ALS

ALS

ALS hastalığı, son yıllarda daha fazla konuşulmaya başlandı. Bunun sebebi hastalığın bulaşıcı olması ve dünyayı ebola virüsü gibi tehdit etmesi değil, 2014 yılında sosyal medyada başlatılan bir kova buzlu suyla meydan okuma (ice bucket challenge) kampanyasıdır. Ülkemizde bu kampanyaya dahil olan ünlüler de mevcuttur. Sonrasında birkaç tane daha kampanya yapıldı ancak bunlar “ice bucket challenge” kadar ses getirmedi. Bu farkındalık yaratma yarışı içinde amaç, ALS hastalarına maddi yardım toplamak ve insanların bu hastalık hakkında fikir sahibi olmasını sağlamaktır. Peki, bu hastalık neden bu kadar gündemde tutulmaya çalışılıyor?

ALS = Amiyotrofik Lateral Skleroz = Amyotrophic Lateral Sclerosis

Hastalığın adı “Amiyotrofik Lateral Skleroz”dur. Sinir sistemini etkileyen ve çalışmasını yavaşlatan bir hastalığı ifade etmektedir. Genelde bu hastalığın zeki ve çalışkan insanlarda görüldüğü söylenir. Ünlü fizikçi Stephen Hawking 40 yılı aşkın süredir bu hastalığın pençesindeydi ki yakın zamanda hayata gözlerini yumdu. Bu hastalığın tanısı ilk kez 1869 yılında Fransa’da konulmuştur. Karakteristik olarak motor nöron hastalığını ifade eden ALS, kaslarla bağlantı kuran sinir hücrelerinin tahrip olmasından dolayı yaşanır. ALS, hastanın kendisini etkilediği gibi ailedeki bireylerin hayatlarını da sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan etkilemektedir.

ALS hastalığı, ciddi ve tedavisi olmayan ilerleyici bir nöro dejenerasyon (sinir hücrelerinin bozulması) biçimidir. Sinir sisteminde hareket uyarısını taşıyan motor nöron denilen sinir hücrelerini etkiler. Zaman geçtikçe hareket, solunum ve yutak kasları çalışamaz duruma gelir. Bilişsel yetenekler, bellek ve duyu sistemi ise sağlam kalır.

ALS

Bu hastalığı yaşayan Stephen Hawking, ALS’nin ilk zamanlar hiç belirti vermediğini ve bu nedenle hastalığın gizli şekilde insanı yok ettiğini ifade etmiştir. Gerçekten de hastalığın ilk evrelerinde ciddi belirtiler söz konusu olmadığından, kişi rahatsız olduğunun farkına varamaz. Hastalık ilerledikçe kişinin yaşamını etkilemeye başlar. Sinir sisteminin kasları kontrol edememesinden dolayı kas hücrelerinde zayıflık ve dokularında erime meydana gelmektedir. Bu nedenle zayıflama görülebilir ve vücutta hasarlar oluşabilir. Bunun yanında hastaların zihinsel fonksiyonlarında çoğunlukla herhangi bir sorun oluşmaz. Çok nadiren, bazı ALS hastalarının zihinsel fonksiyonlarının zarar gördüğü tespit edilmiştir.

Bu hastalığın tanısı ilk kez 1869 yılında Fransız nörolog Charcot tarafından konulmuştur. Tanınmış İngiliz fizikçi Stephen Hawking 50 yıldır, gitar virtüözü Jason Becker ise 30 yıldır ALS hastalığı ile yaşamaktadır. ALS hastalığı Türkiye’de, Fenerbahçeli Sedat Balkanlı hastalığı olarak da bilinmektedir. Hadi Çaman, Yıldıray Çınar, İsmail Gökçek, Suna Kıraç ve Alper Kaya tanınan ALS hastalarındandır.

Hastalığın Diğer Adları

  • Motor nöron hastalığı
  • Lou Gehrig hastalığı
  • Sedat Balkanlı hastalığı
  • Charcot hastalığı

 

ALS Kimlerde Görülür?

Hastalık dünyanın her yerinde görülebildiği gibi erkeklerde daha sık ortaya çıkar. Ortalama başlangıç yaşı 55’tir. Ancak çok genç yaşta da, çok ileri yaşta da görülebilir. Toplumda yüz binde iki-üç kişide görülen ender bir hastalıktır. Dünyada 420.000, Türkiye’de ise 6.000-8.000 civarında ALS hastası olduğu tahmin edilmektedir.

ALS

ALS Belirtileri Nelerdir?

ALS uzmanları, rahatsızlığın belirtilerinin ilk başta çok hafif olduğunu ifade ediyor. Belirtilere dikkat edilirse hastalığın erken tespiti yapılabilir. Böyle bir durumda hemen doktora başvurulmalıdır. Hastalığında başlangıcında konuşma zorlukları veya yutkunmada problemler meydana gelebilir. Konuşma sırasında ağzın sürekli tükürükle dolması ALS ihtimalini haber vermektedir. Ayrıca kollarda ve bacaklarda meydana gelen güçsüzleşme bu hastalığının habercisi olabilir. Genel olarak kişinin güçsüz düşmeye başlaması, kaslarda oluşan erimeler, konuşmada, yutkunmada ve nefes almada yaşanan problemler, ALS hastalığının belirtileri arasında yer almaktadır.

Hastalığın başlangıcından itibaren hastanın, cisimleri eliyle kavrama gücü azalır. Cisimleri tutmak ya da kaldırmak zorlaşır. Anlaşılmaz ve bozuk konuşma, kol ve bacaklarda zayıflık, artan sakarlık görülür. Hareketler ilerleyici olarak zorlaşır. Yeme ve içmeyi zorlaştıran, zamanla kötüleşen yutma güçlüğü başlar. Hasta, kontrol edilemeyen ağlama ve gülme nöbetleri şeklinde görülebilen duygusal dalgalanmalar yaşayabilir. Uykusuzluk, endişe ve depresyon görülebilir. Nadiren, hafızada ve bilişsel yeteneklerde değişiklik olabilir. Bazı hastalar hatırlama ve yeni şeyler öğrenme yeteneklerinde sorun hissedebilir. Odaklanma süresi de etkilenebilir. ALS hastalarının az bir kısmında bunama görülür. Solunumu kontrol eden kasların zarar görmesi de nefes alma zorluğuna yol açar. Hastalar nefes almakta zorlandığı için uyku kalitesi de düşebilir. Hastalık ilerlediğinde ve solunum kasları ciddi şekilde zayıfladığında solunum cihazı kullanmak zorunlu hale gelir. Solunum ve beslenme desteğiyle birlikte iyi bir bakım sağlanırsa ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir.

Hastalık ilerlemeye devam ettikçe, solunum kaslarının zayıflamasından dolayı nefes alıp verirken sorunlar yaşanabilir. Hasta, hareket etmese de yorgunluk hissederek derin nefes almaya çalışabilir. Bunun yanında kişinin kontrol edemediği ağlama ve gülme krizlerinin sıklıkla yaşanması hastalığın ilerleyen safhalarında görülebilecek muhtemel belirtilerdendir. Hastalık sürecinde kişinin sindirim sisteminde genellikle problem yaşanmaz. Cinsel sorunlar veya idrar kaçırma gibi durumlar başlangıçta söz konusu olmaz ancak hastalık ilerledikçe idrarını tutamama gibi sıkıntılar artar. Göz çevresinde bulunan kaslar en son etkilenir. Hatta çoğu zaman diğer kasların tamamı görevini yapamaz hale gelse bile göz çevresindeki kaslar rahatlıkla kullanılabilir. Hasta, göz çevresindeki kasları kullanarak bilgisayar ve özel yazılımlarla çevresindeki kişilerle iletişim kurabilir.

50-60 yaş arasında daha sık görülen hastalık, en fazla erkeklerde görülür. Hastalığın aşırı ilerlemesi durumunda kişinin 3 ile 5 yıl içinde solunum yetmezliği veya akciğerlerde yaşanan sorunlardan dolayı vefat etmesi muhtemeldir. Ancak 10 yılı aşkın süre ALS hastalığının pençesinde yaşayanlar da vardır. Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. ALS hastalarına uygulanan tedavi, hastalık etkilerini azaltarak, kişinin yaşamının normal seyrinde olabildiğince devam etmesini sağlamaktadır. Günümüzde hastalığın ilerlemesini yavaşlatan bazı uygulamalar tespit edilmiştir ancak bunlar hala kesin iyileşme sağlamamaktadır.

ALS Bulaşıcı Mıdır?

Hayır, ALS bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastaların yakınlarına veya çevresindeki kişilere bulaşmaz.

Tedavisi Var Mıdır?

Günümüzde, ALS hastalığının etkili bir tedavisi yoktur. Herhangi bir tıbbi bakım almayan hastalar ortalama 3-5 yıl içinde kaybedilebilir. ALS hastaları, beslenme desteği (PEG) ve solunum desteği (mekanik ventilatör cihazı) verilerek uzun yıllar yaşatılabilir. Bu hastalar için, bakımı yapacak kişinin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi çok önemlidir.

Farkındalık İçin 21 Haziran Dünya ALS Günü

21 Haziran, “Dünya Als Günü” olarak belirlenmiştir. Bugün, ALS hastalığı hakkında toplumu bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak için organizasyonlar düzenlenmektedir.

ALS MNH Derneği

Türkiye’de ALS hastaları ve yakınları tarafından kurulan ALS MNH Derneği 2001 yılından beri faaliyet göstermektedir.

ALS MNH Derneği resmi web sitesi: https://www.als.org.tr/

ALS MNH Derneği üyelik sayfası: https://www.als.org.tr/uyelik

ALS hastaları ve aileleri yukarıdaki bağlantılardan ALS ile ilgili bilgi alabilir veya derneğe üye olabilir.

Kaynaklar

http://www.noroloji.org.tr/menu/99/amiyotrofik-lateral-sklerozda-tedavi

https://www.journalagent.com/tjn/pdfs/TJN_11_1_54_62.pdf

http://www.itfnoroloji.org/ozdemir/motornoron.htm

https://www.dicle.edu.tr/Contents/648c9425-0abf-4c50-84bc-202b31e755aa.pdf

https://www.als.org.tr/

21 Haziran Dünya ALS Günü

21 Haziran Dünya ALS Günü

ALS, motor nöronların kasları ve böylece vücut hareketlerini tam olarak kontrol edememesinden kaynaklanan bir sinir sistemi hastalığıdır. Genetik olma ihtimalinin yanı sıra çevresel faktörler, tarım ilaçları ve daha pek çok sebep bu hastalığa neden olabilmektedir. Hastalığa neyin sebep olduğu tam olarak belirlenmiş değildir. Ayrıca tedavisi de bulunamamıştır. Bu nedenle hastanın ve ailesinin hayatını olumsuz şekilde etkiler. ALS, bulaşıcı bir hastalık değildir.

ALS hastalığının en önemli belirtisi kaslarda ve hareketlerde oluşan zayıflıktır. Konuşurken, yediklerini yutarken ve bir nesneyi tutarken güçlük hissedilmesi diğer belirtilerdendir. El ve ayaklardaki güçsüzlük nedeniyle kramp ağrıları da hissedilebilir. Saçını tararken, çanta taşırken veya konuşurken sorun yaşamak çok moral bozucu olabilir. Hastalık ilerledikçe uzuvların gücü azalır ve kişi, günlük hayatta zorlanmaya başlar. Hatta bir süre sonra nefes alırken de sorun yaşamaya başlayabilir ve ilerleyen dönemde solunum cihazına bağlı şekilde yaşamına devam etmek zorunda kalabilir.

21 Haziran, “Dünya Als Günü” olarak belirlenmiştir. Bugün, ALS hastalığı hakkında toplumu bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak için organizasyonlar düzenlenmektedir. Sesan Ailesi olarak en kısa sürede ALS’nin tedavisinin bulunmasını temenni ediyoruz.

Hasta Yatağı (Hasta Karyolası) Almak İsteyenlere Öneriler

Hasta Yatağı (Hasta Karyolası) Almak İsteyenlere Öneriler

Hasta yatağı (hasta karyolası), hastaya pozisyon vermek ve konfor sağlamak amacıyla kullanıldığı gibi hastanın bakımını daha kolay yapabilmek için de kullanılır. Yaşamını, kısa veya uzun bir süre yatağa bağımlı olarak geçirecek kişiler için oldukça önemli olan medikal bir üründür. Hastanın bakım ihtiyaçlarına, kilosuna ve konfor isteklerine göre üretilmiş birçok çeşidi vardır. Farklı aksesuarlarla da özellikleri arttırılabildiği için kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilebilir. Bu yatakların, hastaya konfor sağlamasının yanı sıra hastanın ve refakatçisinin hayatını kolaylaştırıcı etkisi de büyüktür. Çoğu hasta yatağı (karyolası) hastaneler için üretilmiş olsa da ev ortamında kullanılabilecek özellikte olanları mevcuttur. Doğru ürünü seçmek hastanın ve refakatçisinin birçok sorununu azaltacaktır.

Hasta yataklarının kullanım amaçları:

  • Hastaya rahat bir yatış pozisyonu kazandırmak,
  • Hastanın konforunu arttırmak ve bakımını kolaylaştırmak,
  • Ortopedik hastalıklarda tedavi sürecini hızlandırmak olarak sıralanabilir.

 

Hastanın rahatsızlık durumuna ve hastalık çeşidine göre hasta yataklarının özellikleri farklılık gösterebilir. Örneğin, ortopedik rahatsızlığı olan bir kişi için sorun olan uzuvların desteklenmesi ve pozisyonlandırılması amacıyla özel aksesuarlar hasta yatağına eklenerek kullanılabilir. Hareketlerini kontrol edemeyen veya yataktan düşme riski olan kişiler için emniyet kemeri gibi aksesuarlar güvenliği arttırır. Hastanın kullandığı hasta başı monitörü, pulse oksimetre, mekanik ventilatör cihazı, oksijen tüpü ve mama cihazı gibi tıbbi cihazlar da özel ekipmanlar sayesinde karyola üzerine sabitlenebilir. Hasta yataklarının hepsinde bunun gibi opsiyonlar mevcut değildir. O nedenle hastanın durumu önceden değerlendirilmeli ve ihtiyaçları belirlendikten sonra kişiye uygun hasta yatağı modeli seçilmelidir.

Hasta karyolalarında sadece baş veya ayak kısmı hareketli olan modeller olduğu gibi hem baş hem ayak kısmı birlikte hareket ettirilebilen modeller de vardır. Bu hareket özelliği manuel şekilde elle veya elektrikli motorlar vasıtasıyla kumanda üzerinden ayarlanabilir şekildedir. Örneğin hasta yemek yiyecekse veya sıvı tüketecekse yatağın baş kısmını, bacaklarını dinlendirecekse veya vücuttaki kan akışını hızlandırmak isterse ayak kısmını yukarı kaldırabilir. Bu tip yataklar olmasa, yatağa bağımlı bir hastanın sadece yemek yiyebilmesi için bile konumlandırılması aile içinde başlı başına büyük bir sorun oluşturabilir. Özelliği olmayan standart yataklarda hastanın konumlandırılması çok zordur ve hastanın düşürülmesi veya sakatlanması riski vardır.

Hasta yataklarının çoğu tekerleklidir böylece hastayı bulunduğu odada hareket ettirebilirsiniz. Bakımını yaparken yanına veya baş ucuna geçmek için karyolayı iterek yer açabilirsiniz. Hastayı pencere kenarına getirerek dışarıyı izlemesini sağlayabilirsiniz. Odanın hijyenini sağlamak için yatağı hareket ettirerek daha kolay temizlik yapabilirsiniz. Ayrıca yan korkulukları olan ve korkulukların hareket ettirilebildiği hatta istenirse yerinden sökülebildiği ürünler de vardır. Yan korkuluklar hastanın düşme riskini ortadan kaldırmak için tasarlanmıştır. Yükseklik ayarı yapılabilen motorlu modeller de mevcuttur. Yatak, hasta üzerindeyken, kumanda vasıtasıyla yukarı veya aşağı hareket ettirilebilir. Bu sayede refakatçi, yatağı kolayca uygun yüksekliğe ayarlayarak, hastanın bakımını yaparken eğilmek zorunda kalmaz.

Hasta Yatağı (Hasta Karyolası) Almak İsteyenlere Öneriler

Dış kısmı boyalı demir olan modeller olduğu gibi plastik veya ahşap kaplı olan hasta yatakları da mevcuttur. Özellikle ahşap kaplı olanların diğerlerine göre daha sempatik durduğunu söyleyebilirim. Özellikle bilinci yerinde olan hastaların psikolojileri için ahşap modeller tercih edilebilir.

Hasta için üretilmiş olan ürünlerin sağladığı faydalar arttıkça fiyatları da artar. Ayrıca, karyola özelliklerinin yetişkin ve çocuklarda farklılık gösterdiğini de unutmamak gerekir. Daha önce belirttiğim gibi hastanın durumu önceden değerlendirilmeli ve ihtiyaçları belirlendikten sonra hasta karyolası tedarik edilmelidir. Aksi halde ya ihtiyacınız olan özellik satın aldığınız üründe bulunmayabilir ya da kullanmadığınız bir özellik için fazla para vermiş olabilirsiniz.

Hasta Yatağı (Karyolası) Çeşitleri

Hasta yatakları çalışma şekline göre manuel veya elektrikli (motorlu) olmak üzere ikiye, bunlar da kendi içinde özelliklerine göre birkaç çeşide ayrılır.

Manuel Hasta Yatakları

İnsan gücüyle hareket ettirilebilen, elektrikli motor sistemine sahip olmayan yataklar manuel hasta yatağı olarak adlandırılır. Bu yataklar kendi arasına üçe ayrılır:

Hem baş hem ayak kısmı hareketli olan hasta yatağı: Bu modele çift ayarlı manuel hasta yatağı adı verilir.

Sadece baş kısmı hareketli olan hasta yatağı: Bu modele tek ayarlı manuel hasta yatağı adı verilir.

Sadece ayak kısmı hareketli olan hasta yatağı: Bu modele de tek ayarlı manuel hasta yatağı adı verilir.

Teknoloji geliştikçe manuel hasta karyolaları ile diğer karyolalar arasındaki fiyat farkı oldukça azalmaktadır. Bu nedenle, son dönemlerde hastalar ve yakınları tarafından daha az tercih edilmektedir.

Hasta Yatağı (Hasta Karyolası) Almak İsteyenlere Öneriler

Elektrikli Hasta Yatakları

Elektrikli motorlar sayesinde hareket sağlayan hasta yatağı çeşididir. Konumlandırma özellikleri motor sayısına göre farklılık göstermektedir. Karyolanın belirli bölgeleri kumanda vasıtasıyla istenildiği gibi hareket ettirilebilir. Manuel hasta yataklarına kıyasla daha çok tercih edilmektedir. Altı farklı çeşidi vardır:

Tek Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

Sadece baş veya ayak kısmı kalkan, bir motoru olan hasta yatağıdır. Fonksiyon olarak diğer yataklara göre oldukça düşük seviyededir ve fiyatı da uygundur. Özellikleri az olduğu için tercih edilmemektedir ve bu nedenle çok az üretilmektedir.

Dual Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

Bu tip hasta yataklarının baş ve ayak kısmı hareketli şekilde üretilmiştir. Fiyat açısından diğer motorlu modellere göre daha uygundur. Motoru çok güçlü olmadığı için aşırı kilolu hastalar için uygun değildir. Genellikle 120-130 kg’ye kadar hastalarda kullanılır. Ayak kısmı yaklaşık 40-50 derece, baş kısmı ise yaklaşık 80-90 derece açıyla yükselir. Ayak ve baş kısmının hareketlerinden başka fonksiyonu yoktur. Bazı aksesuarlarla özelliği arttırılabilir.

İki Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

Dual motorlu yataklara benzerdir ancak daha fazla açı imkanı sağlamaktadır. Bu üründe iki farklı motor olduğu için daha fazla kaldırma gücü vardır ve yaklaşık 200 kg’ye kadar olan hastalarda dahi kullanılabilir.

Üç Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

İki motorlu hasta yatakları gibi bu yatağında hasta kaldırma gücü yaklaşık 200 kg’ye kadardır. İki motorlu hasta yatağından farklı olarak üçüncü motoru sayesinde yükseklik ayarlama özelliğine sahiptir. Yükseklik ayarı, özellikle refakatçi için hastaya bakım yaparken kolaylık sağlamaktadır. Bu yatak sayesinde refakatçi, bakım esnasında eğilmek ve belini zorlamak zorunda kalmaz.

Dört Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

Dört motorlu hasta yatakları diğerlerine göre daha gelişmiş özelliklere sahiptir. Yatak bünyesinde trenlendenburg ve ters trenlendenburg adı verilen konumlandırma özelliği bulunmaktadır. Trenlendenburg özelliği, yatağın baş kısmının aşağı inerken ayak kısmının yukarı kalkmasıdır. Ters trenlendenburg ise bunun tam tersi olarak tanımlanabilir. Piyasada bulunan ürünlerde 10 ile 20 derece arasında trendelenburg açısı mevcuttur. Ayrıca yana doğru yatırarak açı verme fonksiyonu olan tilt özelliği de vardır. Genellikle yoğun bakımlarda kullanılan bu karyola evde hasta bakım için de tercih edilebilir.

Kolon Motorlu Elektrikli Hasta Yatağı

Genel olarak yoğun bakımlarda kullanılır. Özellikleri dört motorlu hasta yatağıyla benzerdir. Dört motorlu yataktan farkı, bu ürünün motorlarının kolon tipi yani dikey şekilde üretilmiş ve çok güçlü olmasıdır. Bu sayede çok kilolu hastalarda dahi rahatlıkla kullanılabilir. Trenlendenburg ve tilt gibi birçok konumlandırma özelliği mevcuttur. Ayrıca diğer karyolalarda olduğu gibi aksesuarlar sayesinde özellikleri geliştirilebilir.

Sonuç

Hasta yatağını seçerken hastanın mevcut durumunu göz önünde bulundurmalı ve hastalığın gidişatını dikkate almalısınız. Çünkü uzun süre yatağa bağımlı olacak bir hastanın karyola ihtiyaçlarıyla kısa süreli olanın ihtiyaçları farklılık göstermektedir. Hastanın ihtiyaçları önceden belirlenerek uygun modeldeki yatağı tercih etmelisiniz.

Manuel veya elektrikli olması farketmez, hasta yataklarının ayak kısmı hareketli olan modellerinin iki çeşidi vardır. Birinde ayak kısmı tek parça halinde, diğerinde ise bacağın dizden hareket etmesini sağlamak için ayak kısmı iki parça halinde yukarı kalkar. Bu sayede bacak düz bir şekilde yükselmez, dizden hareket ederek daha konforlu bir şekilde yükselir.

Yatağı tedarik ettikten sonra fonksiyonlarını ve özelliklerini detaylı şekilde öğrenmenizi tavsiye ederim. Hastanın sürekli bu yatak üzerinde kalacağını düşünerek kaliteli bir ürün tercih etmelisiniz. Ayrıca karyolanın güvenlik aksesuarlarının da tam olmasına dikkat etmelisiniz.

Babalar Günü

Babalar Günü

Bir Amerikalının kızı olan “Sonora Smart Dodd”, anneler günü gibi babalar gününün de olması gerektiğini düşünmüştü. Babası, annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Bu nedenle kızı babasına büyük saygı duyuyordu ve onu mutlu etmek istiyordu.

Sonora Smart Dodd babasına bir hediye vermek istiyordu ve bunun tüm dünya çapında bilinmesini istiyordu. Babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın “Babalar Günü” olması için çalışmalara başlamıştı. Gerekli tüm başvuruları yapmıştı ancak çalışmalar o tarihe yetişemeyerek Haziran ayının üçüncü Pazar günü Babalar Günü olarak kabul edilmiştir.

Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910 tarihinde Washington’da kutlanmıştır. Yıllar geçtikçe bazı ABD başkanları bu özel günü desteklemiştir. Her yıl Haziran ayının üçüncü pazar günü, dünya genelinde Babalar Günü kutlanmaktadır.

Sesan Ailesi olarak dünyadaki tüm babaların Babalar Günü’nü kutluyoruz.

Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı

Hicri takvime göre Ramazan ayının ardından üç gün boyunca kutlanan bayramdır; Şevval ayının ilk üç günü kutlanmaktadır. Ramazan Bayramı her yıl bir önceki yıla göre 11-12 gün daha erken gelir. Bu değişiklik miladi takvimle hicri takvim arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Ramazan Bayramı saygının, paylaşımın ve hoşgörünün simgesidir. Manevi duygularımızın sevgiyle bütünleşip daha da büyüdüğü bir bayrama erişmiş bulunuyoruz. Bayramın herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz.

Sesan Ailesi olarak herkesin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Hastanın yatağa bağımlı olarak yaşaması oldukça zor ve yıpratıcı bir süreçtir. Bu durum hastayı ruhsal ve fiziksel açıdan olumsuz etkiler. Sadece hasta değil ailesi de aynı şekilde etkilenir. En sık ortaya çıkan sorun, sürekli hareketsiz yatmaktan kaynaklanan yatak yaralarının oluşmasıdır. Özellikle sırt, kalça, bacak, bilek, topuk, kulak ve ense gibi yatağa temas eden bölgelerde yara oluşumuna sıkça rastlanır. Yatak yarasını engellemek için en çok kullanılan medikal ürün havalı yataktır. Bu ürünler, mevcutta bulunan hasta yatağının üzerine serilerek kullanılır. Baklava tipi, boru tipi ve pozisyon aldıran olmak üzere birkaç çeşit havalı yatak vardır. Hastanın durumuna ve hastalık sürecine göre hangi çeşit ürünün kullanılması gerektiği önceden belirlenmelidir.

HEMEN BİLGİ AL »

Baklava veya boru tipi havalı yatak oluşan basıncı her ne kadar belirli ölçüde dağıtsa da hastanın ağırlığı nedeniyle yatağın cilde teması çoğunlukla birbirine yakın bölgelerde yoğunlaşacaktır. Temas bölgelerinde oluşan basınç nedeniyle dokulara giden kan miktarı azalır ve hücreler kendini yenileyemediği için yara oluşumu kaçınılmaz olur. Bu nedenle, baklava veya boru tipi havalı yatak kullanan hastaların, en az iki saatte bir sağa veya sola döndürülerek kan akışının hızlandırılması gerekir. Böylece dokulardaki oksijenlenme artar ve hücreler kendini yenileme fırsatı bulur. Daha sık pozisyon değiştirme daha fazla doku yenilenmesini sağlar. Bu amaçla üretilmiş pozisyonlu havalı yataklar kullanılırsa hasta yatak yarasından korunmuş olur ve mevcut yaralarının da iyileşmesi hızlanır.

Yatağa bağımlı hastaların bakım süresince karşılaştığı en temel sorunlar:

  • Oluşabilecek bası yaralarının engellenmesi için hasta yakınlarının hastayı belirli aralıklarla pozisyonlandırma zorluğu
  • Hastadaki terleme nedeniyle yatakta oluşan nemin giderilmesi için hastanın sıklıkla kurulanma ve giysilerinin değiştirilme ihtiyacı
  • Hijyen açısından hastanın yattığı bölgenin temiz tutulma gereksinimi
  • Hastada daha önceden oluşmuş ve büyümekte olan yatak yaralarının ağır tedavi masrafları

 

Yukarıda maddeler halinde belirttiğim sorunları iyi kalitede bir havalı yatakla çözümleyebilirsiniz.

Hasta Yakınları Neden Pozisyon Aldıran Havalı Yatak Tercih Etmeli?

Bakımına evde devam edilecek olan hastanın ihtiyaçları önceden belirlenmeli ve bu doğrultuda çözümler sağlanmalıdır. En temel ihtiyaçlardan birisi, yatak yarası riskine karşı havalı yatak kullanımıdır. Yatak yaralarının oluşmaması için sadece havalı yatak kullanımı çoğu zaman yeterli olmaz, bunun yanında hastayı belirli periyotta konumlandırmak gerekir. Refakatçilerin, bu süreyi takip ederek konumlandırmayı sürekli olarak yapması gerekir. Hastanın ağırlığı fazla olursa, bu işlem en az 2-3 kişiyle birlikte yapılabilir. Ayrıca bu kişilerin pozisyonlandırma işlemini düzenli olarak yapabilmesi için 24 saat hastanın yanında olması gerekir. Pozisyon aldıran havalı yatak, refakatçileri fiziksel açıdan da zorlayan bu duruma çözüm sağlamaktadır. Ayarlanan sürede hastayı sağ, orta ve sol olmak üzere sürekli konumlandırarak bası oluşan bölgenin değişmesini sağlar.

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Diğer önemli sorunsa hastanın terlemesinden kaynaklı yattığı yerin nemlenmesidir. Cilt nemli kaldıkça yara oluşumu da hızlanır. Pozisyonlu havalı yatağın üzerinde hava delikleri olduğu için hastayı rahatsız etmeyecek şekilde hava üfleyerek havalandırma ve kuruluk sağlar.

Pozisyon aldıran havalı yatak hijyen açısından da hasta yakınlarına kolaylık sağlamaktadır. Hastanın yattığı yerin temizlenme ihtiyacı olduğu için bu ürünün kılıfı kolay çıkarılıp takılabilen fermuarlı bir şekilde üretilmiştir. Kılıfın çok kolay bir şekilde çıkarılıp, yıkanıp, tekrar yerine takılması temizliğin rahatça gerçekleşmesi için önemli bir faktördür.

HEMEN BİLGİ AL »

Hem hastanın fiziksel ve sağlık açısından zarar görmemesi hem de ailenin maddi olarak etkilenmemesi için yatak yaralarının oluşumundan önce gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Bu yaraların tedavisi uzun sürer ve tedavide kullanılan yara bakım ürünleri oldukça pahalıdır. Bu tip olumsuzluklarla karşılaşmamak için hem yatak yarasını önleyen hem de mevcut yaraların iyileşmesini hızlandıran medikal bir ürün olan pozisyon aldıran havalı yatağı kullanmanızı öneriyorum.

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak Alırken Bu Özelliklere Dikkat Edin

Ülkemizde satışa sunulan medikal ürünlerin belirli standartlarda olması gerekir. Bunlardan en temel olanları ürünün CE belgesinin olması, faturasının düzenlenerek tarafınıza teslim edilmesi, Türkçe kullanım kılavuzunun ve ücretsiz garanti hizmetlerinin olmasıdır. Pozisyon aldıran havalı yataklar da medikal ürün olduğu için bu standartlara uygun şekilde satışının yapılıyor olması gerekir.

Ürünün kurulumu ve kullanımı oldukça basittir. Hastanın ağırlığına ve durumuna göre basınç, süre, pozisyonlandırma gibi seviyeler belirlenerek panel üzerinden yatağın tüm ayarları yapılabilir. İstenirse pozisyonlandırma özelliği kapatılıp açılabilir. Çok kilolu hastalar için üretilmiş ve diğerlerine göre daha dayanıklı modeller de mevcuttur. Piyasadaki ürünlerin çoğunun ölçüsü tek kişilik yatak kadardır ve 90×200 cm’dir.

Celil Çağlar ÖZLÜ

Piyasadaki bazı yataklarda sertlik seviyesi ve konumlandırma süresi ayarlanmadığı için sağlık ve konfor sorunları yaşanabilmektedir. Yatak yarasından maksimum seviyede korunabilmek için bu ayarların hastanın kilosuna ve cildinin yapısına göre değiştirilmesi gerekir. Ayrıca dokulara daha çok kan akışının olabilmesi için yatağın hastaya verebildiği açının da en az 20 derece olması gerekir. 40 derece ve üzeri yüksek açılı pozisyon değişikliklerinde, hastanın düşmesini engelleyen güvenlik önlemlerinin yatakta mevcut olup olmadığına da dikkat etmelisiniz.

Pozisyon aldıran havalı yataklar boru tipidir. A+B şeklinde çalışan yatak yerine A+B+C sisteminde çalışan yatakları tercih etmeniz yatak yaralarının engellenmesi ve iyileşmesi için daha faydalı olacaktır. Bu sistemler havalı yatağın boru şeklindeki hava kanallarının hangi düzende çalıştığını belirtmektedir. A+B+C sistemiyle çalışan havalı yataklar bası yaralarını önleme konusunda diğerlerine göre daha başarılıdır. Ayrıca dördüncü seviyeye kadar yatak yaralarına karşı koruyucu etkisi vardır.

Hastanın yaşayacağı olası bir acil durumda daha sert bir zeminde müdahale etmek gerekir. Bu nedenle pozisyon aldıran havalı yatak üzerinde acil hava boşaltım mekanizması olmalıdır. Kalp masajı gibi uygulamalar gerektiğinde yatağın içinde bulunan hava, bu özellik sayesinde hızla tahliye edilebilir.

Boru tipi hava kanallarının patlaması halinde kullanıcıya çok fazla masraf çıkmaması için tüm yatağın değil de sadece patlayan bölümün sökülüp yenisinin takılabiliyor olması gerekir. Son olarak da, yatak üzerinde bulunan örtünün çıkarılabilir ve yıkanabilir olması hijyeni sağlayabilmek adına büyük kolaylık sağlar.





Size Yardımcı Olabiliriz

Size Yardımcı Olabiliriz

Pozisyon aldıran havalı yatak sizin hastanıza uygun mu? Formu doldurup gönderin, uzmanlarımız size yardımcı olsun. Bu hizmetimiz ücretsizdir.

Ad soyad (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Butona basıp lütfen bekleyin.

Diyabet Hastalığında Kan Şekeri Takibi Nasıl Yapılır?

Diyabet Hastalığında Kan Şekeri Takibi Nasıl Yapılır?

Diyabet hastaları kanlarındaki şeker oranını ölçmek için koldan veya parmak ucundan alınan kanla ölçüm yapan cihazları kullanmaktadırlar. Ayrıca cilt altına konulan sensörleri olan ve burada bulunan sıvının şeker oranını ölçen tıbbi cihazlar da bulunmaktadır. Bu cihaz kan şekerinin değişmesiyle cilt sıvısındaki glikoz değişimini hesaplar. Böylece vücudun şeker oranındaki değişimleri sürekli ölçülebilir. Bu cihaz sayesinde vücudun her on dakikada bir yaşadığı şeker değişimleri hafızaya kayıt edilir. Daha sonra bilgisayar ortamında bu değişimler gözlenebilir. Bu seçeneğin bakımı zordur ve maddi olarak yüksek bütçeler gerektirir.

Günümüzde medikal teknolojinin ilerlemesiyle daha ekonomik ve kullanışlı olan mobil sağlık takip sistemleri üretilmiştir. Hastaların kolay bir şekilde yaptığı ölçümler artık otomatik olarak doktorlara gönderilmektedir. Ayrıca bu ölçümler kayıt edilerek oluşturulan analizler sayesinde tedavinin şekli doktor tarafından değiştirilebilir. Acil durumlarda hastaya müdahale şansı veren bu sistemlere talep gün geçtikçe artmaktadır.

Diyabet Tedavileri

Diyabet hastaları, normal bir insanda bulunan şeker dengesine ulaşmak durumundadır. Bunun sağlanabilmesi adına insülin takviyesi sağlanır. Sadece insülin tedavisiyle başarı elde edilemeyebilir. Hasta olan kişinin, doktorunun dediklerini harfiyen uygulaması gerekmektedir. Özellikle beslenme ve diyet konusundaki tavsiyeler dikkate alınmalıdır. Sigara kullanımı veya alkol tüketimi terk edilmelidir. Egzersiz ve spor alışkanlığının kazanılması sağlanmalıdır.

Kontrol Edilmelidir

Diyabet hastaları sürekli kan şekeri oranlarını kontrol etmek zorundadır. Normal bir insanda bu denge, vücut tarafından sağlanır. Diyabet hastalarında açlık durumunda veya şeker tüketiminde şeker oranı birdenbire değişebilir. Bu nedenle beslenme ve diyet programına dikkat edilmesi gerekir. Kan şekerinin değişmesi sebebiyle buna bağlı diğer rahatsızlıklar da ortaya çıkabilir.

Diyabetten kaynaklanan rahatsızlıkların hayat kalitesini düşürmemesi için, spor ve egzersiz yapılmalıdır. Diyete dikkat edilmelidir. Hasta olan kişi, aralıklarla kan şekerini ölçerek, dengenin korunmasını sağlamalıdır. Diyabet hastaları kan şekeri oranını, idrarda keton miktarını, kilo değerlerini ve tansiyonlarını kontrol ederek, yaşam kalitelerinden ödün vermeden yaşayabilirler.

Atel Nedir? Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?

Atel Nedir? Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?

Atel, vücut uzuvlarında meydana gelen yaralanma, şişlik, ağrı gibi şikayetleri azaltmak ve uzuvları çoğunlukla hareketsiz tutmak için kullanılan tıbbi bir üründür. Özellikle uzuvlarda gerçekleştirilecek tıbbi müdahalelerin ardından, hastada oluşabilecek ağrı şikayetinin giderilmesinde ve iyileşme sürecinin daha hızlı ilerlemesinde olumlu katkıda bulunur. Bununla beraber, trafik kazası gibi acil durumlarda meydana gelebilecek yaralanmaların ardından hasar gören uzvun sabit şekilde kalmasını sağlayan, ilk yardım esnasında kullanılabilen bir üründür. Kısaca şu şekilde tanımlanır: “Atel, zedelenmiş dokuların veya hasar görmüş kemiklerin düzgün bir biçimde sabitlenmesi için kullanılan medikal üründür.”

Gündelik hayatta yaşanan ev kazalarında da ateller kullanılabilir. Özellikle burkulma, incinme ve bağlarda yaşanan kopuklukların pek çoğunda el, kol, ayak ve bilek atelleri uygulanmaktadır. Ayrıca fizik tedavi aşamasında, ameliyat öncesi ve sonrasında destekleyici tedavi olarak da kullanılabilir. Bu ürünlerin kullanımı pratik ve kolaydır ancak atelin hastaya uygun ölçülerde seçilmesi çok önemlidir. Ayrıca ateller uzun süre vücutta durduğu için üretildiği malzeme de önem kazanmaktadır. Hava geçirgenliği olan kaliteli malzemelerden üretilmiş ürünlerin tercih edilmesi tedavi sürecini olumlu şekilde etkileyecektir.

Atel Nedir? Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?

Özellikle boyun kısmında meydana gelen yaralanmalarda, atel uygulamasının mutlaka bir uzman kontrolünde yapılması gerekir. Uygulamadan önce ve uygulama esnasında omuriliğin zedelenmemesi için boyun hareket ettirilmemelidir. Ayrıca boyun kısmında kanamalı yaralanma varsa öncelikle buna müdahale edilmesi gerekir. Müdahaleden sonra dikkatli bir şekilde boyun ateli uygulanır ve yaralı en yakın sağlık birimine sevk edilir. Diğer atel çeşitleri gibi boyun atellerinin de kullanım süresini ilgili hekimler belirler. Boyun zedelenmelerinin tedavilerinde daha hassas ve dikkatli olmak gerekir.

Atel uygulama yöntemleri statik, dinamik ve seri olarak 3’e ayrılır:

Statik Atel: Hasar görmüş uzva çeşitli pozisyonlar aldırıp hareketi kısıtlayarak daha hızlı iyileşmeyi amaçlar.

Dinamik Atel: Bu ürün, hasar gören uzvun hareketini kısıtlamaktansa hasarlı bölgenin hareketini destekleyerek tedaviye katkı sağlar.

Seri Atel: İyileşmeye bağlı olarak, kullanılan atel tipinin belirli sürelerde değiştirilmesi yöntemidir. Seri atel yöntemi, özellikle eklem rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.

Atel uygulama yöntemlerinin çeşitleri olduğu gibi, hastanın ihtiyacına ve hastalık türüne göre de atel çeşitleri vardır. Atel, karton gibi basit bir malzemeden oluşturulabildiği gibi, ciddi bir eklem hastalığında kullanılabilen medikal ürün olarak da üretilmektedir. El veya ayak bileği, parmak, boyun, kol ve bacak gibi vücut bölgelerine uygulanan atel çeşitleri vardır. Hastalığın çeşidine göre birçok farklı tasarımda ürün mevcuttur. Atele ek ve destekleyici olması amacıyla kayış, kemer, kanca, toka ve ip gibi farklı parçalar da ilave edilebilir.

Atel Nedir? Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?

Ateller kullanılacağı amaca ve ilgili uzvun yapısına göre kumaş, plastik, metal ve karton gibi çeşitli malzemelerden üretilebilir. Farklı beden numaraları veya ölçüleri olabildiği gibi, standart boyda tasarlanmış modelleri de olabilir. El, kol, bacak, bilek veya parmak gibi organlarda kullanılacak atellerde genel olarak ipli veya cırtlı şekilde üretilmiş kemerler mevcuttur. Bunlar sayesinde sabitleme işlemi sağlanır. Günlük kullanımda atelin kirlenmemesi için uygun bir malzemeyle üzerinin örtülmesi gerekebilir. Ürünlerin çoğu nemli bir bezle silinerek temizlenebilir veya kumaş olanlar elde veya çamaşır makinesinde yıkanabilir.

Hastanın kullanacağı atelin çeşidi ve kullanım süresi doktorlar tarafından belirlenir. Kullanıcı beden ölçüsüne göre doğru ürünü tercih edip kullanmalıdır. Yanlış beden seçimi ya iyileşmeye yardımcı olmaz ya da daha çok zarar verebilir. Küçük beden ölçüsü tercih edilir veya atel çok sıkı şekilde uygulanırsa, o bölgedeki kan akışı yavaşlar ve ağrı oluşabilir. Bununla birlikte uyuşma ve sızlama gibi sorunlar da yaşanabilir.

Hastanın atel kullandığı süre boyunca kendisine düşen bir takım sorumluluklar vardır. Örneğin uyumadan önce kan akışını rahatlaması amacıyla atelin gevşetilmesi gerekir. Bir başka önemli nokta ise, zedelenmiş veya sakatlanmış olan ve atel uygulanmış uzvun çok zorlanmaması gerektiğidir. Bunlara dikkat edilmediği taktirde tedavi gerçekleşmediği gibi mevcut sakatlığa daha da fazla zarar verilebilir. Atelin kullanıldığı süre zarfında ürünün hastaya rahatsızlık verecek derecede sıkı olması, cildin tahriş olması, kaşıntı oluşması ve bunlara benzer her türlü sorun hekime bildirilmeli ve hekimin talimatları uygulanmalıdır.

CPAP-BPAP Gibi Solunum Cihazları Midede Gaz Yapar Mı?

CPAP-BPAP Gibi Solunum Cihazları Midede Gaz Yapar Mı?

Önemli bir sağlık sorunu olan uyku apnesi, bazı durumlarda operasyon ile tedavi edilebilir; ancak bazen operasyon yetersiz kalır ve hekimler CPAP veya BPAP gibi solunum cihazlarının kullanılmasını önerir. Bunun dışında, KOAH gibi süreklilik arz eden akciğer hastalıklarının tedavisinde de BPAP veya BPAP ST uygulamaları doktorlar tarafından uygun görülmektedir. CPAP-BPAP cihazlarının çeşitleri mevcuttur. Hastalığın çeşidi ve seviyesine göre CPAP, OTOCPAP, BPAP ve BPAP ST gibi cihazlar tedavi amaçlı uygulanır. Bu cihazlarla yapılan tedaviler diğer tedavilere göre daha az yan etkiye sahiptir. Cihazlar, üst solunum yollarını sürekli olarak açık tutmak veya akciğerlere yeterli seviyede hava gitmesini sağlamak için basınçlı hava üretir. Normal koşullarda, basınçlı hava maske vasıtasıyla solunum yoluna gönderilir, ancak bazı durumlarda yemek borusundan mideye giderek gaz ve şişkinliğe neden olabilir.

Midede oluşan gaz sorunun ana nedenlerinden biri hava yutmaktır. Yemek yerken veya sıvı tüketirken kontrolsüz bir şekilde hava yutulabildiği gibi, ağız yapısına uygun olmayan takma dişlerin kullanımında da aynı sorun oluşabilmektedir. Tıpkı bunun gibi, CPAP-BPAP kullanımında tercih edilen maskenin yüz yapısına uygun olmaması veya doğru ayarlanmaması da kontrolsüz hava yutmaya neden olabilir. Nazal, ora-nazal, oral, burun yastıkçıklı veya tüm yüz olması fark etmez, tüm maske tiplerinde bu sorun yaşanabilir. Farklı tipte maske kullandığınızda da çözüm sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle yüz şeklinize en uygun maskeyi bulup kullanmanız birçok sorunun yaşanmasını engelleyecektir.

CPAP-BPAP Gibi Solunum Cihazları Midede Gaz Yapar Mı?

Solunum cihazlarını kullanırken bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Yaşanan sorunlar çoğunlukla bilgi eksikliğinden kaynaklanır. O nedenle, aksesuarları takıp çıkarırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, cihazın menüsünde bulunan kullanıcı ayarlarının ne işe yaradığı ve nasıl değiştirildiği, maskenin kullanımı ve temizliği, ısıtıcı nemlendiricinin nasıl ayarlandığı ve temizlendiği gibi bilgileri cihazı satın alırken detaylı ve uygulamalı olarak öğrenmenizi tavsiye ederim. Bu sayede yaşayabileceğiniz birçok sorunu en başından engellemiş olursunuz.

CPAP ve BPAP cihazlarının çok fazla yan etkisi bulunmamasına rağmen kimi zaman yanlış kullanımdan, kimi zaman yüze uygun olmayan maske seçiminden, kimi zaman da hastanın cihaza uyum sağlayamamasından kaynaklı bazı sorunlar yaşanabilmektedir. Cihazlar, basınçlı havayı kullanıcının soluk borusuna doğru üfler. Soluk borusu (trake) ve yemek borusunun girişleri yan yana olduğu için havanın bir kısmı hastanın yemek borusundan midesine doğru gidebilir. Bu nedenle kullanıcılar bazen şişkinlik ve gaz problemi yaşadıklarını dile getirmektedir.

Non-invazif, yani maskeyle uygulanan solunum cihazı kullanan hastalardan gelen şikayetler göz önüne alındığında bu cihazların midede gaz şikayetine neden olduğu kanısı oluşsa da, bilimsel olarak yapılan herhangi bir araştırma bulunmamaktadır. Bu sorunun tam olarak nasıl ve neden oluştuğu hala tespit edilmediği gibi çözümü de net olarak ortaya koyulmamıştır. Yazıda bahsettiğim kullanım detaylarına dikkat ederseniz yaşayabileceğiniz birçok sorunun önüne geçmiş olursunuz. Yaşadığınız sorunlarla ilgili hekiminizin önerilerini de almayı unutmayın.

Kateter Mount

Kateter Mount

Kateter mount, solunum cihazı kullanan hastaların ihtiyaç duyduğu sarf malzemelerden birisidir. Hasta, trakeostomi kanülüne bağlı filtre ve solunum devresi ile rahat hareket edemez. Hareketlerini kolaylaştırmak için kateter mount kullanılmalıdır. Bu ürünler, hastanın kendisini daha konforlu hissedebileceği şekilde tasarlanmaktadır. Solunum cihazına bağlı hastaların hareketleri kısıtlandığı için kateter mount kullanılır. Böylece hastanın daha rahat hareket etmesi sağlanır. Solunum cihazının hortumuyla, hastanın trakeostomi kanülünün arasına takılır. Hastada trakeostomi kanülü yerine endotrakeal tüp kullanılıyorsa, kateter mount bu malzemeye de bağlanabilir.

Farklı özellik ve tasarımda üretilen kateter mount çeşitleri vardır. Çoğunlukla sabit dirsekli ve körüklü modeller tercih edilmektedir. Ayrıca dirsek bölümü hareketli olan körüksüz modeller de vardır. Bazı kateter mount modellerinde anestezi ve aspirasyon işlemleri için portlu dirsek bölümü mevcuttur.

Kateter Mount

Genellikle tüm kateter mount bağlantıları standart ölçülerde üretilmektedir. Bu ürünlerde bulunan özel tasarımlı bağlantı sistemleri sayesinde bağlantı noktalarında hava kaçağı oluşmaz. Bu sayede trakeostomi kanülü, filtre veya solunum devresine bağlanırken sorunla karşılaşma ihtimali en aza iner. Ayrıca, ürünlerin üzerindeki port sayesinde, hasta mekanik ventilatör cihazından ayrılmadan aspire edilebilir. Bu durum enfeksiyon riskini azaltmakla birlikte, hastanın solunumu devam ederken, aspire işleminin yapılmasına olanak tanır. Böylece kandaki oksijen saturasyonunu düşürmeden, hasta aspire edilmiş olur.

Hava sıcaklığının düştüğü zamanlarda kateter mount içerisinde su buharı oluşabilir ve ortaya çıkan nemli ortam bakteri oluşumuna sebebiyet verebilir. Bu yüzden, kateter mount en fazla bir hafta kullanılmalıdır. En uygun değişim süresi günde birdir. Çok pahalı bir medikal ürün olmadığı için olabildiğince sık şekilde değiştirmekte fayda vardır. Ürünün yenisiyle değiştirilmesi enfeksiyon riskini de azaltır.

Kateter mount hem hastanelerde hem de evlerde hasta bakımında kullanılmaktadır. Hastaya ve refakatçisine hareket alanı sağlar. Böylece hastayı döndürmek, temizlemek veya rutin bakımlarını yapmak daha kolay hale gelir.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kutladığı milli bir bayramdır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkmıştır ve bugün Kurtuluş Savaşı’nın başladığı gün olarak kabul edilir. Atatürk bu bayramı gençliğe armağan etmiştir.

Sesan Ailesi olarak herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.

Hasta Bakıcı Mı Arıyorsunuz?

Hasta Bakıcı Mı Arıyorsunuz?

Hasta yakınlarının en büyük sorunlarından bir tanesi hastalarını güvenle emanet edebilecekleri bilgili ve tecrübeli bir hasta bakıcı bulabilmektir. Bu soruna çözüm getirebilmek adına bir sosyal sorumluluk projesi oluşturduk. Proje sayesinde hasta bakım işi yapan kişilere aracısız olarak direkt ulaşabilirsiniz.

Hasta bakıcı olarak kayıt olan kişilerle firmamızın herhangi bir bağlantısı yoktur. Firmamız herhangi bir aracılık hizmeti vermemektedir ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Aşağıdaki listeden kayıtlı hasta bakıcıların iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Hasta Bakıcı Listesi

Ad soyad – telefon – hizmet verdiği şehir

  • EREN ÇAĞLAR – 05492649785 – ANKARA
  • RÜSTEM ÖNDER – 05373250155 – BURSA
  • ABDULLAH ŞAHİNAL – 05304221142 – ANKARA
  • MUZAFFER DOĞAN – 05336279321 – SİVAS
  • FATMA YONGEL TOPÇU – 05305667477 – İZMİR
  • BEKİR AYSAKAR – 05356802775 – İZMİR
  • BERNA ESİN – 05536454205 – İZMİR
  • HAKAN MENCİK – 05438130393 – İSTANBUL
  • ARZU BÜYÜKSÜRÜCÜ – 05334129580 – İZMİR
  • ŞÜKRÜ KARAMUSTAFAOĞLU – 05380196449 – İSTANBUL
  • TÜLAY OLÇER – 05301711466 – ANTALYA
  • FATMA AKDUMAN – 05433826684 – İZMİR
  • CEVRİYE DEMİR – 05332551767 – İZMİR
  • KEMAL MELEŞ – 05535070948 – İZMİR
  • NURAN AVCI – 05385170828 – DENİZLİ
  • CEMİLE AYDIN – 05444982473 – İZMİR
  • FATOŞ DURMAZ – 05443546066 – İZMİR
  • AYŞE BİNGÜL – 05059748954 – ANKARA
  • HAVVA IŞIK – 05416200409 – KARAMAN
  • SEVNUR KORKMAZ – 05315181087 – İSTANBUL
  • HATİCE YENİAY – 05323356250 – İSTANBUL
  • SÜLEYMAN ÇELİK – 05446499599 – DENİZLİ
  • NUR CANKURT – 05422049718 – SAMSUN
  • ESRA TOKER – 05395533125 – BURSA
  • LEVENT BAYRAKTAR – 05336272791 – ANKARA
  • NEŞE GÜVENSOY – 05456175507 – ERZURUM
  • ESMA TOSUN – 05315541561 – KONYA
  • EMEL NESRİN TÜMER – 05058279626 – İZMİR
  • ŞENGÜL MUNGAN – 05356593994 – ANTALYA
  • HAYRİYE KİRLİK – 05558891126 – ESKİŞEHİR
  • SULTAN SÖNMEZ – 05432345247 – ANTALYA
  • SELMA KARACA – 05433061748 – ÇANAKKALE
  • ARZU ÇİFTÇİ – 05439672922 – ERZURUM
  • NURAY KADIOĞLU – 05543196097 – İZMİR
  • NURCAN ASLAN – 05468110471 – İSTANBUL
  • MELEK KÖSEN – 05331926260 – İSTANBUL
  • MAHMURE DOĞAN – 05068442292 – İZMİR
  • HÜLYA TÜZÜ – 05438086646 – İZMİR
  • GÜLARA KIZILTAŞ – 05395667758 – BURSA
  • FATMA BULUT – 05357013744 – İZMİR
  • EMİNE İNAN – 05557595019 – İSTANBUL
  • BEHÇET KÖÇGÖREN – 05356861291 – BURSA
  • CEYHAN LEMAN SEN – 05307836174 – BURSA
  • BAYRAM FAZLI – 05332523928 – İSTANBUL
  • KIYMET YABANELLİ – 05061795519 – İSTANBUL
  • NİYMET KARAÇOBAN – 05394466651 – KOCAELİ
  • AZİZE ERYILMAZ – 05448785565 – AYDIN
  • KAMURAN ERGÜN – 05370660330 – İZMİR
  • VİKA BEDER – 05438384268 – ÇANAKKALE
  • AYSEL SÖNMEZ – 05456927270 – ANTALYA
  • NİMET SEREL – 05422718610 – İSTANBUL
  • MEMET KURT – 05530574757 – ANTALYA
  • GÜLER DÖLEK – 05385250467 – MERSİN
  • BİRGÜL ERASLAN – 05422195368 – İZMİR
  • FİKRİ KARAYAKALI – 05333991233 – ANKARA
  • BİNGÜL ERASLAN – 05422195368 – İZMİR
  • SUNAY ERGİNEL – 05050198788 – BURSA
  • HALİDE GÜRBABA – 05309009908 – ANTALYA
  • SEVAL YAY – 05340663784 – İZMİR
  • BELKIS ŞAHİNCİ – 05382924392 – İZMİR
  • SEVDA YILDIZ – 05300332041 – KOCAELİ
  • MERVE ÖZDOĞAN – 05342729137 – BURSA
  • ÜMİT AYDIN – 05456017574 – SAMSUN
  • GÜLÜMSER KONYA – 05079185003 – İZMİR
  • EYUBE YAŞAR ERGİR – 05546911082 – İZMİR
  • GÜLÜMSER ÇAKI – 05530621960 – İZMİR
  • ÖZNUR AYSAN – 05435126687 – KÜTAHYA
  • YUSUF SARAK – 05541164466 – İSTANBUL
  • TÜRKAN EKİZ – 05324112356 – MUĞLA
  • HAVVA TANRIVER – 05530856951 – UŞAK
  • GÜLŞEN TANER – 05454008215 – KÜTAHYA
  • YAŞAR PENEKLİ – 05423829369 – BURSA
  • FAHRİYE KÖSE – 05377784198 – ANKARA
  • ZÜLEYHA PANCAR – 05312607072 – KAYSERİ
  • NESLİHAN APAYDIN – 05395579856 – ERZİNCAN

 

Hasta bakıcı olarak hizmet vermek isteyen kişiler, lütfen aşağıdaki formu doldurun ve en alttaki “Başvuru Yap »” butonuna basın. Verdiğiniz bilgiler, incelendikten sonra “Hasta Bakıcı Listesine” kayıt edilecektir.

Kayıt Formu »

Bu ücretsiz şekilde sunulan bir hizmettir.

Hasta bakıcı olarak kayıt olan kişilerle firmamızın herhangi bir bağlantısı yoktur. Firmamız herhangi bir aracılık hizmeti vermemektedir ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Ücretsiz olan bu hizmeti daha çok kişiye ulaştırabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Sosyal sorumluluk hareketimize destek olmak için bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?





Hasta Bakıcı Listesi Başvuru Formu

Başvuru için lütfen aşağıdaki formu doldurup gönderin. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.

Ad soyad (gerekli)

Telefon (gerekli)

E-posta (gerekli)

Hizmet verdiğiniz şehir (gerekli)

Butona basıp lütfen bekleyin.

Ücretsiz olan bu hizmeti daha çok kişiye ulaştırabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Sosyal sorumluluk hareketimize destek olmak için bu sayfayı sosyal medyada paylaşır mısınız?

Yukarı