Astım

Astım

Astım, akciğerlerde bulunan hava yollarının uzun süreli iltihabi bir hastalığıdır. Solunum yollarının aşırı derecede duyarlı olmasına ve birkaç etken sebebiyle bazı zamanlarda daralmasına neden olur. Bu durum alerji veya enfeksiyon sebebiyle oluşabilir. Solunum yolları, astım nedeniyle iltihaplı, şiş, kızarık ve aşırı duyarlı hale gelir. Astımın diğer bir adı da bronş kasılmasıdır. Bronşların kasılması sebebiyle hava yolu daralır, nefes alıp vermek zorlaşır.

Nedeni Nedir?

Astım önemli bir solunum hastalığıdır ve kesin sebebi belli değildir. Genel kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel koşulların etkisi ile astım oluşmaktadır. Ayrıca geçirilen zatürre gibi solunum hastalıkları da astımın oluşmasında önemli etkenlerdendir.

Astımın tipik yapısı bronşların mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan episodik dispnedir (nefes darlığı). Bu durum, polijenik bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir, ayrıca enfeksiyon, alerji ve psikolojik faktörler de rol oynayabilir.

Astım

Nasıl Tedavi Edilir?

Astım tedavisinde çoğunlukla inhaler adı verilen medikal cihazlar kullanılır. İnhaler kullanımı ile lokal etki oluşturulduğu için, düşük dozla daha fazla etki elde edilebilir. Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır. Alerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve hastalığı önleme yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır.

Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterebilir ve belirtiler bir süre sonra tamamen kaybolabilir. Hastalık özellikle ilk 6 yaşta geçici olabilir. Çoğu çocukta hafif veya orta dereceli olarak görülür. Ancak yetişkinlerde astım belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır.

Bu hastalığın tedavisinde, kontrolü zorlaştıran tüm tetikleyici unsurlardan uzaklaşmak gerekir. Kirli hava koşullarında çalışmak veya sigara içmek gibi direkt solunum sistemini etkileyen durumlardan uzak durmak gerekir. Özellikle tütün ürünleri içen kişiler astım ataklarını daha sık ve ağır şekilde geçirmektedir. Hatta bazı durumlarda tedavilerine hastanede devam etmek zorunda kalabilirler. Sigara astımın temel ilacı olan inhaler ilaçlara karşı direnç geliştirmektedir. Bu nedenle de sigara kullanan kişilerin astım tedavisine daha az yanıt verdiği bilinir.

Astım

Cevabı Merak Edilen Sorular

  • Astım ilaçları şişmanlatır mı, iştah açar mı?
    Hayır, astım ilaçlarının hiçbirinde bu etkiler yoktur.

 

  • Spor yapabilir miyim, hangi sporları yapmamalıyım?
    Astımlı hastalar dalgıçlık ve tüple dalma dışında istedikleri sporu yapabilirler. Olimpiyat şampiyonu olmuş astımlı sporcular vardır.

 

  • Kaplıcalara gidebilir miyim?
    Genel olarak kaplıcalara gitmenizde bir sakınca yoktur. Ancak, kaplıca ortamındaki sıcak ve buharlı hava astımlıları rahatsız edebilir. Duyarlı kişilerde, aşırı nemli ortamda çoğalan küfler astım belirtilerini arttırabilir.

 

  • Mağara tedavisi yararlı mıdır?
    Bilimsel olarak yararlı olduğuna dair kanıt yoktur. Mağara içindeki havanın özellikleri bazı astımlıları sıkıntıya dahi sokabilir.

 

  • Akupunkturun tedavide yeri var mı?
    Bilimsel olarak yararlı olduğuna dair kanıt yoktur.

 

  • Hangi yiyecekleri yememeliyim?
    Astımlı hastalar için özel bir diyet yoktur. Besin alerjiniz yoksa yiyeceklerde seçici davranmanıza gerek yoktur.

 

  • Her yıl grip aşısı olmalı mıyım?
    65 yaş üzerindeyseniz her yıl grip aşısı olmanız önerilir.

 

  • Evde hayvan besleyebilir miyim?
    Astımlı hastaların bir kısmında evcil hayvanlara karşı alerji vardır. Bu hastalarda tedavinin en önemli kısmı evcil hayvanı evden uzaklaştırmak ve evcil hayvanı olanlarla da temas etmemektir. Evcil hayvanlara karşı alerji olmasa da alerji gelişme riski nedeniyle alerjik astımlı hastaların hayvan beslemesi önerilmez.

 

  • Deniz kenarında tatile gitmem sakıncalı mıdır?
    Tatile gitmenizde sakınca yoktur. Aşırı sıcak ve nemli hava herkes gibi sizi de rahatsız edebilir.

 

  • Hamile kalırsam ilaçları bırakmalı mıyım?
    Hamile kalırsanız astım ilaçlarını bırakmamalısınız.

 

  • Astım hastalığında aşı tedavisinin yeri nedir?
    Aşı tedavisi ancak seçilmiş bazı hastalarda düşünülmelidir. Aşı uzun süreli bir tedavi şeklidir. Uygun kişiler tarafından yapılmaz ise yeterince etkili olmadığı gibi bazı yan etkileri de görülebilir. Bu nedenlerle aşı tedavisine yalnızca alerji uzmanları tarafından karar verilmelidir.

 

  • Yıllardır aynı ilacı alıyorum, bünyem bağışıklık kazanmış mıdır?
    Astım ilaçlarına bağışıklık kazanılmaz.

 

  • Tüm ağrı kesiciler tüm astımlılara dokunur mu?
    Ağrı kesiciler tüm astımlılara dokunmaz. Ancak bir ağrı kesici ile astım belirtileriniz arttıysa diğerleriyle de aynı şey olabilir. Bu konuda doktorunuzdan görüş almalısınız.

 

  • Astım ilaçları çocuğumun büyümesini engeller mi?
    Doktor kontrolünde alınan astım ilaçlarının büyümeye etkisi yoktur.

 

  • Astım tedavisinde bitkiler ve doğal ürünlerden yardım alabilir miyim?
    Bitkilerin ve doğal ürünlerin astım tedavisinde bilimsel olarak kanıtlanmış bir etkisi yoktur. Astım ilaçlarınızı düzenli kullanırken, size zarar vermeyeceği kanıtlanmış doğal ürünleri almanızın tedaviye olumlu veya olumsuz bir etkisi olduğu söylenemez.

 

  • Bu hastalığın kesin tedavisi var mıdır?
    Astım uygun tedaviyle tam kontrol altına alınabilir, kişiler hiç astım hastası değilmiş gibi yaşamlarına devam edebilirler. Ancak müzmin bir hastalık olması nedeniyle hayatın herhangi bir döneminde bir tetikleyici nedeniyle astım belirtileri ortaya çıkabilir.

 

  • Astım kronik bronşite veya KOAH’a çevirir mi?
    Hayır, kronik bronşit ve KOAH farklı hastalıklardır, astımın ilerlemesiyle oluşmazlar.

 

  • Ne sıklıkla doktora gitmeliyim?
    Astım belirtileri birbirini takip eden iki gün devam ediyorsa hemen doktora gidilmelidir. Eğer hiç astım belirtisi hissedilmiyorsa yani tam kontrol altındaysa 3-4 ayda bir kontrole gitmek yeterlidir.

 

  • Sıklıkla solunum fonksiyon testi yaptırmamın bana bir zararı var mıdır?
    Hayır, bu testlerin hiçbir zararı yoktur.

 

  • Astımda tanı koyduracak bir kan incelemesi var mıdır?
    Hayır, yoktur.

 

  • Akciğer filminden astım olup olmadığı anlaşılır mı?
    Hayır, akciğer filmi astım tanısı koyulmasına yardımcı olmaz. Belirtilere neden olacak diğer akciğer hastalıklarını ayırt etmek için istenir.

 

  • Diş çektirmemde bir sakınca var mıdır?
    Diş çektirmenin astımlı hastalar için bir sakıncası yoktur. Ancak hastanın, kullanılan lokal anestezikler (uyuşturma amaçlı kullanılan ilaçlar) ve ağrı kesicilere karşı alerjisi varsa diş hekimine önceden bildirmelidir.

 

  • Ev için hava temizleme cihazı almam yararlı olur mu?
    Evet, faydası olur.

 

  • Arada bir sigara içmemin veya yanımda sigara içilmesinin bana zararı olur mu?
    Kesinlikle zararlıdır. Sigara içmek ve sigara dumanına maruz kalmak astım belirtilerinin ortaya çıkmasını tetikler.

 

  • Çocuğum astım hastası, büyüyünce geçer mi?
    Çocukluk çağında başlayan astım belirtileri bazı hastalarda erişkinliğe geçişle birlikte azalabilir. Ancak hayatın ilerleyen dönemlerinde belirtiler tekrar ortaya çıkabilir.

 

  • Astım, iş veya okul başarımı engeller mi?
    Uygun tedavi edilen, kontrol altında olan astım iş veya okul başarısını engellemez. Astımı olan pek çok iş adamı, siyasetçi ve bilim insanı vardır.

 

  • Astım cinsel yaşamımı etkiler mi?
    Uygun tedavi edilen, kontrol altında olan astım cinsel yaşamı etkilemez.

 

  • Sık idrar kaçırmam astım nedeniyle mi oluyor?
    İdrar kaçırma ile astım arasında doğrudan ilişki yoktur. Ancak astımda sık öksürük olması ve öksürük sırasında karın içi basıncın artması nedeniyle özellikle kadın hastalarda idrar kaçırma şikayeti görülebilir. Uygun tedaviyle astım düzelmesine rağmen aynı şikayetleriniz devam ediyorsa, bir kadın doğum veya üroloji uzmanına başvurmanız gerekebilir.

Oksijen Konsantratörü Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Oksijen Konsantratörü Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Oksijen konsantratörleri atmosfer havasında % 21 oranında bulunan oksijen gazını yoğunlaştırır ve % 90-95 yoğunlukta oksijen gazına dönüştürür. Sürekli olarak yüksek yoğunlukta oksijen gazı çıkışı sağlar. Bu sayede KOAH gibi solunumsal hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Hastaların yaşamlarını sürdürebilmeleri ve kaliteli bir hayata kavuşabilmeleri için bu cihazların kullanılması gerekir. Bu cihazlar, doğadaki oksijenden yeterli şekilde faydalanamayan kişiler için üretilmiştir. Hastalar oksijen cihazları sayesinde yüksek yoğunluktaki oksijen gazını soluyarak tedavi süreçlerini devam ettirirler. Farklı özellikleri olan bu cihazları tedarik etmeden önce bilmeniz gereken önemli birkaç noktaya değineceğim. Bu sayede doğru cihazı seçmenize yardımcı olmaya çalışacağım.

Oksijen konsantratörü tercih edilirken hangi hastalığın tedavisinde kullanılacağı da önem kazanmaktadır. Her hastalık için farklı özellikte cihazlara ihtiyaç olabilir. Bu nedenle hastalığın seyri ve tedavi aşamaları da göz önünde bulundurularak hekiminizden bilgi almanız ve bu doğrultuda ihtiyacınız olan cihazı tercih etmeniz gerekecektir.

Marka ve Model

Öncelikle dikkat edilmesi gereken konu cihazın markasıdır. Piyasada bilinen ve birçok kişi tarafından kullanılan markaları tercih ederseniz sorun yaşama riskiniz oldukça azalacaktır. Bununla birlikte cihazın hangi ülkede üretildiği de üretim kalitesi konusunda ipuçları verecektir. Sadece markaya dikkat etmeniz de yeterli olmayabilir. Markaların birçok farklı özellikte modelleri olabiliyor. İhtiyacınız olan özelliklerdeki modeli tercih etmeniz gerekir. Bunun için öncelikle bu kriterleri belirlemelisiniz. Yoksa cihazdan yeterince faydalanamazsınız. Hatta sorunlar yaşayabilirsiniz.

Kullanım Süresi

Oksijen cihazı seçerken kullanım özelliklerine dikkat etmek gerekir. Bazı cihazlar 7-8 saat kullanıldıktan sonra 30 dakika dinlendirilmesi gerekir. Bazı cihazlar ise 24 saat kesintisiz çalıştırılabilir özelliktedir. 24 saat kesintisiz çalıştırılabilir özellikte olanlar diğerlerine göre biraz daha pahalıdır. Dinlendirilmesi zorunlu olan cihazları 24 saat kesintisiz kullanırsanız cihazın çalışma performansı olumsuz etkilenecektir ve kısa bir süre sonra arıza oluşacaktır. Kesintisiz çalıştırılabilen cihazların da 12 saatte bir dinlendirilmesi önerilmektedir. Dinlendirme işleminde cihazlar soğuyacağı için aşırı ısınmadan kaynaklı problemlerin yaşanması engellenebilir.

LCD Ekran ve Uzaktan Kumanda

Oksijen konsantratörlerinin LCD ekranlı olan modelleri de vardır. LCD ekran üzerinden cihazın ne kadar süredir çalıştığı, oksijen yeterlilik seviyesi, çalışma ve arıza uyarıları gibi parametreler görüntülenebilir. Bazı cihazlarda ise timer yani zamanlayıcı özelliği vardır. Bu sayede önceden cihazı ayarlayıp belirli bir süre sonra otomatik olarak kapanması sağlanabilir. Bu özellik cihazın çalışmasını takip edemeyen ve kısıtlı sürelerle cihazı kullanmak zorunda olan hastalar için geliştirilmiştir. Bazı cihazlarda ise uzaktan kumanda özelliği mevcuttur. Kumanda sayesinde oksijen cihazının yanına gitmeden açıp kapatabilirsiniz. Bu da ayrı bir konfor özelliğidir.

Yasal Mevzuat

Kendini kanıtlamış bir markanın oksijen konsantratörünü tercih ederseniz büyük ihtimalle tüm yasal mevzuata uygun belgeleri mevcut olacaktır. Ayrıca sağlığa uygunluk kontrolleri de devlet kurumları tarafından yapılmış olacaktır. Yine de bu belgelerinin eksiksiz olduğunu ve ülkeye yasal yollarla giriş yaptığını kontrol etmenizde fayda var. Aksi halde gelecek tarihlerde yaşayacağınız teknik bir problemde cihazın ücretsiz garanti hizmetlerinden faydalanamazsınız.

Oksijen Yoğunluğu

Oksijen konsantratörleri havadaki azot ve oksijen gazını ayrıştırır. Oksijeni % 90-95 yoğunluğa getirerek hastaya iletir. Bazı cihazların oksijen yoğunluğu % 30 ile % 90 arasında değişkenlik göstermektedir. Cihaz tercihi yaparken buna dikkat etmeniz gerekir. % 90 ve üzeri yoğunlukta oksijen verebilen cihazları tercih etmelisiniz. Aksi halde tedaviniz olumsuz şekilde etkilenecektir. Ülkemizdeki çoğu oksijen konsantratörü % 90 ve üzeri yoğunlukta oksijen çıkışına sahiptir. Ancak çok nadir de olsa düşük yoğunlukta oksijen veren cihazlar da piyasada bulunabilmektedir.

Belgeler ve Aksesuarlar

Cihazı satın alırken cihazın faturasının, garanti belgesinin, kutusunun, su kabı ve oksijen kanülü gibi aksesuarlarının, elektrik kablosunun eksiksiz olduğundan emin olmanız gerekir. Ayrıca cihazı teslim almadan önce çalıştırıp kontrol etmenizi öneriyorum. Eğer evraklarında ve aksesuarlarında bir eksik varsa veya cihazın çalışmasında bir sorun varsa cihazı teslim almadan önce bu problemleri çözebilirsiniz.

Oksijen Ölçümü

Bazı cihazlar içindeki sensörler sayesinde oksijen ölçümünü sürekli olarak anlık şekilde yaparlar. Bu sayede cihazın verdiği oksijen yoğunluğu sürekli olarak ekrandan görüntülenir. Oksijen yoğunluğu % 85 in altına düştüğünde cihazın kontrol edilmesi gerekir. Bu durumda arıza olma ihtimali çok yüksektir. Yetkili teknik servis tarafından cihazın kontrol edilmesi gerekir. Bu tip bir özelliği olan oksijen cihazını tercih ederseniz hastaya iletilen oksijen yoğunluğunu takip edebilir, cihazda oksijenle alakalı herhangi bir sorun olursa anında tespit edebilirsiniz.

Cihaz Bakımı ve Filtreleri

Piyasadaki cihazların genel olarak 3 ayla 6 ay arasında düzenli olarak bakım ihtiyacı vardır. Oksijen konsantratörlerine düzenli olarak bakım yapılmadığında verdiği oksijenin yoğunluğu düşebilmektedir. Bu durumda filtreler tıkalı olduğu için cihaz dışarıdan yeterince hava çekemez ve iç bölümünde bulunan mekanizmayla oksijeni yeterli şekilde yoğunlaştıramaz. Kirli filtreler nedeniyle hastaya temiz olmayan hava gönderilme ihtimali oluşabilir.

Oksijen Konsantratörü Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Çeşitleri

Oksijen cihazları ev tipi ve sanayi tipi olarak ikiye ayrılmaktadır. Sanayi tipi olanlar sağlığa uygun oksijen üretmemektedir. Bu nedenle insan sağlığına zararlıdır. Ev tipi olanlar ise sağlığa uygun oksijen gazı üretmektedir. Bunlar kapasitelerine ve kullanım özelliklerine göre beş çeşitte üretilmiştir.

  • 3L/dk Oksijen Konsantratörü
  • 5L/dk Oksijen Konsantratörü
  • 10L/dk Oksijen Konsantratörü
  • Kişisel Oksijen İstasyonu
  • Taşınabilir Oksijen Konsantratörü

 

Ses Seviyesi

Oksijen cihazlarının içinde bir motor vardır ve bu çalışırken belli bir gürültü oluşturur. Cihazın motorunun ses yalıtımı güçlü olursa çevreyi rahatsız etmeyecektir. Kalitesi düşük olan bir cihaz tercih edilirse büyük ihtimalle ses yalıtımı olmayacaktır ve odadaki hatta evin içindeki insanları rahatsız edecektir. Cihazlar bir süre kullanıldıktan sonra yıpranmaya başlayacağı için gürültü seviyesi de artabilir. Bu nedenle sessiz ve kaliteli cihazların tercih edilmesi hastanın ve yakınlarının huzuru açısından çok önemlidir. Bazı model cihazlar o kadar sesli çalışır ki, apartman dairesinde oturan hastaların komşulardan şikayet aldıklarını dahi duyuyoruz.

Elektrik Sarfiyatı

Piyasada bulunan oksijen konsantratörlerinin geneli 500-600 watt civarında elektrik tüketimi yapar. Bazı modellerde bu sarfiyat 320 watt’a kadar düşürülmüştür. Oksijen konsantratörü kullanıyorsanız elektrik sarfiyatını kesinlikle göz önünde bulundurmanız gerekir. Ucuz olan modeller genellikle 500 watt ve üzeridir. Elektrik sarfiyatı az olan modelleri tercih ederseniz uzun vadede verdiğiniz parayı amorti edecektir. Örnek vermek gerekirse 500 wattlık bir ürün alırsanız elektrik faturanızda 150-200 TL civarında bir artış olacaktır. Daha az elektrik harcayan bir oksijen cihazı seçerseniz bu durumda faturanıza 50-100 TL arasında bir fark yansır. Tabi ki bu durum kullanım sürelerine göre değişkenlik gösterir. Az elektrik tüketen cihaz uzun vadede daha avantajlı olacaktır. Oksijen cihazı alırken elektrik kesintilerine ve arızalara karşı da yedek olması amacıyla oksijen tüpü almayı unutmayınız.

Ağırlık ve Ölçüler

Cihazların küçük boyutlu ve ağırlık bakımından hafif olması taşıma ve saklamayı kolaylaştıracaktır. 30 kg olan bir ürünle 15 kg olan bir ürün kıyaslanırsa 15 kg olanın daha kolay taşınabileceği ortadadır. Daha ağır ürünleri taşırken 2 kişi gerekli olabilir. Hatta merdivenlerden indirmek ve çıkarmak oldukça zor olacaktır. Bu nedenle hafif ve küçük cihazlar tercih edilmelidir.

Teknik Servis

Sadece oksijen konsantratörleri için değil evde kullanılacak tıbbi cihazların hepsi için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta cihazları hangi firmadan aldığınızdır. Yaşadığınız sorunlarda size destek olabilecek ve çözüm sağlayabilecek bir firmadan ürünlerinizi tedarik etmeniz maddi ve manevi zararları önleyecektir. Satış sonrası hizmetleri olan ve danışmanlık sağlayabilecek firmalar tercih etmelisiniz.

Oksijen Konsantratörü Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Oksijen Konsantratörü Alırken Sorulması Gereken Sorular

Oksijen konsantratörünü almadan önce cihazın tüm özelliklerini incelemenizi tavsiye ederim. Ayrıca aşağıdaki sorularında cevaplarını listeleyerek cihaz tercih sürecinizi kolaylaştırabilirsiniz.

  • Oksijen konsantratörü kaç litre/dakika kapasiteli?
  • Oksijen yoğunluğu ne kadar?
  • Oksijen akış kapasitesi ne kadar?
  • Cihaz nasıl çalıştırılır, nasıl kullanılır?
  • On/off butonu ve oksijen akış göstergesi cihazın neresinde yer alıyor?
  • Oksijen akış göstergesi nasıl çalışıyor?
  • Cihazın kaç saat kullanıldığını gösteren sayaç nerede?
  • Oksijen cihazında kullanılan filtreler nasıl değiştiriliyor? Bu filtrelerin fiyatları nedir?
  • Standart nemlendirme kapları cihaza uyumlu mu, yoksa özel bir nemlendirme kabımı kullanılıyor?
  • Özel bir nemlendirme kabı kullanılıyorsa bunun piyasa fiyatı nedir?
  • Cihazda kullanılan filtreler nasıl değiştiriliyor?
  • Cihazla birlikte standart oksijen kanülleri kullanılabiliyor mu?
  • Cihazın ne kadar süreyle detaylı bakıma ihtiyacı var?
  • Cihazın ses seviyesi ne kadar?
  • Cihazın garanti süresi ne kadar?
  • Cihazın çalışırken harcadığı elektrik miktarı nedir?
  • Cihazın faturası ve garanti belgesi var mı?
  • Alacağınız teknik servis ve satış sonrası destek hizmetleri nelerdir?

SGK Kaç Yılda Bir CPAP Maskesi Ödemesi Yapar?

SGK Kaç Yılda Bir CPAP Maskesi Ödemesi Yapar?

CPAP-BPAP maskeleri, kullanılan cihazlar kadar önemlidir. Maskeler yüze temas ettiği için, bunlarla ilgili yaşanan sorunlar tedavi sürecini olumsuz şekilde etkiler. Bu maskeler sağlığa uygun silikon veya jel gibi maddelerden üretilmiştir. Cildimizden salgılanan vücut sıvıları nedeniyle kullandığımız maskeler bir süre sonra yıpranmaktadır. Özellikle jel maskeler silikonlara göre daha hızlı şekilde yıpranır. Silikon olanlar daha dayanıklıdır. Maskenin yıpranması hava kaçağına neden olacağı için cihaz kullanımını olumsuz şekilde etkileyecektir. Ayrıca cilt üzerinde kızarıklığa sebebiyet verebilir. Bazı durumlarda burun üzerinde veya yüzde yaralara neden olabilir. Maskelerin temizliği düzenli olarak yapılırsa yıpranma süresi uzamaktadır. Her ne şekilde olursa olsun belirli sürede maskenin yenisiyle değiştirilmesi gerekecektir.

Maskelerin piyasa fiyatları oldukça değişkendir. Çoğu marka yurt dışından geldiği için maliyetleri yüksektir ve bu da piyasa fiyatlarının yüksek olmasına neden olmaktadır. Eğer doktordan rapor ve reçete alırsanız SGK’nın ödeme desteğinden faydalanabilirsiniz. SGK güncel olarak yılda bir kere CPAP maskesi için ödeme desteğinde bulunur. Her yıl bu ödemeden faydalanma hakkınız yeniden doğmaktadır.

SGK sadece maske için değil aynı zamanda solunum devresi (hortum) için de ödeme desteğinde bulunmaktadır. SGK, maskelerin tipine ve özelliğine göre farklı ödemeler yapmaktadır.

Örnek: Cihazı satın aldığınız fatura tarihi 15.12.2015 olsun. Bundan 1 yıl sonra yani 15.12.2016’da ve sonrasında yeni maske ve solunum devresi (hortum) alarak SGK ödemesinden faydalanabilirsiniz. Diyelim ki yeni maske ve hortumu da 15.12.2016’da değil de iki gün sonra yani 17.12.2016’da aldınız. Bir sonraki maske ödemesi hakkınızı 17.12.2017’de ve sonrasında kullanabilirsiniz.

SGK ödemesinden faydalanmak için 01.07.2017 tarihinden önce rapor, reçete, fatura ve ürün evraklarıyla birlikte bireysel olarak SGK’ya başvurmanız gerekiyordu. Öncesinde maske ve hortum bedelini medikal firmaya ödüyordunuz sonrasında SGK’ya başvuru yapıyordunuz ve SGK sizin hesabınıza geri ödeme yapıyordu. Bu sistem artık 01.07.2017 tarihinden itibaren geçerli değil.

Yeni sistemde öncelikle SGK anlaşmalı bir medikal firmaya başvuru yapmalısınız. Firma yetkilisi rapor ve reçetenizi kontrol edecek ve evraklarınızda hata veya eksik yoksa ihtiyacınız olan maskeyi size teslim edecektir. SGK eskiden vatandaşa yaptığı ödemeyi artık anlaşmalı olan medikal firmaya yapacaktır. Ürünün fiyatı SGK ödemesinden yüksekse, çıkan farkı medikal firmaya ödeyerek maske ve hortumu alabilirsiniz. Evraksal işlemler medikal firma tarafından MEDULA sistemi üzerinden yapılmaktadır. MEDULA evrakları hazırlanırken hasta veya hasta yakınından imza alınmaktadır.

MEDULA sistemiyle SGK’ya evrak gönderildiğinde eğer rapor ve reçetede hata varsa evraklar geri dönmektedir. Bu durumda hatalı işlemlerin düzeltilmesi için doktorunuza tekrar başvurmanız gerekebilir.

SGK’dan ödeme desteği alabilmek için heyet raporunuz ve doktorunuz tarafından düzenlenmiş reçeteniz olması gerekir. Eğer raporu özel hastaneden alıyorsanız hastanenin bu konuda SGK ile anlaşma yapmış olduğundan emin olmalısınız.

Rapor üzerinde “Tanı/Teşhis”, “ICD Kodları”, “Karar” ve “Sut Kodları” gibi bilgilerin detaylı olarak bulunması gerekir. Reçete üzerindeyse “Tanı/Teşhis”, “Protokol Numarası”, “Ürün Adları”, “Kullanım Miktarları” ve “Sut Kodları” gibi bilgilerin detaylı olarak bulunması gerekir. Rapor ve reçete üzerinde eksik bilgiler olduğunda SGK ödeme yapmamaktadır. Doktorunuza tekrar başvuru yaprak bu eksikleri tamamlamanız gerekecektir.

Aşağıda bulunan rapor ve reçete örneklerini inceleyebilirsiniz:

Rapor Örneği

SGK Kaç Yılda Bir CPAP Maskesi Ödemesi Yapar?

 

Reçete Örneği

SGK Kaç Yılda Bir CPAP Maskesi Ödemesi Yapar?

Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubu Kuruldu

Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubu Kuruldu

Evde bakılan hastaların ve ailelerinin en çok zorlandığı konulardan birisi hasta bakıcı bulmaktır. Bunu biraz kolaylaştırabilmek için Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubunu kurduk.

Grubumuza katılarak bilgi alışverişinde bulunabilir, hasta bakıcı taleplerinizi iletebilir ve çalışmak isteyen hasta bakıcılarla görüşebilirsiniz.

Başvuru Formu »

Hasta yakınları iyi ve güvenilir bir hasta bakıcı bulmakta oldukça zorlanıyorlar. Birçok yere başvurup hiçbir olumlu sonuç alamayan kişiler bile olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubunu kurduk. Grubumuza katılarak iş arayan hasta bakıcılarla ve diğer hasta yakınlarıyla iletişime geçebilirsiniz.

Grubumuza katılmak için aşağıdaki formu doldurup “Gruba Katıl” butonuna basın, davet bağlantısını birkaç dakika içinde e-posta adresinize gönderelim.

Ücretsiz olan bu hizmeti daha çok kişiye ulaştırabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Sosyal sorumluluk hareketimize destek olmak için bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

Grup Kurallarımız

  • Konu dışı paylaşımlar yapmıyoruz.

 

Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubu Başvuru Formu





Hasta Bakıcı Arayanlar Whatsapp Grubuna Katıl

Grubumuza katılmak için aşağıdaki formu doldurup gönderin, davet bağlantısını birkaç dakika içinde e-posta adresinize gönderelim.

Ad soyad (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Butona basıp lütfen bekleyin.

Whatsapp grupları kalabalık olduğu için çok fazla yazışma oluyor. Bu nedenle telefonun mesaj sesinden sıkılıp gruptan ayrılanlar olabiliyor ve paylaşılan çok önemli bilgileri kaçırıyorlar. Whatsapp’ın grubu sessize alma özelliğini kullanabilirsiniz. Böylece mesajlar size ulaşacak ve telefondan ses gelmeyecektir.

Ücretsiz olan bu hizmeti daha çok kişiye ulaştırabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Sosyal sorumluluk hareketimize destek olmak için bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Uyku apnesi veya KOAH gibi solunum hastalıklarının tedavisinde kullanılan cihazlar, yüze takılan maskelerle birlikte kullanılır. Bu maskeler farklı ham maddelerden çeşitli modellerde üretilmektedir. Cihazlarla birlikte kullanılan bu maskelerin kalitesi çok önemlidir. Ayrıca maskenin, kullanıcının yüzüne ve cilt tipine uyumlu olması gerekir. Bu tip cihazlarla yapılan tedavilerde en az cihaz kadar maske de önemlidir. Bu nedenle maske seçimi yaparken birçok kriterin göz önüne alınması gerekir. Peki bu kriterler nelerdir?

Maske seçiminde en öncelikli ve önemli kriter doktorun önerdiği maske çeşididir. Etkin bir tedavi için hekiminizin önerdiği maske tipini tercih etmelisiniz. Birkaç farklı maske tipi mevcuttur. Bunlar:

  • Nazal Maske
  • Burun Yastıkçıklı Maske
  • Ora-Nazal Maske
  • Oral Maske
  • Tüm Yüz Maskesi
  • Nazal Kanül

 

Hekiminiz tedaviniz konusunda uygun gördüğü yukarıda listelenen maske tiplerinden birini size önerecektir. Öncelikle bu öneriyi dikkate alarak maske araştırma sürecine girmelisiniz. Örneğin doktor hastanın tedavisi için BPAP S cihazıyla birlikte ora-nazal (ağız burun) maske kullanılması gerektiğini belirtebilir. Bu durumda hastanın BPAP S cihazıyla birlikte nazal (burun) maskesi kullanması sağlığı açısından uygun olmayacaktır. Aksi halde hayati bir risk dahi oluşabilir.

CPAP-BPAP Maske Çeşitleri

Kullanıcının öncelikle doktor önerilerini dikkate alması sonrasında da maskelerin konfor özelliklerini inceleyerek seçim yapması gerekir. Maskeler tasarım olarak birbirlerinden ayrılmaktadır. Bunlarla ilgili biraz detaylara değineceğim.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Nazal Maske

Öncelikle nazal maskeyi ele alalım. Nazal maskeler sadece burnu içine alan maske tipidir. Cihazın uyguladığı solunum işleminin yalnızca burundan yapılmasını sağlar. En yoğun şekilde kullanılan maske tipidir. Alın desteği olan ve olmayan çeşitleri vardır.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Burun Yastıkçıklı Maske

Sadece burun yoluyla uygulama yapılan diğer bir ürün çeşidi de burun yastıkçıklı maskedir. Direkt olarak burun deliklerine silikon yastıkçıklar sayesinde oturur ve bu şekilde kullanılır. Bu tip maskelerde cilde olan temas oldukça azdır. Bu sayede kullanım sonrasında yüzde herhangi bir kızarıklık veya iz oluşmamaktadır. Ayrıca nazal maskeyle kıyaslandığında daha küçüktür.

Bu tip maskeler herkes için uygun olmayabilir. Belirli kullanım kriterleri vardır. Hekimlerin önerisine göre 7 cmH2O (mbar) basınçtan yüksek basınçlarda kullanılmaması gerekir. Direkt olarak burnun içine basınçlı hava gönderdiği için kılcal damarlara zarar verme ve kanama oluşması riski vardır. Bu nedenle bu maskeyi kullanmayı düşünüyorsanız öncelikle hekiminize başvurmanız ve önerilerine göre hareket etmeniz gerekir. Burun yastıkçıklı maskeler nazal maskelere göre biraz daha yüksek fiyatlıdır.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Ora-Nazal Maske

Ora-nazal solunum maskesinin diğer bir adı da ağız burun maskesidir. Maske yüze takıldığında hem ağız hem de burun üzerini kapatır. Bu sayede solunum tedavisinin hem ağız hem de burun yoluyla yapılmasını sağlar. Nazal maskeler gibi ora-nazal maskelerin de alın desteği olan ve olmayan çeşitleri vardır.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Oral Maske

Oral maskeler yalnızca ağız üzerine takılarak kullanılır. Solunumu direkt ağız yoluyla uygular. Genellikle burunla alakalı sağlık sorunları yaşayan kişilere önerilir.

Tüm Yüz Maskesi

Bu maske tipi genellikle yoğun bakımlarda kullanılır. Evde de kullanıma uygundur. Yüzü alından çeneye kadar komple kaplayan bir tasarımı vardır. Bu nedenle tüm yüz maskesi denilmektedir. Ora-nazal maskeleri kullanamayan veya maskeler nedeniyle cildinde yara oluşan kişiler için uygundur.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Nazal Kanül

Nazal kanülün uygulama yöntemi diğer maskelerden biraz daha farklıdır. Yüksek akış uygulamalarında kullanılmaktadır. Özellikle çocuklar için tercih edilir. Yetişkinlerde de kullanılan modelleri vardır.

Silikon ve Jel Maskeler

CPAP-BPAP maskelerinde cilde temas eden kısım birkaç farklı maddeden üretilmektedir. Sağlığa uygun olan silikondan veya jelden üretilmiş modeller mevcuttur. Bu maddelerin birbirlerinden farkları vardır ve kullanım sırasında bu farkları hissedebilirsiniz. Örneğin jel malzemeden üretilen maske silikona göre daha yumuşaktır ve yüzün şeklini daha hızlı şekilde alır. Ancak silikon maskeye göre ömrü daha kısadır. Silikon maskelerin düzenli olarak temizliği ve bakımı yapılırsa ortalama olarak 1 yıl sorunsuz kullanılabilir. Jel maskelerin ortalama ömürleri ise 3 ayla 6 ay arasında değişmektedir.

Jel olan maskeler silikon olanlarla kıyaslandığında hangisinin yüzünüze daha uyumlu olacağını önceden bilmek mümkün değildir. Jel maskeler silikon olanlara göre her zaman daha rahat ve kullanışlı olmayabilir. Maske tercihi yaparken bu kriteri de unutmamak gerekir.

Silikon ve jel maskeler kıyaslandığında hangisinin daha iyi veya kaliteli olduğunu tartışmak biraz anlamsızdır. Genel olarak jel maskelerin fiyatları silikon olanlara göre daha yüksektir. Bu durum jel maskelerin silikonlara göre daha iyi ve kaliteli olduğu anlamına gelmez. Ayrıca bazı markaların çok pahalı olan jel maskelerinden tedarik edip memnun kalmayan birçok kullanıcı da mevcuttur. Pahalı olan maske yüzümüze en uygun maske olmayabilir.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Maskenin Yüze Uyumu

Kullanılan solunum cihazının kalitesi kadar maskenin yüze uygun olması da önemlidir. Çünkü kullanıcı maskesinden memnun değilse tedavi etkinliği direkt olarak olumsuz şekilde etkilenmektedir. Maske sebebiyle tedaviye ara vermek zorunda kalınabilir. Hatta cihaz kullanımından tamamen vazgeçilerek tedavi bırakılabilir.

Bir sürü maske deneyip hala memnun olmayan ve tam olarak ihtiyacı olan maskeyi bulamamış kişiler tanıyorum. Bu nedenle tedavileri çok verimli şekilde devam etmiyor. Kullandıkları maskeler yüzlerinde yara yapabiliyor. Rahat edemedikleri için gece fark etmeden maskeyi çıkaran kişiler de olabiliyor. Diğer sıklıkla yaşanan sorun ise hava kaçağıyla ilgili. Maske, kullanıcının yüzüne uygun olmadığı için çok fazla hava kaçağı oluşuyor ve bu nedenle cihaz kullanımı çok zorlaşıyor. Kullanıcılar, hava kaçağı olmasın diye maskenin kafa bandını çok fazla sıkmak zorunda kalıyorlar, bu nedenle yüzlerinde oldukça ciddi yaralar oluşabiliyor.

Maske seçimi yapılırken öncelikle ihtiyacınız olan maskenin tipi belirlenmelidir. Örneğin doktorunuz tarafından nazal maske kullanmanız önerildiyse, markaların nazal maske modellerini araştırma sürecine girmelisiniz. Piyasada birçok maske markası mevcut. Hepsinin de çeşitli modelleri var. Öncelikle internet üzerinden genel bir araştırma yapmanızda fayda var. Hangi maske modelleri yoğun olarak kullanılıyor? Maske kullanıcılarının yorumları neler? Kullanıcıların şikayetleri var mı? Bunun gibi soruların cevaplarını internet üzerinden edinmeniz mümkün. Birkaç model belirledikten sonra bunlara ulaşabileceğiniz bir medikal firmaya giderek denemeler yapabilirsiniz. Denemeleri cihazla birlikte yapmayı ihmal etmeyin. Sadece maskeyi yüzünüze takıp denemeniz yeterli olmayacaktır. En azından 20-30 dakika boyunca cihazla birlikte denemeniz gerekir.

Eğer yakın çevrenizde herhangi bir medikal firma yoksa ve maskeleri deneme şansınız bulunmuyorsa, internet üzerinden uzman bir medikal firmayla iletişime geçebilirsiniz. Hastalığınızı, kullandığınız cihazı ve yüz şeklinizi firma yetkilisine bildirdiğinizde size ürün önerilerinde bulunabilirler. Gerekirse yüzünüzün farklı açılardan resimlerini çekip firma yetkilisine gönderebilirsiniz. Böylece daha doğru sonuçlar alabilirsiniz. Ürünler kargoyla tarafınıza gönderildiğinde 2-3 gün içinde adresinize teslim edilecektir. Burada en önemli nokta gerçekten bu konuda uzman olan bir medikal firmayla iletişime geçmenizdir.

Maskeyi satın alacağınız firmanın değişim ve iade koşullarını önceden öğrenmenizi tavsiye ederim. Bu konuda firmayla sözlü veya yazılı şekilde bir mutabakata varmanız gerekebilir. Böylece size uygun olduğunu düşündüğünüz ürünü satın aldıktan sonra memnun kalmazsanız 2-3 gün içinde farklı bir modelle değiştirebilirsiniz veya iade edebilirsiniz.

CPAP-BPAP Solunum Maskesi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Maskelerin bazılarında small, medium ve large gibi bedenler olduğunu da unutmayınız. Bazı maskelerde ise beden seçeneği yoktur. Standart şekilde üretilen, beden seçeneği olmayan modeller ölçü olarak bütün yüz tiplerine uygun olabilmektedir. Özellikle beden seçenekleri olan maskeleri incelerken yüz şeklinize ve kilonuza göre uygun olanları tespit etmeniz gerekir.

CPAP-BPAP maskelerinin bazı konfor özellikleri olabiliyor. Örneğin bazı modellerde alın desteği vardır. Alın desteğinin amacı, maskenin burun üzerine gelen bölümündeki baskıyı azaltmaktır. Bu sayede burun üzerinde kızarıklık ve yara riski azalmaktadır. Ancak bazı kullanıcılar alın desteğinden rahatsız olmaktadır. Bunun dışında, farklı tasarımlarda kafa bandı olan maske modelleri de vardır. Bu özellikler kullanıcılar tarafından dikkate alınmalıdır. Kullanıcı en rahat ettiği maske modelini tercih etmelidir.

Maskelerin üzerinde hava tahliye bölümleri de bulunmaktadır. Buna ekshalasyon portu denir. Akciğerlerden dışarı verdiğimiz hava, bu tahliye bölümlerinden atılır. Bu bölüm olmazsa dışarı verdiğimiz nefesteki karbondioksit gazını tekrar solumak zorunda kalırız. Bu durum ciddi sağlık sorunları doğurabilir.

Maske Fiyatları

CPAP-BPAP maskelerini araştırırken elbette fiyatlarını da göz önünde bulundurmalısınız. Maskelerin fiyatları marka ve modele göre değişmektedir. Bazı markaların fiyatları genel olarak diğerlerine göre yüksektir. Piyasa araştırması yaparsanız zaten bu markaların hangileri olduğunu kolayca tespit edebilirsiniz. Pahalı maske en iyi maske demek değildir. Bunu unutmadan maske araştırması yapmalısınız. Çok uygun fiyatlı maskelerle de rahat etme ihtimaliniz var. Öncelikle gerekli araştırmaları yapıp, konu hakkında bilgi edindikten sonra, işin uzmanlarıyla fikir alışverişi yaparsanız doğru ürünü bulma süreciniz hızlanır ve kolaylaşır.

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Medikal Ürünler ve Raporlar

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Medikal Ürünler ve Raporlar

Yoğun bakımda yatan hastalar için birçok tıbbi cihaz ve medikal malzeme kullanılmaktadır. Bunların kullanımı çoğu zaman hastanın hayati fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gereklidir. Yoğun bakımda yatan hastalar bazı şartlar olgunlaştığında eve çıkartılır ve bakımlarına aileleri tarafından devam edilir. Bu durumda yoğun bakımda kullanılan tıbbi cihazların ve diğer medikal ürünlerin hastanın ailesi tarafından tedarik edilmesi ve evde hazır hale getirilmesi gerekir.

Hastanede kullanılan tıbbi cihazlarla evde kullanılanlar arasında farklar vardır. Hastanedekiler daha çok özelliği olan ve daha geniş kullanım alanına sahip olan cihazlardır. Evde kullanılanlar ise daha küçük, taşınabilir ve kullanımı kolay tıbbi cihazlardır. Evde hasta bakımında ihtiyaç olan medikal ekipmanların listesi genellikle aynıdır. Kullanılan ürünlerin markaları ve ölçüleri farklı olabilmektedir. Onun dışında çoğunlukla benzer ürün çeşitlerine ihtiyaç duyulur.

Yoğun bakım hastalarının evde bakılması için ihtiyaç olan medikal ürünler ve bunların rapor yazımıyla ilgili bilgileri aşağıda belirtiyorum. Aşağıdaki ürün adetleri SGK’nın minimum karşıladığı adetler değildir. Ortalama olarak hastanın ay içinde kullanması gereken adetleri belirttim. SGK’nın uygulamaları sürekli değiştiği için minimum olarak karşıladığı ürün adetleri değişkenlik göstermektedir.

Genel Maddeler

  • Raporlar 2 yıl geçerli olacak şekilde yazılmalıdır.
  • Her rapor için ayrı reçete yazılmalıdır.
  • Her rapor için 2’şer adet fotokopi çekilip “Aslı Gibidir” yapılmalıdır.

 

1. Rapor İçeriği

  • Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı (Mod: P SIMV & V SIMV) – 1 adet
  • Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı İçin Kesintisiz Güç Kaynağı – 1 adet
  • Hasta Karyolası ve Yatağı – 1 adet
  • Çelik Oksijen Tüpü (10 litre) – 1 adet
  • Oksijen Konsantratörü – 1 adet
  • Jeneratör – 1 adet

 

2. Rapor İçeriği

  • Bataryalı Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı – 1 adet

 

3. Rapor İçeriği

  • Pozisyon Aldıran Havalı Yatak – 1 adet
  • Bataryalı Konsol Tipi Pulse Oksimetre Cihazı – 1 adet

 

4. Rapor İçeriği

  • Nebülizatör Cihazı – 1 adet

 

5. Rapor İçeriği

  • Mama Cihazı – 1 adet

 

6. Rapor İçeriği

  • Hasta Alt Bezi/Külotlu Hasta Alt Bezi – 120 adet/1 ay

 

7. Rapor İçeriği

  • Beslenme Seti – 30 adet/1 ay

 

8. Rapor İçeriği

  • Uzun Dönem Kullanılabilir Trakeostomi Kanülü (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Kateteri (No: ##) – 300 adet/1 ay
  • Oksijenli Su (1 litre) – 2 adet/1 ay
  • Steril Eldiven – 2 kutu/1 ay
  • Pulse Oksimetre Probu (Disposable) – 15 adet/ 1 ay
  • Uzun Dönem Kullanılabilir Nazogastrik Beslenme Kateteri (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • HME Filtre – 60 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Solunum Devresi – 1 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Hava Filtresi – 2 adet/1 ay
  • Resusitatör (Ambu) Seti – 1 adet/1 ay
  • Kateter Mount – 30 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı Filtresi – 10 adet/1 ay
  • Enjektör – 100 adet/1 ay
  • Steril Gaz Kompres – 4 paket/1 ay
  • Ağız Bakım Seti – 30 adet/1 ay
  • Saç Temizleme Bonesi – 30 adet/1 ay
  • Cilt Temizleme Mendili – 6 paket/1 ay
  • Hijyenik Banyo Lifi – 4 paket/1 ay
  • İdrar Torbası – 90 adet/1 ay
  • İdrar Kateteri – 90 adet/1 ay
  • Yatak Koruyucu Örtü – 1 paket/1 ay
  • Gastrostomi Beslenme Tüpü – 1 adet/1 ay
  • PEG Seti – 1 adet/1 ay
  • Lastikli Yüz Maskesi (Disposable) – 2 kutu/1 ay
  • Galoş – 1 paket/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Bandı – 4 adet/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Pedi – 4 adet/1 ay

Bebeklerde ve Çocuklarda CPR (Yaşam Desteği) Nasıl Yapılır?

Yaşam desteği (CPR) yetişkinlere, çocuklara ve hatta bebeklere bile uygulanabilen hayat kurtarma yöntemlerinin genel adıdır. Bu yöntemle ölüm tehlikesi yaşayan kişilere ilk yardım yapılması sağlanır. Bu ilk yardım kalp masajı ve solunum desteği yani suni teneffüsten oluşur. CPR (yaşam desteği) uygulaması hiç vakit kaybetmeden yapıldığında birçok kişinin hayatını kurtarabilecek güçtedir. Ülkemizde pek önemsenmeyen bu konu hakkında herkesin bilinçlendirilmesi gerekir. Acil durumlar herkesin başına gelebilmektedir. Ani solunum ve kalp durması çocuklarda ve bebeklerde de görülür. Doğru şekilde müdahale edildiğinde hastayı kurtarma ihtimali oldukça yükselmektedir. Bu konuda birçok gerçek örnek vardır. Çevremizde bunları görüyoruz veya yaşıyoruz. Daha önce CPR detaylarını ve yetişkinlerde nasıl uygulandığını “CPR (Yaşam Desteği) Nedir? Nasıl ve Ne Zaman Uygulanır?” başlıklı yazımda açıklamıştım. Bu yazımda bebeklerde ve çocuklarda uygulanırken hangi farklara dikkat edilmesi gerektiğini açıklayacağım.

Bebeklere ve çocuklara uygulanan CPR (yaşam desteği) tekniklerinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Yetişkinlere uygulanan tekniklerle bebek ve çocuklara uygulanan teknikler aynı değildir. Bir takım farklar vardır. Müdahale ettiğiniz hasta, bebek veya çocuksa bu farkların bilinmesi ve uygulanması gerekir. Aksi halde ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bebek ve çocuklarda ani kalp durması erişkinlere göre daha ender görülür.

Çocuklarda genellikle solunum ve kan dolaşımı bir süreç içinde bozulur ve sonrasında kalp durması ve solunum durması gelişir. Bu durumun aniden olması nadir görülür. O yüzden bebeklerin ve çocukların acil yardıma ihtiyaç duyacağını daha önceden anlayabiliriz. Ona göre de önlemler alabiliriz.

Bebeklerde ve Çocuklarda CPR (Yaşam Desteği) Nasıl Yapılır?

8 yaşından küçük çocuklarda solunum problemleri ön planda olduğundan öncelikle beş döngü (yaklaşık iki dakika) CPR yapılmalı ve sonra 112 Acil Servis aranmalıdır. Eğer çocuk 8 yaşından büyükse kalple ilgili problemler ön planda olacağından ve elektroşok gereksinimi yüksek olduğundan, önce 112 Acil Servis aranmalı sonrasında CPR uygulamasına başlanmalıdır.

Bilinci kapalı bir bebekte hava yolu tıkanmasının en sık görülen nedeni başın öne doğru eğilmesi ve dilin arkaya düşmesidir. Travma şüphesi yoksa, bebeğin omuzları altına bir havlu veya kıyafet konularak başı geriye doğru yatırılır. Böylece kapanan hava yolu kolayca açılmış olur. Eğer travmadan şüpheleniliyorsa çocuğun boynunun stabil hale getirilmesi gerekir. Omurga yaralanması varsa hasta sarsılmamalıdır. 1 yaşın altındaki bebeklerin, bilinçleri açık olsa bile bizimle sözlü diyaloğa giremeyecekleri, bu nedenle de onların aktiviteleri ve görünümlerine bakılarak karar verileceği unutulmamalıdır.

Bebeklerde ve Çocuklarda CPR (Yaşam Desteği) Nasıl Yapılır?

Acil durumda çocuğun nabzı kontrol edilmeli ve atmadığı görüldüyse vakit kaybetmeden kalp masajına başlanmalıdır. Bebeklere kalp masajı yapacağında göğüsün ortası belirlenmeli ve 2 veya 3 parmak ile baskı yapılmalıdır. Genel olarak 8 yaşına kadar olan çocuklarda kalp masajı tek elle yapılır. Bebeklerin dokuları hassas olduğu için çok dikkat edilmelidir. Kalp masajı esnasında çok fazla baskı oluşturmamak gerekir. Baş parmaklarla sternuma, göğüs kafesinin 1/2’si çökecek şekilde bastırılır. Masajın hızı dakikada 100 kere yani saniyede 2 masaj şeklinde olmalıdır. Kurtarıcı kişi sayısı fazlaysa her 15, kurtarıcı tek kişiyse her 30 kalp masajından sonra çocuğa uygun pozisyon verilerek 2 kere suni solunum yapılmalıdır. Bu işlemler sağlık ekipleri gelene kadar devam ettirilmelidir.

1-8 yaş arası çocuklarda kalp masajı, yaklaşık dakikada 100 kere hızında yapılmalıdır. Bu da iki saniyede bir kalp masajı anlamına gelmektedir. Her beş döngüde bir, yani yaklaşık her iki dakikada bir çocuk tekrar değerlendirilmelidir. 1-8 yaş arası çocuklarda “kalp masajı/solunum” oranı “30/2″dir. Suni solunum esnasında “baş geri çene yukarı” pozisyonu verilir.

Bebeklerde ve Çocuklarda CPR (Yaşam Desteği) Nasıl Yapılır?

Sekiz yaşından büyük çocuklarda yaşam desteği (CPR) bebeklerde yapılan yaşam desteğinden biraz daha farklı olmaktadır. Kalp masajı daha sert şekilde uygulanmalıdır. Kalp masajı sırasında 2 elin birden kullanılabilmesi mümkündür.

Bebek ve çocuklarda yabancı bir cisme bağlı olarak (yiyecek, oyuncak parçaları vb.) hava yolunun tam tıkanması durumunda hastada birkaç belirti görülebilir. Çocuk nefes alamaz, ses çıkaramaz veya öksüremez. Hava yolu kısmen tıkandıysa ani solunum sıkıntısı görülür, zayıf ve sessiz bir şekilde öksürme olabilir ve hırıltı ortaya çıkar. Bu durumda tıkalı hava yolunun açılması gerekir.

Bebeklerde ve Çocuklarda CPR (Yaşam Desteği) Nasıl Yapılır?

Bebeklerde tıkalı hava yolunu açmak için dönüşümlü olarak “sırt vuruşu” (skapulalar arasına 5 kez) ve “göğüs basısı” (göğüste kalp masajı yapılan noktaya 5 kez) yapılır. Her saniyede bir vuruş yapılmalıdır. Sırt vuruşu ve göğüs basısına dönüşümlü olarak yabancı cisim çıkana veya bebeğin bilinci kapanana kadar devam edilmelidir. Bebeğin bilinci kapanırsa CPR başlatılmalıdır.

Çocuklarda hava yolu tıkanmışsa birkaç farklı yöntem uygulanabilir. Bilinç kapalıysa “dil çene kaldırma yöntemi” ile ağız açılır. Ağız içinde yabancı cisim görülürse çıkartılır, yabancı cisim aramak üzere çocuğun ağzına asla bilinçsizce parmak sokulmaz. Sonrasında CPR uygulamasına başlanır.

Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı

Hicri takvime göre Ramazan ayının ardından üç gün boyunca kutlanan bayramdır. Bayram günleri Şevval ayının ilk üç günü kutlanmaktadır. Ramazan Bayramı her yıl bir önceki yıla göre 11-12 gün daha erken kutlanmaktadır. Bu değişiklik miladi takvimle hicri takvim arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Ramazan Bayramı saygının, paylaşımın ve hoşgörünün simgesidir. Manevi duygularımızın ve inancımızın sevgiyle bütünleşip daha da büyüdüğü bir bayrama daha erişmiş bulunuyoruz. Bayramın herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz.

Sesan Ailesi olarak herkesin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Kadir Gecesi

Kadir Gecesi

Kadir Gecesi, Müslümanlar için en değerli günlerden birisi olarak kabul edilir. Kuran’ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gecedir. Ramazan ayının 27. gecesidir. Bin aydan daha hayırlı olarak bilinir.

Kadir Gecesi, Ramazan Bayramı’nın da habercisidir.

Sesan Ailesi olarak tüm İslam Alemi’nin Kadir Gecesi’ni kutluyoruz.

HME Filtre

HME Filtre

HME filtreler trakeostomi kanülü veya endotrakeal tüp olan hastalarda kullanılır. Bu filtreler sayesinde solunum yollarında ihtiyaç olan ısı ve nem oluşturulur. Normalde burundan geçen hava nemlendirilir, ısıtılır ve temizlenir. Bu sayede akciğerlere giden hava solunum yollarına zarar vermez. Trakeostomi kanülü veya endotrakeal tüpü olan hastalar burunlarını kullanmadıkları için bu işlemin HME filtre sayesinde yapılması gerekir.

HME = Heat and Moisturizer Exchanger

Trakeostomisi olan bazı hastalar mekanik ventilatör cihazı kullanırlar ve bu sayede solunumlarına devam ederler. Bazıları ise yalnızca oksijen konsantratörü kullanırlar. Bu tip hastalar mekanik bir solunum cihazı yardımına ihtiyaç duymazlar. Kendi kendilerine solunumlarına devam edebilirler. Ancak akciğerlerde oluşan oksijen ve karbondioksit değişimi tam olarak yapılamıyorsa oksijen konsantratörü desteği sayesinde hasta rahatlatılmaktadır. Hiçbir cihaz kullanmayıp yalnızca HME filtre kullanan hastalar da vardır. Trakeostomisi olan ve cihaz kullanmayan kişiler bu filtreler ile hem solunum yolu için ihtiyaç olan ısı ve nemi sağlar hem de zararlı partiküllerin filtrelenmesi sayesinde enfeksiyon riskinden korunurlar.

HME Filtre

HME filtrelerin üretiminde kullanılan maddeler sayesinde ısı ve nem filtrenin içinde tutulur. Solunum sayesinde, tutulan ısı ve nem trakeostomiden içeri doğru ilerler. Bu sayede solunum yolu nemlendirilir. Aynı zamanda filtrasyon özelliği sayesinde zararlı olan partiküller % 99,9 oranında tutulur. Ayrıca oluşan sekresyon (mukus veya balgam) filtre üzerinde tutulur ve eğer cihaz kullanılıyorsa içine gitmesi engellenir. Hasta solunum cihazına bağlıysa, HME bakteri filtreleri hortumların hastaya yakın bölümünde kullanılmalıdır.

Az önce belirttiğimiz gibi HME filtreler aynı zaman bakteri filtreleridir. Bakteri filtresi zararlı partikülleri % 99,9 oranında tutmaktadır ve solunum yoluna gitmesini engellemektedir. Genellikle günde 1 adet kullanılması önerilir. Eğer değiştirilmezse tıkanma ihtimali vardır. Tıkanma sebebiyle hava geçişi azalır veya durur. Bu durum tehlikelidir.

HME Filtre

Yenidoğan, pediatik ve yetişkin için farklı büyüklüklerde modelleri üretilmiştir. Bunlar hastanın durumuna göre farklı hacimlerde havanın geçişine olanak sağlamaktadır. Bu sayede solunumsal fonksiyonların doğru bir şekilde devam etmesine olanak sağlarlar.

Filtreleme ve nemlendirme özellikleri çok önemli olduğu için kaliteli ve kendini ispat etmiş markaları kullanmak önem kazanmaktadır.

Babalar Günü

Babalar Günü

Bir Amerikalının kızı olan “Sonora Smart Dodd”, anneler günü olduğu gibi babalar gününün de olması gerektiğini düşünmüştür. Babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Bu nedenle kızı babasına büyük saygı duyuyordu ve onu mutlu etmek istiyordu.

Sonora Smart Dodd babasına bir hediye vermek istiyordu ve bunun tüm dünya çapında bilinmesini istiyordu. Babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın “Babalar Günü” olması için çalışmalara başlamıştı. Gerekli tüm başvuruları yapmıştı ancak çalışmalar o tarihe yetişemeyerek Haziran ayının üçüncü Pazar günü Babalar Günü olarak kabul edilmiştir.

Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910 tarihinde Washington’da kutlanmıştır. Yıllar geçtikçe bazı ABD başkanları bu özel günü desteklemiştir. Her yıl Haziran ayının üçüncü pazar günü, dünya genelinde Babalar Günü kutlanmaktadır.

Sesan Ailesi olarak dünyadaki tüm babaların Babalar Günü‘nü kutluyoruz.

SGK İadeli Tıbbi Cihazları Kaç Yılda Bir Yeniler?

SGK İadeli Tıbbi Cihazları Kaç Yılda Bir Yeniler?

Sosyal Güvenlik Kurumu iadeli tıbbi cihazları kullanıcıya teslim ettikten sonra belirli sürelerde yenilemektedir. Bu süreler cihazlara göre değişmektedir. Yenileme işlemi, yeni rapor ve reçete alarak yapılmaktadır. Bunun dışında eğer cihaz arızalanırsa ve tamiri mümkün olmazsa veya tamir bedeli çok yüksek olursa SGK yeni cihaz vermektedir.

Cihazların arızalanması durumunda koşullar uygunsa, SGK teknik servis bedelini karşılamaktadır. Eğer teknik servis bedeli SGK’nın ilgili ürüne yaptığı KDV dahil ödemenin % 70’i ve altı olursa hastaneden alınacak yeni rapor ve reçeteyle kurum tarafından karşılanmaktadır.

Teknik servis bedeli % 70’i geçerse, SGK yeni veya ikinci el cihaz verme yöntemine gidecektir. SGK’nın stoklarında ikinci el cihaz varsa onu verecektir. Yoksa yeni cihazla ilgili belirlediği tutarı ödeyecektir. Her iki halde de hastaneden yeni rapor ve reçete çıkartılması gerekir. Bu durum iadeli tıbbi cihazların hepsi için geçerlidir ve garanti süresi bittikten sonra uygulanabilir. Bu şekilde yeni cihaz tedarik edilebilir.

SGK’nın teknik servis bedelini ödeme konusunda örnek verecek olursak:

  • Diyelim ki kullandığınız ev tipi mekanik ventilatör cihazı arızalandı.
  • SGK bu cihazın satış işlemi için KDV dahil 9720 TL ödemektedir.
  • Teknik servis bedeli 9720 TL’nin % 70’ine kadar yani 6804 TL’ye kadar olursa SGK bunu karşılamaktadır.
  • Teknik servis bedeli 6804 TL’nin üzerinde olursa SGK yeni veya ikinci el cihaz verme yoluna gidecektir.

 

SGK CPAP, BPAP ve oksijen konsantratörü gibi cihazları on yılda bir, ev tipi mekanik ventilatör cihazlarını ise beş yılda bir yenisiyle değiştirmektedir.

Cihaza Göre Yenileme Süreleri

  • CPAP: 10 yıl
  • OTOCPAP: 10 yıl
  • BPAP: 10 yıl
  • BPAP ST: 10 yıl
  • BPAP ST AVAPS: 10 yıl
  • ASV: 10 yıl
  • Oksijen Konsantratörü: 10 yıl
  • Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı: 5 yıl
  • Akülü Tekerlekli Sandalye: 5 yıl

 





Bilgi İste

Size Yardımcı Olabiliriz

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi istiyorsanız aşağıdaki formu doldurup "Bilgi İste »" butonuna basıp lütfen bekleyin. Mesajınız bize ulaştıktan sonra en kısa sürede size bilgi vereceğiz.

Ad soyad (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Butona basıp lütfen bekleyin.

Yukarı