Akciğer Kanseri

Akciğer Kanseri

Kanser hastalığının çok fazla çeşidi vardır. En önemlilerden biri olan akciğer kanseri, tüm dünyayı tehdit etmektedir. Bu hastalığın çevresel sebepleri toplum tarafından bilinir ancak bir türlü önüne geçilemez. Zamanımızın en çok görülen hastalıklarından birisi olan akciğer kanseri, tütün kullanımına bağlı olarak her geçen gün biraz daha yaygınlaşmaktadır. Sadece tütün kullanımı değil, hava kirliliği ve stres gibi faktörler de bu hastalığı tetiklemektedir. Akciğer kanseri, küçük veya büyük hücreli yayılmalar olarak ikiye ayrılır. Her iki kanser tipi de vücutta değişik şekillerde kendini gösterir. Küçük hücreli olana yulaf hücresi kanseri de denilmektedir. Küçük olarak adlandırılmasına rağmen, vücutta en hızlı gelişen kanser tipidir. Büyük hücreli akciğer kanseri ise vücutta daha yavaş gelişir. Günümüzde kansere etki eden çevresel faktörler çok fazladır.

Detaylı Bilgi İste »

Akciğer kanserinin nedenleri arasında birçok etken vardır. Hastalığın temelinde tütün ürünlerinin aşırı tüketilmesi yatmaktadır. Sigara ve benzeri tütün ürünlerinin içerisinde bulunan zehirli maddeler doğrudan akciğerlerde bulunan hücrelerin yapısını bozduğu için kanserleşme hızlanır. Bir kişinin akciğer kanserine yakalanma yaşı, sigarayı ne sıklıkla kullandığına bağlıdır. Günde birden fazla sigara içiyorsa ve sigarayı çok derin nefeslerle içine çekiyorsa, kısa zamanda akciğer kanserine yakalanması muhtemeldir. Sadece sigara değil, puro, pipo ve nargile gibi bütün tütün ürünlerinin kanser riskini arttırdığını unutmamak gerekir. Aktif olarak kullananların dışında, bulunduğu ortamda tütün ürünü kullanılan pasif içici olarak adlandırılan kişiler de risk altındadır.

Akciğer Kanseri

Tütün ürünlerinden çıkan duman zehir ihtiva etmektedir. Çevrede bulunan insanları yani pasif içicileri ciddi şekilde etkiler. Başta akciğer kanseri olmak üzere diğer kanser hastalıklarını da tetikler. Pasif içiciler her ne kadar tütün ürünleri kullanmasa da, sigara, puro veya nargile içenlerin yanında bulunmaları risk altında olmalarına neden olur. Dünyanın birçok ülkesinde tütün ürünleriyle ilgili düzenlemeler yapılmakta ve zararlarının önlenmesi hedeflenmektedir. Ülkemizde de hem aktif hem pasif içiciler için kamu kurumları tarafından koruyucu önlemler alınmaktadır. Şahsen bu düzenlemeleri faydalı buluyorum. Bu sayede, tütün ürünü kullanmayan insanlar en azından kapalı alanlarda rahatça bulunabiliyor.

“Tütün ürünlerinin kullanımını bırakmak akciğer kanserinden korunmanın en önemli yoludur.”

Risk faktörlerinden bir diğeri de daha önce akciğerlere bağlı sağlık sorunları yaşamış olmaktır. Örneğin, kişinin verem hastalığına yakalanmış olması, ileride akciğerlerle ilgili hastalıklara yakalanma riskini arttırır.

Akciğer Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Akciğer kanserine yakalanmamak için öncelikle tütün kullanımından vazgeçmek gerekir. Sigara ve benzeri ürünleri kullanan, havası kirli ortamlarda yaşayan veya çalışma koşulları sağlıklı olmayan kişilerde aşağıdaki belirtiler görülebilir. Bu belirtilerin görülmesi akciğer kanserinin kesinliğini ifade etmez ancak sağlığımızın kötüye gittiğini gösterir.

  • Öksürüğün zamanla daha da vahim bir duruma gelmesi
  • Göğüs bölgesindeki ağrılar
  • Kanlı tükürük
  • Nefeslerde yaşanan darlık
  • Sesli ve hırıltılı nefes
  • Sürekli olarak zatürre veya bronşit nöbetlerinin geçirilmesi
  • Boyun ve yüz bölgesinde şişkinlik olması
  • İştahsızlık ve aşırı kilo kaybı
  • Bitkinlik ve yorgunluk

 

Bu belirtileri yaşayan kişilerin en kısa sürede bir hekime başvurması gerekir. Eğer hastalık oluştuysa en azından erken teşhis konulabilir. Erken teşhis hayat kurtarır, hastalığın daha ilk evrelerindeyken tedaviye başlamak iyileşme olasılığını arttıracaktır. Belirtilerin bazıları KOAH gibi akciğer hastalıklarını da işaret edebilir.

Akciğer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Kanser hastalıklarının neredeyse tüm çeşitlerinde erken teşhis sayesinde iyileşme mümkün olmaktadır. Ameliyat, kemoterapi veya radyoterapi tedavi yöntemlerinden bazılarıdır. Fitoterapi gibi alternatif tıp uygulamaları da kanser tedavisinde oldukça popülerdir. Kanser belirtileri görüldüğünde öncelikle bir tıp doktoruna başvurarak muayene olmak gerekir. Testler yapıldıktan sonra teşhis konulursa, tedavi aşamaları yine hekimler tarafından belirlenmelidir.

Hastalığın erken evrelerinde kanserli bölge, etrafında bulunan bir miktar sağlam dokuyla birlikte ameliyat edilerek temizlenebilir. Ameliyat sonucunda, hastalıklı hücreler akciğerlerden tamamen temizlendiyse çoğu zaman başka tedaviye gerek kalmaz. Taburcu olduktan sonra düzenli aralıklarla kontrole gidilmesi gerekir. Hekimler, operasyon sonrasında nadiren de olsa ışın tedavisi (radyoterapi) tavsiye edebilir.

Akciğer kanserinin 4 evresi vardır. Kanserli doku, akciğerin içindeyse buna 1. evre, yakında bulunan lenf bezlerine yayıldıysa buna 2. evre, her iki akciğer arasındaki boşluğa ve akciğer zarına yayıldıysa buna 3. evre, kemik, karaciğer ve böbrek üstü bezleri gibi organlara yayıldıysa buna da 4. evre denir. Her evrenin tedavi planı farklı olur. Ameliyatla tedavi yöntemi genellikle 1. evrede uygulanır ve başarı oranı yüksektir. Hastalık ilerlediyse kemoterapi ve radyoterapi tedavileri, kanserli hücre tipine göre, doktorlar tarafından planlanır.

Ameliyatla temizlenmesi mümkün olmayan akciğer kanseri için radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi (ilaç tedavisi) uygulanabilir. Özellikle 4. evre akciğer kanserinde uygulanan kemoterapi, yaşam süresini genellikle 3-6 ay kadar uzatır ve hastalığa ait şikayetlerin azalmasını sağlar. Ancak, bu evrede kesin tedavi kararı hasta ve ailesi tarafından değerlendirilmelidir. Yaşamı çok uzatması beklenmeyen bir tedavi seçeneğinin yan etkileri nedeniyle hayat kalitesini ciddi şekilde bozma olasılığı varsa, hastanın ve ailesinin hekimle görüşerek tedavi kararını vermesi uygun olacaktır. 4. evrede, kansere bağlı ağrı veya kanama söz konusu ise kemoterapi yerine ışın tedavisi de uygulanabilir.

Akciğer Kanseri

Akciğer kanserinin tedavi planını hastalığın sınırlı veya yaygın olması da etkiler. Sınırlı hastalıkta, kanser göğüs kafesinin sadece bir tarafında, akciğerin bir kısmında ve komşu lenf bezlerinde bulunur. Yaygın hastalıkta, kanser akciğerin diğer yarısına veya vücudun diğer kısımlarına yayılmıştır. Tedavi planlaması hastalığın detayları ortaya çıktığında yapılır. Tedavi şekli, uygulama süresi ve dozları doktorlar tarafından belirlenir. Kemoterapi ve radyoterapi ardışık veya eş zamanlı olarak uygulanabilir. Tedavilerde akciğerdeki veya vücudun diğer bölgelerindeki tümörler hedeflenir. Hastalığın yayılma olasılığı yüksek olduğundan beyne koruyucu amaçlı radyoterapi uygulanabilir. Buna “koruyucu beyin ışınlaması” denir ve beyinde tümör oluşmasını engellemek için yapılır.

Hastalığın tedavisi yaygın olarak kemoterapidir. Akciğer kanserinin kemoterapiden sonra tekrarlama riski vardır. Kemoterapi sonrası kanser tekrarlarsa hastanın şikayetlerine ve hastalığın yayıldığı bölgelere göre tedavi yeniden planlanır.

Akciğer kanserinin hastanedeki tedavi sürecinden sonra hastanın bakımına evde devam edilebilir. Akciğer kanseri doğrudan solunumu etkilediği için BPAP, BPAP ST, ev tipi mekanik ventilatör veya oksijen konsantratörü gibi tıbbi cihazlar evde devam eden tedavi sürecinde kullanılabilir. Bunun dışında akciğer kanserine yakalanmış bazı hastalar yatalak hale gelebilir. Bu durumda evde bakılan hastaların ihtiyaç duyduğu çoğu medikal ürünün tedarik edilmesi gerekir. Kanser tedavisi hastanın ailesini manevi ve maddi olarak etkiler. Bununla birlikte hastada kullanılacak medikal ürünlerin satın alınması maddi sorunları daha da arttıracaktır. Hastanın gelecekteki ihtiyaçları önceden belirlenip ürünler tedarik edilirse maddi kaynaklar doğru şekilde kullanılmış olur.

Çağın hastalığı olan akciğer kanserinden korunmak için yaşam şeklimizi değiştirmeliyiz. Örneğin, hava kirliliği olan sanayi bölgelerinden ve şehir merkezlerinden olabildiğince uzakta yaşamalı, tütün kullanımından vazgeçmeli ve kanserojen madde içeren gıdalardan uzak durmalıyız. Aslında bunların tamamını neredeyse hepimiz biliyoruz ancak uygulamada zayıf kalıyoruz. Şehirdeki hayatımızı bırakamıyoruz, tütün ürünlerinden vazgeçemiyoruz ve neredeyse kanserojen madde içermeyen gıda bulamıyoruz.

Ücretsiz olan bu hizmeti daha çok kişiye ulaştırabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Sosyal sorumluluk projemize destek olmak için bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

Bilgi İste

Bilgi İste

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi istiyorsanız aşağıdaki formu doldurun ve butona basıp lütfen bekleyin. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Bilgi hizmetimiz ücretsizdir.

Ad soyad (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Butona basıp lütfen bekleyin.