda hastaneye gitmek zorunda kalmak beni aşırı derecede yoruyor. Ambulans hizmeti sadece hastaneye gidene kadar. Teşhis ve ilk tedavi sonrası yatalak bir hastanın eve dönmesi kendisine bırakılıyor. Bizim gibi hastaların geri dönüşü de ambulansla yapılmalı, bunun için gerekirse ambulans sayısı arttırılmalı. Engellilik ve artı bir de hastalığın ızdırabını yaşarken eve geri dönebilmek için daha çok sefil oluyoruz.

23.02.2020 – MİNE MÜGE İLTAŞ – Motor nöron hastasıyım ve yürüyemiyorum. Dış iskelet diye bir teknoloji geliştirilmiş. Bu ürüne Türkiye’de nasıl ulaşacağız bilmiyorum.

06.04.2020 – RECEP KARATAŞ – Prostat kanseri hastasına sürekli sonda takılması gerekiyor. Pandemi nedeniyle hastaneye götüremiyoruz. Evde sağlık biriminin geleceğini söylediler ama gelmedi. Eve gelip yardımcı olmalarını istiyorum.

13.04.2020 – NEZİHA KURT – Babam metastazlı kanser hastası. Ona ben bakıyorum. Özel hastanede kemoterapi alıyorduk. Kemoterapi artık fayda etmemeye başladı. Ağrıları çok arttı. Bize lutesyum tedavisi önerdiler. Bu tedavi belli başlı yerlerde var. İlacı bir kez aldık, sonrasında bizi hastaneden arayıp virüs yüzünden nisan ve mayıs randevularının iptal edildiğini söylediler. Peki ne yapacağız diye sorduğumda bilemeyiz dendi. Şimdi oturup hiçbir şey yapmadan yavaş yavaş babamın ölmesini mi bekleyeceğim?

03.05.2020 – ARZUM ÖZERMAN – Annem %96 engelli. Ayrıca haftanın 3 günü diyalize giriyor. Bir ay önce düştü ve kalça kemiği kırıldı. Ameliyat yapılması uygun bulunmadı. Bizi evde bakımını yapmamız için hastaneden çıkarıp gönderdiler. Hiç bilmediğim konularda anneme yardımcı olmak için çok çabalıyorum. Belediyenin desteği ile 3 gün diyalize gidip gelmek için nakil ambulansı geliyor. Diyaliz doktoru, annemin safra kesesi ameliyatı olması gerektiğini söylüyor. Hastanede yattığında doktorlar, kalça kemiği ameliyatının yapılmasının riskli olduğunu söylediler. İltihap değerlerinin yüksek olması ve çocuk felci geçmişinin olmasından dolayı cerrahi operasyon yapamayacaklarını belirttiler. Ne yapacağımı bilmiyorum. Hastaneden çıkarken emboli olmasın diye her gün yapılması gereken bir iğne önerdiler. Reçetesini verdiler ama rapor vermediler. 1 kutuda 10 tane iğne var. Her bir kutu 200 TL. Rapor olmadığı için kendimiz karşılıyoruz. Bez için de rapor vermediler. Bez parasını da kendimiz karşılıyoruz. Yeni rapor alabilmek için özel ambulans çağırıp sedye ile annemi hastaneye götürmem gerekiyor. Bu çok eziyetli bir durum. Hastanede hangi bölüme gideceğimi de bilmiyorum. Ayrıca bakmam gereken demans hastası yaşlı bir babam var. Allah herkese yardım etsin.

25.05.2020 – LEVENT GÜNEY – Belinde disk kayması olan bir annem var. Üç adet disk kayıp. Omuriliği sıkıştığı için yıllardır yürüme güçlüğü çekiyor. Her geçen gün doktorların söylediği şekilde yürüme mesafesi azalıyor. Şu an 88 yaşında. İhtiyaçlarını karşılamak için lavaboya kadar güçlükle gidebiliyor. Merdiven çıkamıyor. Düz yerlerde dolaştırmak için bir tekerlekli sandalye aldım. Ancak merdiven çıkamadığımız için sorun yaşıyoruz. Firmanızın ve diğer kuruluşların yaptığı bu konudaki aletleri inceledim. Ancak fiyat olarak bana çok geldi. Bu aletleri devletin karşılaması gerekir.

04.06.2020 – ERDEM ARTUL – Medikal ürünler çok pahalı. Lütfen bize ses olun ve gerekli mercilere ulaşın.

22.06.2020 – CEMİL TURHAN – İyi günler. Ben yaralanma nedeniyle %90 engelli omurilik felçlisiyim. Evde bakım ile ilgili olarak herhangi bir broşüre nereden ve nasıl ulaşabilirim? Her türlü ihtiyaçları içeren, temizlik, beslenme ve benzeri bilgilerin yer aldığı bir kaynak bulamıyorum.

23.06.2020 – URAL DEMİR – 86 yaşında annem 3 yıldır yatağa bağımlı. Kişisel temizliğini ve yatak yaralarının bakımını yapmak için çarşafla sağa sola döndürmemiz gerekiyor ama yapamıyoruz, “her tarafım ağrıyor bana dokunmayın” diyor. Bu durumda ne yapabilirim, ne tür bir ağrı kesici kullanabilirim? Hasta temizliği ve yatak yarası için tıbbi ürünler var mı?

24.06.2020 – SERPİL ÖZTULUNÇ – 85 yaşında yatalak babam var. Baypas ameliyatı oldu. Kronik şeker, demans ve tansiyon hastalıkları var. En sonunda da kalçası kırıldı, protez ameliyatı geçirdik. Hayatına yatalak olarak devam ediyor. Bir yıldır yatağa tamamen bağımlı olarak yaşıyor. Evleri kendilerinin değil. Annemle beraber yaşıyorlar. Annem de 75 yaşında. Tek gelir kaynağı babamın asgari ücreti. Sizlere sormak isterim böyle bir hastaya bu kadar gelir yeterli midir? Bakım parası bağlanması için nasıl bir yol izleyeceğimizi bilmiyoruz. Vasilik için başvurdum. Mahkeme için gün bekliyorum.

29.06.2020 – FARUK KALAY – Sağ kalça kırığı olan bir babam var. 10 sene önce açık kalp ameliyatı oldu. İnsülin ve kalp ilaçları kullanıyor. Yaklaşık 3 ay önce grip oldu ve kendini kaybetti. Ambulans aracılığı ile hastaneye kaldırıldı. Hastanede enfeksiyon bölümünde yattı. Tam iyileşmeden, daha doğrusu doktorların yorumlarına göre “bizden bu kadar” diyerek taburcu ettiler. Şu an evde yatağa bağımlı olarak yatıyor. Sonda ve alt bezi kullanıyoruz. Yıllardır yürüme güçlüğü çekiyordu. Şimdi bırakın yürümeyi yatakta dahi oturamıyor. Her türlü ihtiyacını annem gideriyor ve zorlanıyor. Çünkü annem de hasta ve yaşlı. Doktorların söylediğine göre damarlar tıkalı olduğundan tekrardan anjiyo yapılamadı ve böyle idare etmesi gerektiği söylendi. Arada bir bu şekilde hastaneye kaldırılacağı belirtildi. Şu an 82 yaşında. İhtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Aynı zamanda demans hastası. Merdiven çıkamıyor. Bacak kasları da hemen hemen eridi. Bakımında çok zorluk yaşıyoruz.

06.07.2020 – NACİYE DEMİRCİOĞLU – Diyabetik hastamız var. Sağ taraf felçli. Konuşuyor ama söyledikleri anlaşılmıyor. Şeker hastalığından dolayı sağ ayağında yaraları var. Kan değerleri sürekli düşüyor sebebi bulunamadı. Ayda bir kontrol önerildi. Şah damarına stent takıldı 1 yıl önce. 1 ay önce sağ bacaktan anjiyo oldu. Şuan yatalak hasta.

29.08.2020 – BİLGE ESENGİN – Ankara’da ikamet ediyorum. Tek başımayım. Annem yatalak ve bakıma muhtaç. Çoğu şeyde zorlanıyorum. Sırf maaşlı olduğumuz için devlet bakıcı ücreti ödemiyor. Çalışmak ve maaşlı olmak suç mu? Hasta bakıcı çok para istiyor ve biz bunu maaşımızla karşılayamıyoruz. Hem hasta hem biz hasta yakınları mağdur oluyor. Devlet, engelli raporu olan ve bakıma muhtaç kişilere neden bakım parası ödemiyor? En azından bakıcı tahsis etsin. Bu imkanı bizlere tanısın. Ayrıca, engelli raporları süresiz olmalıdır. Bu kişi raporlu hasta. Rapor süresi dolmuş. Aklı başında olmayan yatalak hastayı yeni rapor için konu mankeni gibi karşılarında istiyorlar. Yeni rapor işlemlerinin eski bilgilere göre yapılması gerekir. Ya da SGK’dan bilgi alınabilir. Hastalarımızın battaniye arasında, sıcak veya soğuk sürüklenerek, tekrar tekrar rapor almaya gitmesi hem psikolojilerini bozuyor hem de hırpalanarak daha çok hasta olmalarına yol açıyor.

25.09.2020 – KEMAL ELBEYİ – Ben yüzde 83 engelliyim. Aynı zamanda kronik şeker, tansiyon ve kalp hastasıyım. Nörolojik hastalıklar da başladı. Ayağımın altında yaralar çıkıyor. En kötüsü de tek başımayım. Hastaneye gitmek ızdırap veriyor. Yürüyemiyorum. Birçok şeyi nasıl ve nerede yaptıracağımı bilmiyorum. Teşekkür ederim.

28.09.2020 – ATİLA ÖZİŞ – Vicdan sahibi akrabanız varsa veya zenginseniz yardım alabiliyorsunuz. Yoksa kimseye düzgün bakılmıyor.

05.10.2020 – FATİH BİLGİN – Sevgili babam iki yıldan fazladır KOAH. Çok ağır süreçler yaşadık. Son bir yıla yakın süredir hep yoğun bakımlarda geçti hayatımız. Pandemi nedeniyle bu sürenin çoğunu onu göremeden geçirdik. Kendini terk edilmiş hissettiğinden eminim. Çok kısa süreler palyatif servisi ve evde kalma süreçlerimiz oldu. Tekrar tekrar yoğun bakıma girmek zorunda kaldı. Yoğun bakım süreçleri belki acil sorunları gideriyor ama hastaları ölüm sürecine sokan aşırı kilo kaybı, damarların tahribatı ve yatak yaraları bakımından ağır durumlara sokuyor. Neticede son üç dört aydır trakeostomi uygulanarak yeni bir cihazla, önce palyatif servisinde 2 hafta kaldıktan sonra eve gönderildi. Palyatif süreci yazık ki yanlış uygulamalar ve sağlıkçı tripleri yüzünden bizim için de hasta için de çok ağır geçti. Hasta yakınlarının her birinin meşguliyetleri sebebiyle altı kişilik bir refakatçi grubuyla sırayla bakmak zorundaydık. Ama hastane personeli bunu istemedi ve sebeplerimizin hiçbirini umursamadılar. Defalarca bu yüzden gerginlik oldu. Kendilerine bu kuralların belki pandemi sebebiyle gerekli olduğunu ancak sosyal şartlara uymadığını, tek bir kişinin tüm vaktini ayırmasının mümkün olmadığını anlatmaya çalıştım. Ancak umarsızca o zaman bakıcı tutun gibi düşüncesiz bir cevapla karşılaştık. Bu tepkileri verdiğimizden dolayı daha sert tepkiler de aldık. Yakınların eğitim süreci bu yüzden yeterli olmadı. Sorulan sorulara bunu falana anlatmıştık diye cevaplar verilmeye başlandı. Refakat değişimlerinde eski refakatçi hastane kapısına inmeden yeni geleni almadıkları için eğitim detaylarının diğerine aktarılmasında sorunlar yaşadık. Hafta sonu ventilatör cihazı alarm vermeye ve düşük basınç uyarısı yapmaya başladı. Çağırdığım hemşire agresif tavırlarla cihazdan anlamadığını, bunun eğitiminin bize verilmiş olması gerektiğini söyleyerek çözüm üretmek yerine bizi azarladı. Cihazın yoğun bakım sürecinde takıldığını ve yoğun bakımdan çıkıp palyatif servisine gelindiğini, cihazı da ilk defa burada gördüğümüzü anlatmaya çalıştık. Hastanede bu cihazlardan anlayan bir teknik personelin olmadığını öğrendik. Acil durumlarda servisin aranması gerekiyormuş. Bunu mesai saatleri içinde doktorların karar vererek yapması gerektiği söylendi. Hafta sonu olduğu için de eğer hasta fenalaşırsa hemen yoğun bakıma alacaklarını söylediler. Hatta bunun için ikinci bir damar yolu açarak hazır beklediler. Trajikomik bir durum. Daha önce bir başka hastanede yine palyatif servisine alındığı ilk gün cihaz yine arıza verdiği için ve yine hafta sonu olduğu için hastamız sırf bu yüzden tekrar yoğun bakıma alınmak zorunda kalınmıştı. Sigortanın verdiği bu cihazlardan hiçbir hemşire ve doktorun anlamaması ve her hastanede bu cihazları bilen en azından bir teknisyenin bile olmaması büyük bir fiyaskodur. Nihayetinde eve çıktık. Sigorta kurumu, verdiği cihazların sarf malzemeleri konusunda çok eli sıkı ve bir kısmını karşılamıyor. Karşıladıklarına da medikalcilere çok düşük rakamlar verdiğinden yüksek farklar alınıyor. Evde hasta bakımları yüzeysel. Gelen ekip sadece rutin işleri yapıyor. Cihazlar hakkında kimsenin bilgisi yok. Hastanın beslenmesi ile ilgili yeterince faydalı bilgi ve uygulama yok. Tek düze mamalardan başka bir gıda türü uygulanamıyor. Trakeostomi kanülü için randevu alın deniliyor. Hastanın hareket kabiliyeti yok. Mama kanülü eziyet verici. Evde bakım hastalarının onlarca sorunları var ve devletin sosyal devlet kimliği ile bilinçli bir sağlık sisteminin oluşturulması ile bu sorunları uzman gözüyle ilişkilendirip çözüm üretmesi gerekiyor. Sağlık sistemindeki sorunlar gösterişli binalar ve cihazlar ile çözülmüyor maalesef.

12.10.2020 – HALİL KARAKUŞ – Babamın beyin damarları tıkalı. Beyninde küçülme olduğu için artık fiziksel ihtiyaçlarını karşılayamaz oldu. Sürekli bez bağlamak zorunda kalıyoruz. Pandemiden dolayı hastaneye götürüp rapor çıkartamıyoruz. Alzheimer hastalığı da eskisine nazaran daha hızlı ilerlediği için artık bazı şeyleri fark edemiyor. En azından hasta bezi konusunda yardım bekliyoruz.

26.10.2020 – HACI ÖZ – Bakım ihtiyacı olan hastaların en büyük destekçisi medikal firmalardır. Nasıl ki medikallerde ilaç satışı yapılmıyor ise eczane, market ve benzeri yerlerde de medikal ürünler satılmamalıdır.

23.11.2020 – ESMA DEMİROĞLU – Merhaba. Geçen gün eve sağlık çalışanları geldi fakat hiçbir şey yapmadan gittiler. Dedemin ayağında ciddi bir şişlik ve kızarıklık var. Yara olmaya başladı. Ağrıdan uyuyamıyor. Gözleri yüzde 99 görmüyor. Sürekli yatalak. Hangi kremi hangi ilacı kullanacağız?

07.12.2020 – ERDAL DEMİR – 82 yaşında, yürüme güçlüğü çeken, kalp, akciğer ve prostat rahatsızlığı olan babam var. Evde bakım için ne gibi destekler alabiliriz bilmiyoruz.

21.12.2020 – HAZAL AKTAŞ – Babam Alzheimer hastası. Altı bezleniyor. Aile hekimi 2 aylık bez yazıyor. Fakat her bez yazdığında babamı da görmek istiyor. Babamı dışarı çıkarmak çok zor oluyor. Bez raporu da yılda bir yenileniyor. Raporu yenilerken de doktor hastayı tekrar görmek istiyor. Ulaşım araçları ile getirip götürmek cidden çok sıkıntı oluyor.

12.01.2021 – ALİ KARAKAŞ – Hasta yakınıyım. Devletin sağladığı sağlık hizmetlerinden evdeki hastamız için faydalanamıyoruz.

25.01.2021 – BETÜL ÇAĞLAR – Hasta karyolası evde bakılan hastalar için en önemli cihazlardan bir tanesi ancak SGK bu ürüne ödeme yapmıyor. Hastanın kaldığı odada ne ihtiyaç varsa bunları ödemesi gerekir. Sadece tıbbi ürünleri ödese bile yeterli olur. Böylece hastalar da rahat eder. Bazı evlerde hastalar oturma odasında koltukta yatıyor. Biz de evde anneannemize bakıyoruz. KOAH olduğu için çok bunalıyor, bizi sürekli yanında istiyor. SGK’nın verdiği oksijen cihazı eski model olduğu için çok fazla ses çıkartıyor, tüm aile üyeleri gün boyu o sesi çekmek zorunda kalıyor. Kardeşim TV izlemek istiyor, bir taraftan da anneannemin cihazı çalışıyor. Annem, migreni olduğu için hiçbirini kaldıramıyor. Yan odaya dahi gidemiyor çünkü anneannem anneme bağımlı olduğu için yanında dursun istiyor. Annem sürekli baş ağrıları çekiyor. Evde stres hat safhada. Biz biliyoruz ki tüm hastalıkların başında stres gelir. Buna çözüm üretilmesi gerekir. Bası yarası oluşturmayacak özel üretilen hasta yatağı için kurumların destek vermesini istiyoruz. En azından cihazımız yeni model oksijen konsantratörü ile değiştirilsin. Gürültü çıkarmayan, uyurken dahi çalışıp rahatsız etmeyen cihazlar varmış ama bizim maddi anlamda buna gücümüz yetmiyor. SGK’nın verdiği ile yetinmek zorundayız. Buna gerçekten çok ihtiyacımız var. Destek bekliyoruz.

08.03.2021 – PELİN BÜYÜKYILMAZ – Dedem felçli yatıyor. Babaannem yaşlı, dedeme bakmakta zorlanıyor. Köyde olduğu için yanına kolayca gidemiyoruz. Bez ve benzeri ihtiyaçlarını ücretsiz olarak nasıl temin edebileceğimizi bilmiyoruz. Hastamızın raporu yok. Nasıl alacağız?

    Sizin desteğinizle güçleniyoruz. Sosyal sorumluluk projelerimizi, hizmetlerimizi ve ürünlerimizi daha çok kişiye ulaştırabilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

    Bizimle Paylaşın

    İstek, yorum veya önerinizi bize göndermek için aşağıdaki formu doldurun ve butona basıp lütfen bekleyin. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.

    Butona 1 kere basıp bekleyin.